Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/360 E. 2026/1433 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/360
- Karar No
- 2026/1433
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2023/360
KARAR NO:2026/1433
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:14/03/2022
NUMARASI:2020/66 Esas - 2022/217 Karar
DAVA:Tazminat ve Kayıt Kabul
DAVA TARİHİ:21/03/2019
İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/09/2026
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili, 26/02/2018 tarihinde Çankaya/Ankara'daki şantiye sahasındaki beton dökümü işlemi sırasında, davalı şirkete ait fore kazık makinesinin diğer davalı operatör ...'ın dikkatsizliğiyle dönüş yaparken, müvekkili sigorta şirketinin makine kırılması sigorta poliçesiyle sigortaladığı dava dışı sigortalıya ait beton pompasının 5. bomuna çarptığı, hasarda davalıların %100 kusurlu olduklarını, ekspertiz incelemesinde belirlenen 40.956.40-TL hasar bedelinin 03/04/2018 tarihinde sigortalıya ödendiğini, yapılan ihtara rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 40,956.40-TL'nin ödeme tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı şirket vekili, müvekkilinin ve fore kazık makinesi operatörünün olayda kusurunun bulunmadığını ve davacının sigortalısı olan şirket sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ..., davaya süresinde cevap vermemiş; yargılama aşamasındaki beyanlarında, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davalı ... bakımından, denetime elverişli bilirkişi heyet raporuna göre davalı şirkete ait şantiyede çalışma esnasında beton pompasının hasarlandığı, bu hasarın meydana gelmesinde fore kazık makinesi operatörü ...'ın %50 ve zarar gören beton pompası-beton mikserinin dava dışı operatörü ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu ve hasar bedelinin 40.956,40-TL olarak belirlendiği, davalı ...'ın %50 kusur oranına göre 20.478,20-TL'den sorumlu olduğu; diğer davalı şirket bakımından, şirketin dava devam ederken iflasına karar verildiği, tasfiyenin yürütüldüğü İstanbul 2. İflas Dairesi'nin ... iflas esas numaralı dosyasından verilen 02/11/2021 tarihli cevapta, dava değeri yani 40.956,40-TL'nin tamamının nizalı olarak kabulüne karar verildiği ve sıra cetvelinde 4. sıraya kayıt edildiğinin belirtildiği, buna göre iflasla birlikte dava kayıt kabul davasına dönüştüğünden ve alacak da masaya kaydedildiğinden, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davalı ...'a açılan davanın kısmen kabulü ile 20.478,20-TL'nin 03/04/2018 tarihinden (ödeme tarihi) itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; davalı şirkete açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ..., bilirkişi raporunun kendisine tebliğ edilmediğinden itiraz etme imkanı tanınmadığını; bilirkişinin sadece dosyaya davacı tarafından sunulan belgelere göre değerlendirme yaptığını, araçların kuyu açısından bulundukları yer ve durmaları gereken mahalli gösteren olay yeri plan ve krokisi olmadan raporun hazırlandığını, dosyanın olay yeri hakkında belgeleriyle aydınlatılmaması diğer davalının avukat aracılığıyla dosyayı takip ettiklerini ve merak etmemesi gerektiğinin bildirilmesi sonrasında diğer davalının iflas etmesiyle dosyanın takip edilmemesi ve durumdan haberdar edilmemesi sebebiyle olduğunu, bu haklı bir beyan olmasa da iyiniyetiyle dosyanın iş yeri-şirket tarafından gerekli özen ile takip edildiğini zannetmesinden kaynaklandığını; olayda kendisinin kusurlu olmadığını, dava dışı beton pompası operatörü ...'ın sorumlu olduğunu, ...'ın fore kazık çakma işlemine ilişkin işler tamamlanmadan beton pompası operatörünün acele etmesi nedeniyle yanlış yere konumlanarak fore kazık çakma makinesine yaklaşmaması gerekirken yaklaştığını, dilekçesinde izah ettiği ve resimlerle bu hususu gösterdiğini, bulunduğu konumdan beton pompa makinesini görmesinin imkanı olmadığını, kazık çakma makinesinin 25 metre yakınına yaklaşılmaması hususunda uyarı yazısı bulunduğunu ve bilirkişinin esas aldığı resimlerin sonradan çekilmiş nizami fotoğraflar olduğundan dikkate alınamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili, davalı ...'ın %50 kusurunun bulunduğuna yönelik tespiti kabul etmediklerini ve müflis şirket bakımından iflas idaresinin davaya dahil edilerek taraf teşkili tamamlanmasından sonra karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, makine kırılması sigorta poliçesi gereği ödenen tazminatın sorumlu olduğu iddia edilen davalı şirket ve davalı şirkete ait iş makinesi operatöründen rücuen tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda, 26/02/2018 tarihinde Ankara Çankaya'daki şantiye sahasında, beton dökümü işlemi sırasında, davalı şirkete ait fore kazık makinesini kullanan diğer davalı ...'ın dönüş yapması esnasında, davacı ... şirketinin 15/02/2018 tarihli makine kırılması sigorta poliçesiyle sigortaladığı dava dışı sigortalısına ait beton pompasının 5. bomuna çarpması nedeniyle hasar oluştuğu, davacının aldığı 29/03/2018 tarihli ekspertiz raporunda, hasarın onarımı için ilgili servis tarafından 63.579,90-TL (16.785-USD) fiyat teklifi sunulduğu, eksik sigorta sebebiyle yapılan hesaplamada hasarın 46.120,90-TL olarak belirlendiği, sovtaj ve muafiyetten sonra hasar tutarının 40.956,40-TL olduğu, sigortalı makine operatörünün gerekli belgelerinin bulunduğu, ani ve beklenmedik bir hadise sonucu oluşmuş hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu belirtilmiştir.Davacı söz konusu bedeli dava dışı sigortalısına 03/04/2018 tarihinde ödediğine dair dekontu dosyaya sunmuştur. Ayrıca davacının 13/04/2018 tarihinde davalı şirkete gönderdiği rücu talebinde 40.956,40-TL'nin tebliğden itibaren 15 gün içinde tahsilini istemiştir.Mahkemece alınmış sigorta uzmanı ve makine mühendisi bilirkişi heyet raporunda, fore kazık makinesi operatörü davalı ...'ın dosyaya sunduğu beyanları, beton mikseri operatörü dava dışı ...'ın olaydan sonra emniyette verdiği ifadesi ve dosyadaki fotoğraflardaki iş makineleri görüntülerine göre, biri foraj ve diğeri beton doldurma işlemini yapan operatörlerin gerekli dikkat ve özeni göstermedikleri, çevreyi kontrol etmedikleri, birbirlerini takip etmedikleri ve şantiye alanı içerisinde çalışmakta olan iş makinaları arasında beton pompasının borusunun, fore kazığın teli ve bomunun arasına sıkışma olayının meydana geldiği; olayda davalı ...'ın iş makinesiyle çalışırken, çevresini tamamen kontrol etmesi, güvenlik önlemlerini almış olması, yakın çevresinde beton dökme işlemini yapmakta olan diğer iş makinasının hareketlerini takip etmesi, dikkatli ve tedbirli olması gerekirken, aynı alandaki beton pompasının hareket durumunu kontrol etmeden harekete geçmesi sonucu meydana gelen hasarda %50 kusurlu olduğu; aynı şekilde beton mikseri operatörünün de beton doldurma işlemi yaparken, diğer iş makinesinin hareketlerini takip etmesi, dikkatli ve tedbirli olması gerekirken, aynı alanda foraj işlemi yapan makinenin hareket durumunu kontrol etmeden harekete geçmesi sonucu meydana gelen hasarda %50 kusurlu olduğu; eksper raporunda tespit edilmiş 40.956,40-TL hasar bedelinin piyasa koşullarında uygun olduğu; hasarın poliçe teminatı altında olduğu ve sonuç olarak davalıların (40.956,40-TL'nin %50'si=) 20.978,20-TL'den sorumlu olduğu görüşü bildirilmiştir.Davalı ... istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporunun kendisine tebliğ edilmediği ve bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğu itirazında bulunmuştur. HMK'nın "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesi "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece, 03/01/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu hükme esas alınmıştır. Davacı vekilinin hazır bulunduğu mahkemenin 14/03/2022 tarihli son duruşma tutanağında, bilirkişi raporunun dosyaya (celse arasında) sunulduğu ve taraflara tebliğ edildiği belirtilmiştir.Ne var ki rapor, sadece davacı vekiline 16/01/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup; fakat, dosyada ve UYAP'ta bilirkişi raporunun davalılara tebliğ edildiğine dair belge ve bilgi bulunmamaktadır.Mahkeme kalemi tarafından 11/01/2022 tarihinde bilirkişi raporunun tebliği için hazırlanmış kapalı tebligat zarfları dosyaya eklenerek, üzerine "masraf olmadığından tebligat çıkarılamadı" notunun yazıldığı görülmüştür. Buna göre HMK'nın 281. maddesi uyarınca davalılara inceleme, itiraz ve beyan haklarını kullanabilmeleri için hükme esas alınmış bilirkişi raporu tebliğ edilerek ve varsa itirazları değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, HMK'nın 281. maddesine aykırı olarak rapor tebliğ edilmeden karar verilmesi, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlali sonucunu doğurduğundan, hatalı bulunmuştur (Anayasa Mahkemesi'nin 2022/53511 bireysel başvuru nolu ve 15/10/2025 tarihli kararı). Bu nedenle davalı ...'ın bu yöne ilişkin istinaf nedeni kabul edilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş, bu kaldırma sebebine göre davalının diğer istinaf itirazları bu aşamada değerlendirilmemiştir. Öte yandan dava tarihi 21/03/2019 olup, davalı şirketin 14/11/2018 tarihinde İstanbul 2. ATM'nin 2018/1079 esas ve 2020/109 karar sayılı dosyasında yaptığı konkordato talebinin 25/02/2020 tarihli nihai kararla reddedildiği ve iflasına karar verildiği; istinaf başvurusunun İstanbul BAM 45. HD'nin 2020/1878 E., 2023/1534 K. sayılı ve 25/10/2023 tarihli ilamıyla esastan reddine karar verildiği; kararın temyizi üzerine, Yargıtay 6. HD'nin 2024/387 E., 2024/899 K. sayılı ve 17/04/2024 tarihinde onandığı; UYAP kayıtlarına göre kararın 17/04/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Davalı şirketin iflas tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü İstanbul 2. İflas Dairesi'nin ... iflas esas sayılı dosyasından mahkemenin müzekkeresine verilen 01/07/2020 tarihli cevapta, basit tasfiye usulüne göre tasfiyenin yürütüldüğü, alacaklılar toplantısı yapılmayacağı iflas idare memuru bulunmadığı, tasfiye işlemlerinin daire dosyasında devam ettiği; 02/11/2021 tarihli cevabında,Daire'nin 21/06/2021 tarihli kararıyla, davacının alacağın eldeki davaya dayandığı, davanın derdest olduğu, alacağın tamamının nizalı olarak kabulü ile kesinleşmiş ilam sunulduğunda alacak miktarının hükme göre düzeltilmesi kaydıyla alacağın sıra cetvelinde 4. sıraya kaydının yapılmasına karar verildiği ve kararın 27/06/2021 tarihinde gazetede ilan edildiği bildirilmiştir.Davalı şirketin iflas tasfiyesine girmesi nedeniyle 22/06/2020 tarihli duruşmada dava dilekçesinin, tensip zaptının ve duruşma tutanağının iflas dairesine tebliğine karar verildiği ve iflas dairesine 11/01/2021 tarihli duruşma gününün de bildirildiği tebligatın yapıldığı, takip eden işlemlerin ve gerekçeli kararın iflas dairesine tebliğ edildiği görülmüştür.Davalı şirket dava devam ederken iflas ettiğinden, davalı müflis şirket bakımından eldeki alacak davası kayıt kabul davasına dönüşmüş olup, alacağın iflas masasına veya sıra cetveline kaydedilmesi, o alacağın tahsil edilmesi sonucunu doğurmadığından, davalı şirkete yöneltilen dava konusuz kalmamıştır Zaten İflas Dairesi, alacağın tamamının nizalı olarak kabulü ile kesinleşmiş mahkeme ilamı ibraz edildiğinde alacak miktarının hükme göre düzeltilmesi şartıyla kayıt etmiştir. Buna göre davalı müflis şirket bakımından dava kayıt kabul davası olarak görülüp, yapılacak değerlendirmeye göre karar verilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmiş olması da isabetli bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalılara bilirkişi raporu tebliğ edilip itiraz imkanı tanınmayarak uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanıp değerlendirilmediğinden ve davalı şirket bakımından davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü gözetilmeden karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2022 Tarih 2020/66 Esas 2022/217 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL, davalı ... tarafından yatırılan 349,71-TL peşin istinaf karar harçlarının istek halinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/09/2026