Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/851 E. 2026/1136 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/851
- Karar No
- 2026/1136
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/851
KARAR NO: 2026/1136
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/05/2026
NUMARASI: 2025/969 Esas, 2026/361 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece verilen görevsizlik kararı, davacı yan tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili; davacının ses sistemi tamiri, bakımı ve satışı alanında faaliyet gösteren tacir olduğu,
davalıya ait ... isimli işletmede 29.05.2025 tarihinde meydana gelen elektrik kesintisi nedeniyle ses sistemlerinde arıza oluştuğunu, söz konusu sistemlerin, davalının dava dışı kişiden kiralamış olduğu ekipmanlardan oluştuğunu, arıza kapsamında çok sayıda anfi, hoparlör, power supply ve elektronik kartın tamiri ile parça değişiminin davacı tarafından gerçekleştirildiğini, bu işlemler karşılığında 04.07.2025 tarihli ve ...numaralı 695.082,00 TL bedelli faturanın düzenlenerek davalıya gönderildiğini, ancak fatura bedelinin ödenmediğini, davalı şirket çalışanı... ile yapılan yazışmalarda bedelin talep edildiğini, buna karşılık davalı tarafça hasarın elektrik dağıtım şirketi tarafından karşılanacağının ve bu kapsamda ödeme beklendiğinin belirtildiğini, bu nedenle davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca ilgili elektrik kesintisine ilişkin olarak ... nezdinde hasar tazmin başvurusu yapılıp yapılmadığının, ödeme gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve başvuru evrakları arasında dava konusu faturanın bulunup bulunmadığının araştırılmasının talep edildiğini, davacının hizmet ve parça değişimine dayalı fatura alacağının ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, belirterek; dava konusu fatura bedeline ilişkin alacağın kısmi olarak şimdilik 10.000 TL üzerinden (fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla) arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki, sözleşme ya da cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacının bu hususları yazılı delille ispat etmesi gerektiğini ancak bunu yerine getirmediğini, davacı tarafından sunulan faturanın tek başına alacak doğurmayacağını ve davalı şirket kayıtlarında davacıya ait herhangi bir fatura veya borç kaydının bulunmadığını, davacı tarafından ileri sürülen hizmetin verildiğinin ispat edilemediğini, ... ile ilgili herhangi bir hasar olayı veya tazmin başvurusu bulunmadığını, sunulan whatsapp yazışmalarının davalı ile ilgisinin olmadığını ve delil niteliği
taşımadığını, faturanın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini ve yetkili kişilerce teslim alınmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 12.05.2026 tarihli karar ile; ...Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında "davacı ...'ın gerçek kişi işletme kaydı, ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunmadığı" şeklinde bildirildiği, 30/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda davacı yanın işletme defteri usulüne göre defter tuttuğunun bildirildiği, yapılan incelemeler sonucunda davalının tacir olmadığı, yapılan işin esnaf işletme düzeyini aşarak ticari işletme düzeyinde gelir elde ettiğinin söylenemeyeceği, davanın mutlak ticari davalar arasında da düzenlenmediği, gerekçesi ile, Mahkemenin görevsizliği nedeniyle HMK.nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine, davada İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğun karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davacının ses sistemi tamiri ve bakımı ve satışı ile iştigal eden bir tacir olduğunu, ticari faaliyetin devam ettiğini, ses sistemleri davalı şirketin restoranına ait müzik sisteminin tamiratı ile ilgili olması nedeniyle ticari iş niteliğine sahip olduğunu, bilirkişi raporu ile dava konusu alacağa dayalı faturanın hem davacının hem de davalı şirketin ticari defterlerine kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında, eser sözleşmesi niteliğindeki ses sistemi tamiri işinden kaynaklanmaktadır.
Davacı vekili; davacının ses sistemi tamiri, bakımı ve satışı alanında faaliyet gösteren tacir olduğu, davalıya ait ... isimli işletmede 29.05.2025 tarihinde meydana gelen elektrik kesintisi nedeniyle ses sistemlerinde arıza oluştuğunu, söz konusu sistemlerin, davalının dava dışı kişiden kiralamış olduğu ekipmanlardan oluştuğunu, arıza kapsamında çok sayıda anfi, hoparlör, power supply ve elektronik kartın tamiri ile parça değişiminin davacı tarafından
gerçekleştirildiğini, bu işlemler karşılığında 04.07.2025 tarihli ve ...numaralı 695.082,00 TL bedelli faturanın düzenlenerek davalıya gönderildiğini, belirterek; dava konusu fatura bedeline ilişkin alacağın kısmi olarak şimdilik 10.000 TL üzerinden (fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla) arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki, sözleşme ya da cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından sunulan faturanın tek başına alacak doğurmayacağını ve davalı şirket kayıtlarında davacıya ait herhangi bir fatura veya borç kaydının bulunmadığını, belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece 12.05.2026 tarihli karar ile; ...Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında "davacı ...'ın gerçek kişi işletme kaydı, ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunmadığı" şeklinde bildirildiği, 30/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda davacı yanın işletme defteri usulüne göre defter tuttuğunun bildirildiği, yapılan incelemeler sonucunda davalının tacir olmadığı, yapılan işin esnaf işletme düzeyini aşarak ticari işletme düzeyinde gelir elde ettiğinin söylenemeyeceği, davanın mutlak ticari davalar arasında da düzenlenmediği, gerekçesi ile, Mahkemenin görevsizliği nedeniyle HMK.nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine, davada İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğun karar verilmiştir.
Somut olayda; davacı tarafından dava Ticaret Mahkemesinde açılmış ise dosya kapsamında yapılan araştırmalar ile davacı yanın tacir olmadığının anlaşıldığı davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve mutlak ve nisbi ticari davalardan da olmadığı anlaşıldığından mahkemece verilen görevsizlik kararı yerinde olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../05/2026 tarih ve 2025/.... Esas, 2026/... Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.