Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13978 E. 2026/5949 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13978
Karar No
2026/5949
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1431 E., 2025/1365 K. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/305 E., 2023/191 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde, müvekkili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken 25/08/2012 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve % 15 oranında malul kaldığını, bu malüliyeti nedeniyle zarara uğradığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili 21.07.2022 tarihli birleşen dava dilekçesinde,bakiye 51.000,00 TL maddi tazminat ile 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve aşamalarda, olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, davacının kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiğini, müvekkili Kurumun maden ocaklarında iş kazalarının önlenmesi için işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında her türlü tebbirlerin alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Getirtilen belgelere göre davacının davalı Kuruma ait yeraltı maden ocağında çalışmakta iken 25/08/2012 tarihinde iş kazası geçirdiği, Zonguldak BEÜ raporu doğrultusunda .. SSGM raporu ile malüliyet oranının % 15 olduğuna karar verildiği, itiraz üzerine YSK nın 11/12/2019 tarihli kararı ile % 15 oranında malül kaldığı ve kontrol muayenesi gerekmediğine oy birliği ile karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının maluliyet raporları duruşmada okunmuş ve taraf vekillerine tebliğ edilmiş olmasına karşın, taraf vekillerince somut ve gerekçeli itiraz ileri sürülmemiştir. Maluliyet raporlarının uyumlu olması, taraf vekillerince gerekçeli ve somut itiraz ileri sürülmemesi ve açıkça ATK'dan rapor aldırılması talebi olmadığı dikkate alınarak ATK dan rapor aldırılmamıştır. ... tarafından davacıya iş kazası nedeniyle yapılan geçici iş göremezlik ödeme kayıtları, maluliyet raporları ile ünite komisyon kararı gönderilmiş, davacının iş kazasına ilişkin tahkikat evraklarının gönderildiği görülmüştür. ... tarafından düzenlenen idari tahkikat sonucunda davalı Kurumun %75 oranda kusurunun bulunduğu, kazalı davacı işçinin ise %25 oranından kusurunun bulunduğunda dair tespitler yapılmıştır. Zonguldak 1.İş Mahkemesinin 2021/86 Esas sayılı dosyanın bir örneği dosya arasına alınmış incelenmesinde; davacısının ... olduğu, davalısının TTK (eldeki dosya davalısı) olduğu eldeki dosya davacısı olan ...'in 25/08/2012 tarihli iş kazasına ilişkin rücuen tazminat davası olduğu, ilgili dosyada hükme esas alınan raporda davalı Kurumun %75 oranda kusurunun bulunduğu, kazalı davacı işçinin ise %25 oranından kusurunun bulunduğu tespit edildiği görülmüş dosyanın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.... İddia, savunma, ... kayıtları, maluliyet raporları, celbedilen belgeler, alınan hesap ve kusur bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı Kuruma ait yeraltı maden ocağında çalışmakta iken 25/08/2012 tarihinde iş kazası geçirdiği ve % 15 oranında malul kaldığı anlaşılmıştır. Maddi tazminat yönünden yapılan irdelemede; Mahkememizce itibar olunan hesap raporuyla davacının dava konusu %15 maluliyeti nedeniyle davalıdan talep edebileceği maddi kazanç kaybının 560.255,26 TL olduğu tespit edilmiş ise de davacı vekili tarafından asıl dava ve ek dava ile talep edilen 511.001,00 TL maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan irdelemede ise; davacının kaza tarihindeki yaşı ( 27... ay), iş kazası tarihi, iş kazasının gerçekleşme biçimi, iş kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur oranları, (davacının %25 kusurunun bulunması) davacının sosyal ve ekonomik durumu, iş kazası nedeniyle husule gelen malüliyetin derecesi, davacının iş bu malüliyeti nedeniyle çektiği ve çekeceği üzüntü, ülkenin ekonomik koşulları, davalı işverenin mali durumu, paranın satın alma gücü, 22/06/19 66... /7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtilen ilkeler ve hak nesafet kuralları gözönünde tutularak, Mahkememizce hükümde gösterilen miktarda manevi tazminat takdir edilerek talebin kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur... " gerekçesiyle, "Asıl Dava ve Birleşen Dava Birlikte Değerlendirilerek 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile Davacının iş kazası sonucu %15,00 maluliyeti nedeniyle hesaplanan ve talep edilen 511.001,00 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 25.08.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile

Davacının iş kazası sonucu %15,00 maluliyeti nedeniyle takdiren 35.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 25/08/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılmasının zenginleşmeye neden olacağı, maddi tazminat tutarından ya tüm peşin sermaye değerli gelirin yada artışlı ilk peşin sermaye değerli gelirin tenzilinin gerektiği,pasif dönem ile yine aktif dönemde 50-60 yaş aralığında sigortalının tam zamanlı çalışacağı ve gelir elde edeceği düşüncesiyle yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, meydana gelen iş kazasında müvekkili işverenin kusurunun olmadığı ve takdir edilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

1.Davalı vekilinin davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereği karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.

2.Davalı vekilinin davacı lehine hükmolunan maddi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;

1.Bilindiği üzere maddi tazminatın hesabında ...’dan bağlanan gelirin ve yapılan ödemenin dikkate alınması gerektiği, bu hususta davanın yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinin oluşturduğu, anılan maddede “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verildiği açıktır. Somut olayda hükme esas alınan 09.03.2023 tarihli hesap raporunda maddi tazminat alacağının 601.644,45 TL olarak hesap edildiği, bu tazminat alacağından bilirkişi tarafından ilk peşin sermaye değerli gelir ile geçici iş göremezlik ödemesinin rücu edilebilecek işveren kusuru %75'i oranı kadarı olan 124.167,56 TL tenzil edilmek suretiyle 477.476,88 TL bakiye maddi tazminat tutarı olarak belirlenmesi gerekirken anılan gelir ve ödemenin sigortalı kusuru oranı olan %25'i kadarı olan 41.389,19 TL tutarı kadarı düşülmek suretiyle maddi tazminat alacağının neticeten 560.255,26 TL olduğunun hesap edilmiş olduğu, öte yandan Mahkemece taleple bağlı kalınarak asıl ve birleşen dava ile 511.001 TL maddi tazminat tutarının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.

O halde Mahkemece, ... tarafından bildirilen bu miktarların rücuya kabil kısmı olan gözetilip tenzil edilerek davacı lehine asıl ve birleşen dava ile toplam 477.476,88 TL maddi tazminat alacağı olduğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu miktarın üzerinde maddi tazminata hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi hükmü bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin davacı lehine hükmolunan manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi ilamının hüküm fıkrasının silinerek yerine; "Asıl Dava ve Birleşen Dava Birlikte Değerlendirilerek 1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 477.476,88 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 25.08.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile Davacının iş kazası sonucu %15,00 maluliyeti nedeniyle takdiren 35.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 25.08.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maddi tazminat miktarı için takdir ve tayin olunan 69.846,76 TL vekalet ücreti ile manevi tazminat miktarı için takdir ve tayin olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat tutarı için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir ve tayin olunan 9.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davanın karara bağlanması nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun madde 2,15/1, 21/1, 28/1, a hükümleri uyarınca kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 35.007,30 TL harçtan ek dava ile birlikte peşin alınan 1.924,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.943,13 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 1.924,17 TL harç ile başvuru harcı 140,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 7-Davacı tarafından yapılan 124,50 TL tebligat gideri, 63,00 TL müzekkere posta masrafı ve 2.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.987,50 TL yargılama giderinden 2.778,38 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen kararın Mahkememizin iş yoğunluğu ve duruşması olan dosya sayısı itibariyle hükmün gerekçesi ve detayları hazırlanamadığından gerekçeli kararın taraflara tebliğine, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya bulunulan yer iş mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine sözlü beyanın tutanağa bağlanması suretiyle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30.03.2023" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13978, K. 2026/5949, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13978-e-2026-5949-k-f1872fbd6d83