Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1340 E. 2026/1380 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1340
Karar No
2026/1380
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1340

KARAR NO : 2026/1380

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 16/05/2024

NUMARASI : 2022/245 E. - 2024/147 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait olan “...” markasının 23.09.2019 tarihinden itibaren ... numarası ile tescillendiğini, davalı tarafından https://www...com alan adlı web sitede, https://www...com/... URL adresli “...” adlı ... hesabında müvekkiline ait “...” markasını ticari amaçla kullandığını ve ticari gelir elde ettiğini; bu hususun Beşiktaş 6. Noterliğinin 25.03.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ile sabit olduğunu; davalı tarafından gerçekleştirilen haksız kullanımın durdurulması için davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, ancak davalı tarafından müvekkiline cevap bile verilmeyerek kullanımın devam ettirildiğini; müvekkilinin ... sosyal medya şirketine şikayette bulunarak davalının “...” kullanıcı adlı hesabının engellenmesinin talep edildiğini, söz konusu hesabın ... sosyal medya şirketi tarafından 14.09.2022 tarihinde marka hakkı ihlali sebebiyle kaldırıldığını; ancak daha sonra davalı tarafından “...” kullanıcı adlı başka bir ... hesabı açıldığını, müvekkilinin bu hesapla ilgili olarak da ...’a şikayette bulunduğunu ve söz konusu hesabın ... sosyal medya şirketi tarafından 12.10.2022 tarihinde marka haklarının ihlali nedeniyle kaldırıldığını; diğer yandan davalının “...” kullanıcı adlı ... hesabı hakkında da ...’a şikayette bulunduklarını, söz konusu kullanıcı hesabının ... tarafından 12.10.2022 tarihinde marka haklarının ihlali sebebiyle kapatıldığını; davalının başka sosyal medya hesapları veya internet sitesi açarak veya başka türlü müvekkilinin markasını kullanarak marka hakkına tecavüz etme ihtimalinin devam ettiğini; müvekkilinin maddi tazminat tutarının SMK m.151/2-b kapsamında davalının elde ettiği net kazanca göre hesaplanmasını talep ettiklerini belirterek marka hakkına yönelik haksız eylemlerinin tespitine, durdurulmasına, ihlal ortadan kaldırılmasına, şimdilik 100TL maddi ve 5.000TL manevi tazminat hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... tarafından şahıs firması kurulduğunu ve bu firmanın kısa bir süre faaliyet sürdürdüğünü, bahsi geçen şahıs firmasının ticari anlamda beklentileri karşılamamış ve yeterli iş hacmine ulaşılamadığından da kayda değer bir kazanç elde edemeden faaliyetini sonlandırıldığını; bahsi geçen markanın müvekkili tarafından kullanıldığı iddiasının tamamen soyut iddialardan öteye geçmediğini; davacı tarafça her ne kadar yazılı ihtarnamelere rağmen herhangi bir cevap verilmediği gibi marka hakkına tecavüzün devam ettiğini ifade edilmiş ise de, müvekkiline ihtarnamenin doğrudan tebliğ edilmediğini, muhtara bırakıldığını; davacı tarafından bahsi geçen ... ve ... hesaplarının yazışmalar neticesinde kapatıldığı ve erişimin engellendiği, sonrasında ise tekrar bir ... hesabının açıldığı ve marka hakkına tecavüzün devam ettiği belirtilmiş ise de, müvekkilinin mevcut süreç ile hiçbir ilişkisi bulunmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz nitelik taşıyan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına tescilli ... markasının davalı tarafından izinsiz ve ticari amaçla kullanıldığını, bu durumun Beşiktaş 6. Noterliği’nin 25.03.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ile sabitlendiğini, davalıya gönderilen 29.04.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, davalının sosyal medya hesaplarının marka ihlali nedeniyle 14.09.2022 ve 12.10.2022 tarihlerinde kapatılmasına rağmen davalının yeni hesaplar açarak ihlale devam ettiğini, bilirkişi raporunda marka ihlalinin açıkça tespit edildiğini, tanık beyanlarının müvekkilinin rızasının bulunmadığını, yerel mahkemenin taraflar arasında ortaklık olduğu yönündeki varsayımının gerçeği yansıtmadığını, davalı ile müvekkili arasında hiçbir resmi ilişki bulunmadığını, 08.08.2021 ve 06.10.2021 tarihli paylaşımların müvekkilinin bilgisi dışında yapıldığını, marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması ve kaldırılması gerektiğini, davalının haksız kullanımı nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, ticari itibarın zedelendiğini, davalının eylemlerinin tek seferlik olmadığını, haksız eylemlerine devam ettiğini ve haksız eylemlerinde ısrarcı olduğunu, yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiğini, kararının isabetli olduğunu, müvekkilinin davacıya ait markaya herhangi bir tecavüzünün bulunmadığını, dava konusu sosyal medya hesaplarının müvekkili tarafından açılmadığını ve kullanılmadığını, davacının iddialarını somut delillerle ispatlayamadığını, belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava, davacı adına tescilli markanın internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında izinsiz kullanılması nedeniyle marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacı vekili; ... numaralı markanın 23.09.2019 tarihinden itibaren müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının “www...com” internet sitesi ile “...” adlı ... ve ... hesaplarında markayı kullandığını, davacının şikâyeti üzerine “...” adlı ... hesabının 14.09.2022 tarihinde, daha sonra açılan “...” adlı ... hesabı ile “...” adlı ... hesabının ise 12.10.2022 tarihinde marka hakkı ihlali nedeniyle kapatıldığını , davalının başka internet sitesi veya sosyal medya hesapları açarak ihlali sürdürme ihtimalinin bulunduğunu, maddi tazminatın SMK’nin 151/2-b maddesi uyarınca davalının elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, şimdilik 100,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Bilirkişi heyet raporunda; “www...com” alan adında inceleme tarihinde faal bir internet sitesi bulunmadığı, alan adının ... A.Ş. adına kayıtlı olduğu, 26.02.2023 tarihinde kaydedildiği ve kayıt süresinin 26.02.2024 tarihinde sona ereceği, sitenin 29.12.2021-19.05.2023 tarihleri arasında üç arşiv kaydının bulunduğu ve bu kayıtlarda “....com çok yakında yayında” bilgisinin yer aldığı, “...” ve “...” adlı ... hesapları ile “...” adlı ... hesabının silinmiş, kapatılmış veya kaldırılmış olduğu bu hesapların sahiplerinin belirlenemediği, Beşiktaş 6. Noterliğinin 25.03.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı e-tespit tutanağında ... hesap adının “...”, firma adının “...”, iletişim numarasının “...” ve internet sitesi adresinin “www...com” olarak gösterildiği, profil resminde dava konusu şekil markasının yer aldığı, E-tespit kapsamındaki ... kullanımlarında davacı markasının birebir aynısının, tescil kapsamındaki aynı mallar üzerinde kullanıldığı ve kullanımın marka hakkını ihlal eder nitelikte olduğu, internet sitesinin dava tarihi olan 31.10.2022’den sonra, 26.02.2023 tarihinde tahsis edildiği, önceki bilgilere ulaşılamadığı ve sosyal medya hesaplarının sahiplerinin belirlenemediği, davacının 26.09.2023 tarihli dilekçesi ekindeki ... görüntüsünde “the team” başlığı altında davalı ...’un bilgisine yer verildiği, dava tarihi itibarıyla markanın tescilinin üzerinden beş yıl geçmediği için davacının markayı kullandığını ispatlamakla yükümlü olmadığı ve dosyada emsal lisans sözleşmesi bulunmadığı bildirilmiştir.

Mahkemece, davacının marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf talep etmiştir.

Uyuşmazlık, davacı adına tescilli ... numaralı markanın, dava konusu internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında davalı tarafından izinsiz kullanılıp kullanılmadığı, bu kullanımın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı ve buna bağlı olarak davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

TMK’nin 6. ve HMK’nin 190. maddeleri uyarınca, dava konusu internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının davalıya ait olduğu veya davalının denetiminde bulunduğu, davacı markasının bu hesaplarda davalı tarafından ticari etki yaratacak biçimde kullanıldığı ve kullanımın davacının iznine dayanmadığı hususlarındaki ispat yükü davacıya aittir.

Dosya kapsamına göre, - ... tescil numaralı “...+ŞEKİL” markasının 19. sınıftaki mallar yönünden 07.09.2020 tarihinde davacı adına tescil edildiği, Beşiktaş 6. Noterliğinin 25.03.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı e-tespit tutanağında, “...” adlı ... hesabında davacıya ait şekil markasının tescil kapsamındaki mallar üzerinde aynen kullanıldığının tespit edildiği, bilirkişi raporunda e-tespit tutanağında görülen işaret kullanımının markasal nitelikte ve davacının marka hakkını ihlal edebilecek mahiyette olduğunun belirtildiği görülüyorsa da; bu kullanımın davalı tarafından gerçekleştirildiğine dair delil bulunmadığı, raporda, “www...com” alan adlı internet sitesinin inceleme tarihinde faal olmadığı, ve dava tarihi olan 31.10.2022’den sonra, 26.02.2023 tarihinde tahsis edildiği ve “...” ve “...” adlı ... hesapları ile “...” adlı ... hesabının da kapatılmış olduğu ve bu hesapların sahiplerinin tespit edilemediği bildirilmiştir. Hesapta yer alan telefon numarasının ise dava dışı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmış, internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının davalı adına kayıtlı veya onun yönetiminde bulunduğu tespit edilememiştir.

Davacının 26.09.2023 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu ... ekran görüntüsünde “the team” başlığı altında davalı ...’un ismine yer verilmiş olup, dinlenen tanıkların anlatımlarından, tarafların 2019 yılı sonu ile 2020 yılı başlarında ahşap ev üretip satmak üzere birlikte bir proje geliştirdikleri, bu kapsamda örnek numuneler hazırladıkları ve internet üzerinden tanıtım yapılmasının planlandığı anlaşılmakla birlikte tanıkların doğrudan görgüye dayanmayan anlatımları, sosyal medya hesaplarının davalı tarafından yönetildiğini ve dava konusu kullanımların davacıdan habersiz gerçekleştirildiğini ispata yeterli olmayıp, tarafların birlikte çalıştıkları dönem bakımından, marka kullanımının davacının bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleştiğinin kabulü hayatın olağan akışına uygundur. 08.08.2021 ve 06.10.2021 tarihli paylaşımların tarafların iş ilişkisi sona erdikten sonra yapıldığını ileri sürmüş ise de bu paylaşımların davalı tarafından gerçekleştirildiğini gösteren somut delil sunulmamıştır. ... ve ... tarafından hesapların 14.09.2022 ve 12.10.2022 tarihlerinde marka hakkı ihlali gerekçesiyle kapatılmış olması da hesapların davalıya ait olduğunu ve ihlal oluşturan paylaşımların davalı tarafından gerçekleştirildiğini ispata elverişli değildir.

Açıklanan nedenlerle; ispat yükü üzerinde bulunan davacının, dava konusu internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının davalıya ait olduğunu veya davalının yönetiminde bulunduğunu, markasal kullanımların davalı tarafından ve davacının izni dışında gerçekleştirildiğini kanıtlayamadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/05/2024 tarih ve 2022/245 E., 2024/147 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1340, K. 2026/1380, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1340-e-2026-1380-k-2f791971e604