Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2026/1920 E. 2026/1556 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1920
- Karar No
- 2026/1556
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1920 - 2026/1556 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1920 KARAR NO : 2026/1556 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2026 NUMARASI : 2026/204 E. TALEP KONUSU : İhtiyati tedbir
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/05/2026 tarih ve 2026/204 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen ihtiyati tedbir isteyen davacı ve karşı taraf davalı şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, davalının 2024/045315 sayılı marka başvurusuna itirazlarını reddeden 2026-M-3056 sayılı ... YİDK kararının iptali, 2024/045315 numaralı ve 01.04.2024 tarihli "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ve marka sicilinden terkin edilmesi, davalı Şirket'in davacının "..." ibareli marka hakkına yönelik tecavüzünün tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkin davada, 2024/045315 numaralı "..." marka işaretinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve markanın kullanımının yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece verilen 21/05/2026 tarihli ara kararla, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği, bu nedenle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması, taraf değişikliğinin yargılamanın uzamasına sebep olacağı, markaların mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuz sonuçların önlenmesi gereği de gözetilerek üçüncü kişilere devrin önlenmesine yönelik tedbir isteminin kabulüne karar verilmesinin yerinde olacağı, ancak davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve sair hususlarda ihtiyati tedbir isteminin ileri sürüldüğü, ancak HMK m.389 hükmü uyarınca ancak uyuşmazlık konuları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, eldeki uyuşmazlığın konusunu markaların hükümsüzlüğü isteminin oluşturduğu, kullanıma ilişkin tedbir isteminin iş bu davanın konusunu oluşturmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne, davalıya ait 2024/045315 başvuru numaralı markanın nihai kararın kesinleşmesine kadar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca 3. kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması amacıyla, sair hususlarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine, davanın niteliği ve tarafların durumuna göre takdiren teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davadaki taleplerinin hükümsüzlük isteminden ibaret olmadığını, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulmasının da talep edildiğini, HMK'nın 389 ve SMK'nın 159.maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu, davalının uyuşmazlık konusu markayı kullanmasının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının başvuru markasının müvekkilinin markası ile iltibas oluşturacak derecede benzer olduğunu, taraf firmaların gıda sektöründe faaliyet göstererek çikolata temelli ürünler ürettiği dikkate alındığında, dava konusu markanın kullanımının tecavüz oluşturduğunun yaklaşık olarak ispat edildiğini, davalı şirketin gıda sektöründe faaliyetine başladığını, kaldı ki aktif marka kullanımı başlamasa dahi gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin ara kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve marka işaretinin kullanımının yargılama sonuna kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin kararın öncelikle yerel mahkeme nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere karar verilmesi ve tarafımızın itirazı mukabilinde ise duruşma açılarak tedbir kararının değerlendirilmesi gerekirken mahkemece ihtiyati tedbir kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere hüküm tesis edildiğinden istinaf kanun yoluna başvuru zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkili şirketin 2024 yılında kurulduğunu, 2024 yılından bu yana bir kafe işletmesi olarak faaliyet göstermeye devam ettiğini, herhangi bir devir veya değişiklik iradesi göstermediğini, mahkemece ihtiyati tedbir kararına gerekçe olarak gösterilen tehlikelerin somut olayda gerçekleşmediğini, davacının dava dilekçesinde öne sürmüş olduğu iddiaların halihazırda 2026-M-3056 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, halihazırda hiçbir somut delil ile desteklenmeden müvekkili aleyhine tedbir kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin ara kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :1- Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Mahkemece, tarafların yokluğunda dosya üzerinden 21/05/2026 tarihli ara kararla, "Davalıya ait 2024/045315 başvuru numaralı markanın nihai kararın kesinleşmesine kadar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca 3. kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine" karar verilmiş, davalı vekili tarafından verilen bu tedbirin kaldırılması istemiyle istinaf başvurusunda bulunulmuştur. HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin 1. fıkrası, "İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir: a)Nihai kararlar. b)İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar." hükmünü içermektedir. Somut olayda istinaf edilen karar, HMK'nun 341/1. maddesi kapsamında düzenlenen esas hakkında nihai karar niteliğinde olmadığı gibi, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddi, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itiraz üzerine verilen karar niteliğinde de değildir. Bu durumda anılan karara karşı ancak itiraz yoluna başvurulabilir. O halde mahkemece karşı taraf davalının, ihtiyati tedbir kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talebine dair dilekçesinin, itiraz dilekçesi olarak kabul edilmesi ve yukarıdaki yasa hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak duruşma açılıp, inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dosyanın bu yönden de Dairemize gönderilmesi doğru bulunmadığından, alınan dilekçenin HMK'nın 352. maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekili, ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Makemece, eldeki uyuşmazlığın konusunu marka hükümsüzlüğü isteminin oluşturduğu, kullanıma ilişkin tedbir isteminin iş bu davanın konusu olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ne var ki dava dilekçesinde, davalının marka başvurusuna itirazın reddine dair ... YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü ile birlikte "Davalı Şirket'in davacının "..." ibareli marka hakkına yönelik tecavüzünün tespiti, önlenmesi ve durdurulması" da talep edildiğinden, mahkemenin kullanıma ilişkin tedbir isteminin iş bu davanın konusu olmadığı yönündeki gerekçesi Dairemizce isabetli bulunmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine yönelik olmak üzere yerinde görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, aynı Kanun'un 390/3. maddesi uyarınca ise ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mutlak bir ispata ihtiyaç olmayıp davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli bulunduğu, somut olayda ise ihtiyati tedbir talep eden tarafın, bu aşamada davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği kanaatine varılmıştır. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verilir" hükmü dikkate alındığında, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf itirazlarının ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine yönelik olarak kabulü ile HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin reddine dair yeni bir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nin 352.Maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile, Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/05/2026 tarih ve 2026/204 E. sayılı ara kararının KALDIRILMASINA, 3-İhtiyati tedbir isteminin kısmen KABULÜNE, a)Davalıya ait 2024/045315 başvuru numaralı markanın nihai kararın kesinleşmesine kadar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca 3. kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, b)Davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması amacıyla, sair hususlarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin REDDİNE, 4-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde anılan tarafa iadesine, 5- İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde anılan tarafa iadesine, 6-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı ve ihtiyati tedbire itiraz eden davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek hükümle birlikte değerlendirilmesine, 7-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.