Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/783 E. 2026/1404 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/783
- Karar No
- 2026/1404
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/783 KARAR NO : 2026/1404
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.12.2025 NUMARASI : 2025/85 E. - 2025/1175 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ:18.09.2026
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.12.2025 tarih 2025/85 E. - 2025/1175 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacı şirkete ait taşınmazdaki iş yerinin davalı sigorta tarafından işyeri paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalandığını, poliçe döneminde meydana gelen fırtına, yağış, siddetli rüzgar vb. Nedenlerle taşınmazda maddi hasar meydana geldiğini, hasarların poliçe kapsamında olduğunu, davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine zararın karşılanmadığını, davacı tarafından hasarın giderilmesi icin 141.600,00-TL ödeme yapıldığını, ödenen bu bedelin davalıdan tahsil edilmesi gerektiğini, belirterek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 141.600,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, meydana gelen hasarın, sigorta poliçesinden karşılanabilmesi için, hasarın işyeri paket sigortası ile yangın sigortası genel şartıları ve klozları çerçevesinde teminat kapsamında kalması gerektiğini, fırtına hasarının, yangın sigortası genel şartları fırtına klozunda yer alan fırtına tanımına girmediğini, izolasyon eksiliğine dayalı meydana gelen hasarlarda sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını, sigorta poliçesinde yer alan özel şartların muafiyet ve eksik sigortanın dikkate alınması gerektiğini, poliçede fırtına hasarlarına toplam sigorta bedelinin % 1' ini aşmamak üzere her bir hasarda, hasarın % 10'u oranında tenzili muafiyet uygulanacağının belirtildiğini, sigorta bedelinin, sigorta değerinden düşük olduğunu, ekspertiz raporunda davacının talep edebileceği tazminat rakamının 79.710,06-TL olarak tespit edildiğini, tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAİREMİZ KALDIRMA KARARINDAN ÖNCE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 13/10/2020 başlangıç 13/10/2021 bitiş tarihli işyeri paket sigorta poliçesi tanzim edildiği, poliçeye konu işyerinin davacıya ait ... Mah. ... ada ... parselde kayıtlı,...Mah. ... Cad. No:...Menderes/İzmir adresinde olduğu, davacı tarafça, 10.12.2020 ve 14.12.2020 tarihleri arasında İzmir İlinde fırtına, yağış, şiddetli rüzgar olması nedeni ile sigortalı işyerinde hasar meydana geldiğini iddia ederek oluşan zararın tahsili talep edildiği, davacı işyeri civarında bulunan 10.12.2020 tarihinde Adnan Menderes Meteoroloji İstasyonunda 18.0 m/sn (10.12.2020), yine bölgede ölçüm yapan Gümüldür Otomatik Meteoroloji İstasyonunda 19,9 m/sn (10.12.2020) ve 21,9 m/sn (13.12.2020) değerlerinde rüzgar ölçümleri bulunduğu, dolayısıyla fırtınanın 17.1m/sec'den yani 7 bofordan fazla olduğu, davacı işyerinde fırtınadan kaynaklanan zararın 147.700,00-TL olduğu, %25 iyileştirme tenzili yapıldığında 110.775,00-TL olduğu, 19.939,00-TL KDV ilavesi ile 130.714,00-TL olduğu, dolayısıyla fırtınanın 7 bofordan fazla olması nedeniyle fırtınadan kaynaklanan davacı tarafça davalıdan talep edilebilecek bedelin 130.714,00-TL olduğu, poliçede düzenlenen yeni poliçeler için poliçe başlangıç tarihinden itibaren 90 gün içinde izolasyon yetersizliği sebebiyle meydana gelebilecek hasarların teminat kapsamında olmadığının düzenlendiği, poliçenin düzenlendiği 13.10.2020 tarihinden sonra 10.12.2020 tarihinde zararın meydana gelmesi nedeniyle henüz 90 günlük sürenin geçmemiş olduğu, izolasyon eksikliğinden kaynaklı zararın davacı tarafça davalıdan talep edilemeyeceği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. DAİREMİZ KALDIRMA KARARI:Dairemizce, ''...İDM tarafından poliçede dain mürtehin olarak gösterilen dava dışı banka nezdinde gerekli araştırma yapılarak borcun ödenip ödenmediği belirlendikten sonra dava dışı bankanın dain müretihin sıfatının bulunduğunun kabul edilmesi halinde dain mürtehin hakkı sahibi dava dışı bankanın açılan davaya koşulsuz muvafakatinin olup olmadığı tespit edilerek oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesinin doğru görülmediği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22/17. maddesi gereğince eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu, eldeki davada; dosyaya kazandırılan ekspertiz raporu ile hükme esas alına bilirkişi raporunun sigortalı taşınmazda oluşan hasarın tespiti yönünden bir uyumsuzluk söz konusu olduğu gibi özellikle eksik sigortanın bulunup bulunmadığı ve uygulanması gereken muafiyet oranın belirlenmesi noktasında hükme esas alınan rapor yerleşik uygulamada benimsenen ilkeler ışığında yetersiz olup davalının sorumluluğunun tespiti konusunda yapılan araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Bu nedenle, İDM tarafından dosyanın sigorta hesap uzmanı ve alanında ehil teknik bilirkişlerden oluşacak yeni bilirkişi kuruluna tevdi ile rapora yönelik itirazları karşılayacak, raporlar arasında çelişkiyi giderecek şekilde, oluşan hasar bedelinin, hasar tarihindeki sigorta bedelinin, binanın sigorta değerinin ayrı ayrı tespit edilmesi suretiyle, taraflar arasında eksik sigorta bulunup bulunmadığı belirlenerek, poliçe kapsamında davacının talep edebileceği hasar bedeli ile uygulanması gereken muafiyet oranı gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli yeni bir bilirkişi kurul raporu alınarak, varsa bu rapora yönelik itirazlar da giderilerek, oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle HMK'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZ KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kaldırma kararı sonrası alınan kök raporda denetime elverişli, maddi hesap hatası içermeyen tespit ve hesaplamalara göre %25 iyileştirme indirimi, %10 tenzili muafiyet uygulandıktan sonra hasar tutarının 99.697,50 TL olduğu, sunulan kök rapor ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında belirtilen eksikliklerin ve çelişkilerin giderildiği, alınan ekspertiz raporu ve önceki bilirkişi raporlarına atıf yapılmak, denetime tabi tutulmak suretiyle çelişkilerin giderildiği, tarafların önceki raporlara yönelik esaslı itirazlarının karşılandığı, davacı sigortalının bu hasarı piyasadan tedarik edeceği yedek parça, malzeme ve işçilik ile birlikte gidereceğinden, sunulan ek raporla bu tutara isabetli bir şekilde %18 KDV dahil edilerek hesaplama yapıldığı, sunulan ek raporla hasar bedelinin KDV dahil 117.642,60 TL olduğu, davacının davadaki talebinin bu doğrultuda kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 117.642,60 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, yerel mahkemece, fırtına hasarı onarım bedeli olarak tespit edilen bedel üzerinden %25 oranında "iyileştirme tenzili" uygulanmış ise de, müvekkili şirketle davalı sigorta şirketi arasında akdedilen İşyeri Paket sigorta poliçesinde fırtına hasarlarında İzmir ili ve ilçeleri için uygulanacak toplam tenzili muafiyet tutarının toplam sigorta bedelinin %1'ini aşmayacağının belirtildiğini, toplam sigorta bedelinin 1.743.221,92 TL olduğunu, bu durumda, poliçede belirlenen %1'lik muafiyet üst sınırı 17.432,21 TL olmasına karşın, 36.925 TL'lik iyileştirme tenzili uygulanmasının hatalı olduğunu, %25 iyileştirme tenzilinin gerekçesizliği ve bilirkişi raporunda uygulanan %25'lik kesintinin hangi teknik verilere dayandığının açıklanmadığını, onarımın binada bir değer artışı yaratmadığı, sadece fırtına öncesi eski hale getirme amacı taşıdığını, idari binadaki sızma hasarlarını "izolasyon eksikliği" olarak nitelendirerek teminat kapsamı dışında bırakılmasının hatalı olduğunu, müvekkil şirketin zararı gidermek için cebinden 141.600 TL nakit ödediğini, bu tutarın enflasyon karşısında eridiğini, gerçek zarar ilkesinin ihlal edildiğini belirtmiştir. Davalı vekili, dava konusu fırtına hasarı, yangın sigortası genel şartları fırtına klozunda yer alan fırtına tanımına girmediğini, genel şartlarda fırtınanın 10 metre yükseklikte hızı, saniyede 17.1 metre 7 bofor'dan fazla esen rüzgar olduğunun ifade edildiğini, meteroloji raporuna göre olay tarihinde bölgede oluşan rüzgar hızının maksimum 15.3 m/sn 7 bofor olarak gerçekleştiği anlaşılmış olup taleplerin poliçe teminatına girmediğini, eksik sigortanın uygulanmasının hatalı olduğunu, sigorta bedelinin sigorta değerinden düşük olduğunu, fahiş tazminata hükmedildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE:Dava, iş yeri sigorta poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, davacı şirkete ait fabrikada 10-14 Aralık 2020 tarihlerinde meydana gelen fırtına ve şiddetli yağış nedeniyle oluşan hasarların, davalı sigorta şirketinden, İşyeri Paket Sigorta Poliçesi kapsamında tazmini talebiyle eldeki davanın açıldığı, taraflar arasında imzalanan iş yeri sigorta poliçesinde dava dışı . bank ... Şubesinin dain mürtehin olarak gösterildiği, kaldırma ilamından sonra yerel mahkemece yapılan araştırma neticesinde, davacının davalı bankaya borcunun bulunmadığının bildirildirildiği, yerel mahkemece, dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda sigorta hesap uzmanı ve alanında ehil teknik bilirkişlerden oluşan yeni heyetten alınan asıl ve ek bilirkişi raporu ile, %25 iyileştirme indirimi, %10 tenzili muafiyet uygulandıktan sonra %18 KDV ilavesiyle hasar bedelinin KDV dahil 117.642,60 TL olduğunun tespit edildiği, mahkemece söz konusu rapor dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemece Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 8.036,16 TL'den peşin alınan 2.009,04 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.027,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 18.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.