Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/1200 E. 2026/1533 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1200
Karar No
2026/1533
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1200 - 2026/1533 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1200 KARAR NO : 2026/1533 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/04/2024 NUMARASI : 2023/219 E. - 2024/162 K. DAVANIN KONUSU : Tasarım Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i ve Durdurulması

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/04/2024 tarih ve 2023/219 E. - 2024/162 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının müvekkili adına 20.03.2018 tarihinde 2018/01948 tescil numarası ile tescillenmiş olan ... (...) ürününü birebir üreterek ... HOL 323/B bölümünde ... ismi ile sergilediğini ve satışa arz ettiğini, davalının müvekkili şirket adına 20.03.2018 tarihinde 2018/01945 tescil numarası ile tescillenmiş olan ... (...) ürününü birebir üreterek ... HOL 323/B bölümünde ... ismi ile sergilediğini ve satışa arz ettiğini, davalının müvekkili şirket adına 17.05.2022 tarihinde 2022/005913 tescil numarası ile tescillenmiş olan ... ürününü birebir üreterek ... HOL 323/B bölümünde ... ismi ile sergilediğini ve satışa arz ettiğini, ilgili fuarda müvekkili şirket tarafından Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/27 D.iş dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, 21.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacı yanın standında tespit edilen ürünlerin müvekkili ürünlerine benzer olduğunun tespit edildiğini, mobilya sektörünün oldukça büyük olması ve farklı tasarımların üretilmesi konusunda geniş bir özgürlük alanı bulunmasına rağmen, müvekkiline ait tasarımların kendilerine özgü karakteristik özellikleri birebir kopyalanarak müvekkilinin izni ve haberi olmaksızın, davalı tarafından üretiminin yapılmasının ve fuarlarda sergilenmesinin müvekkilinin haklarına tecavüz fiilini içerdiğini ileri sürerek, davalının müvekkiline ait tasarımlardan doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, men ve ref’ine (tanıtıma ilişkin broşür, reklam afiş vb ürünler de dahil olmak üzere) tasarımın üretiminin ve satışa sunulmasının durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yerleşik içtihatlara göre tasarımın yenilik unsuruna sahip olup olmadığı incelenirken öncelikle mevcut tasarımlarla sonraki tasarımın arasındaki tüm algılanabilir farkların listelenmesi gerektiğini, bu listeleme ertesinde ise söz konusu farkların detayda kalıp kalmadığının analiz edilmesi gerektiğini, farklılıklar önceki ve sonraki tasarım yan yana konduğunda algılanabiliyorsa artık bunların önemsiz detaya indirgenemeyeceğini, davaya konu tescilli tasarım ile müvekkili tarafından sergilenen tasarımlarının aynılığından söz edilemeyeceğini, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/27 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda müvekkiline ait tasarımlar ile davacıya ait tescilli tasarımların birbiriyle çeşitli farklı unsurlar içerdiğini, tasarım hukukunda ayırt edicilik incelemesinde yüksek seviyede bir ayırt edicilik beklenmediğini, müvekkili şirketin tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olup, davacının tasarımları ile farklı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yanın fuar standında yer alan ürünlerin, 2018/01948-2, 2018/01945-7 ve 2022/005913 sıra numaralı davacı tasarımları karşısında yeni fakat bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edici olmadığı gerekçesi ile, davanın kabulüne, davalının davacı tasarımlarına yaptığı tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine,tanıtıma ilişkin broşür, reklam, afiş ve bunun gibi ürünler dahil olmak üzere tasarımın üretiminin ve satışa sunulmasının durdurulmasına, karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporlarında ürünler arasındaki farklılıkların neden ayırtedicilik unsuru taşımadığının detayları ile açıklanmadığını, kök rapora itiraz dilekçesin açıklanan farkların, hükümde geçen “farklılık” kriterinin sağlanması için yeterli olduğunu, tasarımlar arasındaki benzerlik değerlendirmesi yapılırken o tasarımın oluşturulmasında hareket alanının dar olduğu kabul edilen durumlarda tasarımlar arasındaki küçük farklılıkların tasarımları farklılaştırmaya yetecek düzeyde farklılık olarak nitelendirilmesi gerektiğini, müvekkiline tasarımların evleviyetle davacı tasarımından farklı görülmesi gerektiğini, müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu, dosyaya konu tasarımlar ile müvekkiline ait ürünlerin birbirinden farklı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : 1-Dava, tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve durdurulması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının fuar standında yer alan ürünlerin, davacının 2018/01948-2, 2018/01945-7 ve 2022/005913 sıra numaralı tasarımları karşısında yeni fakat bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edici olmadığının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile belirlendiği, dosya kapsamında yapılan belirlemelerin hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak, mahkemece davalının kullanımlarının tasarım hakkına tecavüzün yanında haksız rekabet de oluşturduğu benimsenerek tescilli tasarımın kümülatif olarak korunması yoluna gidilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2025/734 Esas ve 2026/377 Karar sayılı kararında belirlendiği üzere, davacının ihlal edildiğini iddia ettiği tasarım hakkı tescilli olup, 6769 sayılı Kanun ile getirilen özel hükümlerle haksız rekabet korumasını da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlendiği, davacının bu özel hükümlere de dayanmış olduğu, tasarımın koruma alanları ile haksız rekabetin koruma alanının kesişmiş olduğu dava konusu olayda, yalnızca özel hükümlerin uygulama alanı bulacağı, özel hükmün yanında haksız rekabetin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü olmadığı, bu nedenle özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak genel hüküm olan haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmadığı, haksız rekabet hukuku hükümlerinin uygulanmasının, ancak, marka ve tasarımın kapsamı dışında kalan durumlarda ve marka ve tasarımın haksız rekabetle kesiştiği alan dışında kalan boşluk yönünden söz konusu olabileceği, somut olayda böyle bir boşluk bulunmadığı, bu nedenle de somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın geçerli olmadığı gözetilerek haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/04/2024 tarih ve 2023/219 E. - 2024/162 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının davacı tasarımlarına yaptığı tecavüzün tespitine, men'ine, ref'ine, tanıtıma ilişkin broşür, reklam, afiş ve bunun gibi ürünler dahil olmak üzere tasarımın üretiminin ve satışa sunulmasının durdurulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,1‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 150,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 30,00-TL tebligat masrafından oluşan toplam 2.180,0‬0-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek 1.090,00‬-TL'ye, 179,90-TL peşin harç ile 179,90-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.449,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından istinaf aşamasında 238,00-TL posta gideri, 1.169,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.407,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 703,50-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 11-Davalıdan peşin olarak alınan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1200, K. 2026/1533, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2024-1200-e-2026-1533-k-cd199ead08ee