Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10798 E. 2026/2848 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10798
- Karar No
- 2026/2848
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1210 Esas, 2025/1110 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/29 Esas, 2024/120 Karar
Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi gereği tapu kaydındaki yüzölçümün azalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 66... parsel sayılı taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldığını, 2018 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında yüzölçümlerinin düzeltildiğini, uygulama kadastrosuyla taşınmazın yüzölçümlerinde azalma ve zararın oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutup 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Hazineden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı bir zarara uğramışsa bu zararın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme kapsamında taşınmazların satın alındığı kişilerden istenilmesi gerektiğini, ... İlçesi ... Mahallesi (eski 1364 parsel) yeni 1 66... parsel numaralı taşınmazda yapılmış olan 22/A uygulama çalışmaları sonucunda meydana gelen yüzölçümü farkının; tersimat hatasından, teknik nedenlerden, yüzölçümü hesaplama yöntemlerinden, önceki yüzölçümünün yanlış hesaplanmasından veya yanlış aktarılmasından ve grafik sisteminden, ITRF koordinat sistemine dönüşümünden kaynaklandığını, yeni yüzölçümünün eskisi gibi planimetre ve diğer geometrik yöntemlerle değil sayısal koordinat değerlerine göre hassas bir şekilde hesaplandığını, parsellerin zemindeki sınırlarının sabit ve çekişmesiz olduğunu, sınırların değişmediğini, davalı Hazine'nin söz konusu işlemlerde hata ve kusuru bulunmadığını, davacının da bu nedenle uğradığı bir zararı ve dolayısıyla davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, bilirkişi raporununa hükme elverişli olmadığını, rapora olan itirazlarının dikkate alınmadığını, taşınmazın özellikleri dikkate alındığında, objektif değer artışı uygulanmasını gerektirir hiçbir özelliği olmamasına karşın bilirkişi raporunda %40 objektif değer artışı uygulanmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %6 ve üzeri alınması gerekirken %4 alınmış olması doğru olmadığını, ıslah dilekçesine karşı yapmış oldukları zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin yalnızca davalı kurum üzerine bırakılarak kabul - ret oranına göre hesaplama yapılmadığını, kabul edilen tüm bedele dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasının doğru olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının, taşınmazların tapusu iptal edilene kadar taşınmazın semerelerinden faydalandığı açık olup zarar miktarı hesaplanırken elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği semerelerin düşülmesi gerektiğini, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 10.02.2014 tarihinde davacı tarafından 6.410,00 m² olarak satın alındığı, yenilemenin tescilinin 17.05.2018 tarihinde yapıldığı, yenileme kadastrosundaki yeni ölçüm sonucu taşınmazın yüz ölçümünün azalması nedeniyle Devletin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında sorumluluğunun doğduğu açık olup davanın tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresinin zararın doğması ile yani düzeltme kararının kesinleşmesiyle başlayacağı dolayısıyla zamanaşımı da sözkonusu olmayıp bu nedenlerle davalı hazine vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmediği dava konusu taşınmazın meskun sahada yer almayıp belediye hizmetlerinden faydalanmadığının anlaşılması karşısında, Mahkemece taşınmazın arazi niteliğinde kabul edilip, değerinin gelir metoduna göre tespit edilmiş olmasının doğru olduğu kabulü ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın bulunduğu bölgedeki coğrafi durum ve toprak yapısı itibarıyla kapitalizasyon faiz oranının %4 oranında alınması, taşınmazın konumu ile taşınmazı o bölgedeki diğer taşınmazlardan ayıran özelliklerde gözetilmek suretiyle objektif değer artış oranının %40 uygulanması sonucu metrekare birim fiyatının 2023 yılı için 448,07 TL olarak hesaplanmış olmasında, değerlendirme tarihi dava tarihi kabul edilerek bu tarihten faiz işletilmesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, mahkemece davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin ve yargılama giderlerinin de doğru hesaplandığı gerekçesi ile davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelirine göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.