Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1468 E. 2026/1465 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1468
- Karar No
- 2026/1465
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1468 Esas
KARAR NO: 2026/1465
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (Kapatılan) İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 29/02/2024
NUMARASI: 2022/454 E. - 2024/161 K.
DAVANIN KONUSU:Franchise sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan franchise sözleşmesi uyarınca davalı ile müvekkili şirket arasında doğmuş bulunan franchise ilişkisi kapsamında, müvekkilinin franchise ilişkisi uyarınca davalıya karşı üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davalının söz konusu franchise ilişkisi kapsamında, 2019 yılından bu yana cari hesap ekstresinden doğan borçlarının ifasında temerrüde düştüğünü, müvekkilinin davalıdan 406.988,34 TL alacaklı olduğunu, davalının yapılan tüm uyarılara rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcunu ödemede temerrüde düştüğünü ve cari hesap borcunu da ödemediğini, bunun üzerine 406.988,34 TL'lik alacak için borçlu aleyhinde İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine karşı davalı tarafından haksız ve dayanaksız olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalının itirazında hiçbir gerekçe göstermeksizin borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalının itirazının tamamen yersiz ve mesnetsiz olduğunu, usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığını, müvekkilinin alacaklı olduğu hususunun müvekkilinin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de sabit olacağını, icra takibine yapılan yetki itirazının tamamen mesnetsiz olduğunu, sözleşmenin anlaşmazlıkların halli başlıklı 17. maddesi ile de açıkça tespit edilebileceği üzere iyi niyet çerçevesinde giderilemeyen anlaşmazlıklarda taraflar İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkeme ve İcra Daireleri'nin münhasır yetkisini gayrikabili rücu ve kesin olarak kabul ettiklerini, İstanbul Anadolu İcra Daireleri ile mahkemelerinin bu uyuşmazlık kapsamında yetkili kılındığını, davalının icra dairesinin yetkili olmadığına ilişkin iddialarının ve itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını, davalının alacak miktarının belirli olduğunu belirterek, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının haksız, dayanaksız olarak İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa artan oranlarla işleyecek ticari avans faizi yürütülmesine, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve alacak miktarının belirli olması nedeni ile asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve kötü niyetli olarak açılmış olduğunu, davaya konu cari hesap alacağı için İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi'nde ... Esas numaralı ilamsız takip dosyası açıldığını, söz konusu icra takibine taraflarınca itiraz edildiğini ve anılan takibin durdurulduğunu, alacaklının takip dosyasına konu 406.988,34 TL olarak belirtilen cari hesaba ilişkin 153.271,71-TL olarak talep edilen tutarın haksız alacak istemi olduğunu, müvekkiline atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını, ... plakalı aracın, müvekkiline ait servise trafik kazası nedeniyle sadece kaporta hasarlı bir şekilde geldiğini, aracın hasar dosyasının ... sistemi üzerinden açılmış dosya numarası ... olarak belirlendiğini, aracın hasar tespit ve parça listesinin yapıldığını, değişmesi gereken parçaların listesinin tamire konu aracın kontrolünü yapmış olan ... Şirketi'ne verildiğini, sunulan parça listesinde panel talebinde bulunulduğunu, panel talebi için eksper tarafından tedarik onayı verilmediğini, motorun ... edilmesine yönelik hiçbir işlem bulunmadığını, aracın sadece dış aksamına yönelik ... işlemi yapıldığını, ... işlemi için gerekli olan ve eksiksiz olarak tedarik edilen parçalar ile aracın işlemlerinin yapıldığını, aracın kullanıcının şoförüne eksiksiz noksansız bir şekilde teslim edildiğini, daha sonra aracın sürücü tarafından aracın durumuna yönelik herhangi bir bilgilendirme yapılmaksızın farklı bir ... servisi ... ... Servisi'ne götürüldüğünü, ... Servisi'nin araç için ... listesi çıkardığını, davacının söz konusu aracı ... Servisi'ne yönlendirip aracın ... işlemini gerçekleştirdiğini, burada gerçekleştirilen ... işleminden doğan 153.271,71 TL'lik tutarı müvekkilinden talep ettiğini, bu bilgiler dikkate alındığında, kaza sonucu müvekkiline ait yukarıda adresi belirtilen serviste parça sök tak ve boyama işlemleri yapılmış olan ve motoruna yönelik hiçbir işlem yapılmayan aracın, daha sonradan motorunda gerçekleşen arızadan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aksini iddia eden davacı tarafın iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likid olmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu alacağın likid olmadığını, bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuken uygun olmadığını, davacının tüm taleplerinin ve davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2022/454 esas, 2024/161 karar sayılı, 29/02/2024 tarihli kararı ile; "Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,31.01.2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede; davacının davalı ile arasında imzalanan franchise sözleşmesi kapsamında cari hesap alacağı sebebiyle icra takibi başlattığı davalının itirazı üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı, davalının ticari defterlerinin incelenmesi için yazılan talimata olumsuz cevap verildiği,davalı şirketin muhasebecisinin depremden etkilenmiş olması ve ulaşılamaması sebebiyle davalı defterlerinin ibraz edilemeğinin bildirildiği,davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı,davacının ticari defterlerine göre, davacının,davalıdan alıcılar hesabından dolayı 336.136,67 TL, satıcılar hesabından dolayı 68.845,67 TL alacaklı olduğunun belirlendiği ancak Davacının 2019,2020,2021 ve 2022 yılına ait yevmiye defterlerinin ve defteri kebirlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmadığı,dolayısıyla HMK 222/3 kapsamında alacağın varlığı yönünden itibar edilemeyeceği, kaldı ki davacının davalı adına ihtilafa konu ... plakalı aracın tamirine ilişkin 9 adet yansıtma faturası düzenlediği,ancak tamire ilişkin yansıtma faturasının tek başına alacağın varlığı için yeterli olmadığı,bu haliyle davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın REDDİNE" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 2022/454 E. ve 2024/161 K. sayılı 29.02.2024 tarihli kararın hukuka, usule ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, yerel mahkemenin bilirkişi raporundaki tespitleri dikkate almayarak hatalı bir şekilde davanın reddine karar verdiğini, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı gerekçesinin haksız olduğunu, eksikliklerin tamamlanarak mahkemeye sunulduğunu, davalı tarafın ticari ilişkiyi ve cari hesap borcunu ikrar ettiğini, sadece ... plakalı aracın tamirine ilişkin 153.271,71TL tutarındaki yansıtma faturasına itiraz edildiğini, bilirkişi raporunda davacının 15.03.2022 takip tarihi itibarıyla toplam 416.956,63 TL alacaklı olduğunun açıkça tespit edildiğini, davalının hatalı onarım işlemleri nedeniyle motor değişimi, ikame araç bedeli ve işçilik ücreti gibi masrafların davacı tarafından karşılandığını, bu yansıtma faturalarının davacı defterlerinde usulüne uygun kayıtlı olduğunun bilirkişi tarafından doğrulandığını, yerel mahkemenin ek rapor taleplerini reddederek savunma hakkını kısıtladığını, davalının alacağın aksini ispatlayacak hiçbir delil sunamadığını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; franchise sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemi ile başlatılan İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde; yanlar arasında franchise sözleşme ilişkisinin mevcut olduğu hususunda ihtilafın bulunmadığı, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile davacı tarafından davalı aleyhine işbu sözleşme ilişkisinden kaynaklı cari hesap alacağı (... bedeli, franchise bedeli, malzeme, yedek parça, program bedelleri, iade faturası alacakları) olarak 406.988,34TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğu, yanlar arasında yetki şartını içerir sözleşme kapsamında İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerinin yetkili kılındığı, davalının cevap dilekçesi kapsamında 153.271,71 TL olarak talep edilen tutarın haksız olduğunu savunduğu görülmüştür.
Mahkemece davacının ticari defterleri üzerinde mali bilirkişi marifeti ile inceleme yapıldığı, davacının ticari defterlerine göre davacının, davalıdan alıcılar hesabından dolayı 336.136,67 TL, satıcılar hesabından dolayı 68.845,67 TL alacaklı olduğunun belirlendiği ancak davacının 2019,2020,2021 ve 2022 yılına ait yevmiye defterlerinin ve defteri kebirlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmadığı, dolayısıyla HMK 222/3 kapsamında alacağın varlığı yönünden itibar edilemeyeceği, davacının davalı adına ihtilafa konu ... plakalı aracın tamirine ilişkin 9 adet yansıtma faturası düzenlediği, ancak tamire ilişkin yansıtma faturasının tek başına alacağın varlığı için yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; davacı tarafın icra takibinde talep ettiği 406.988,34 TL cari hesap bakiyesinin tamamına değil ... plakalı aracın tamiri ile ilgili davacı tarafından davalıya yansıtılan 153.271,71 TL fatura tutarına itiraz edildiği, davalı/ franchise alanın bu tutar ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığının iddia edildiği, böylece taraflar arasındaki asıl ihtilafın; ... plakalı aracın tamiri ile ilgili davacı tarafından davalıya yansıtılan 153.271,71 TL tutar için davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş yansıtma faturalarını davacının düzenleme hakkının bulunup bulunmadığı, söz konusu yansıtma faturalarına konu bedellerden davalının sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı saptanmıştır. Nitekim ihtilafa konu olan ... plakalı aracın tamiri ile ilgili davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş 9 adet yansıtma faturasını davacının düzenleme hakkının bulunup bulunmadığının, söz konusu yansıtma faturalarına konu bedellerden davalının sorumlu olup olmadığının mali bilirkişinin uzmanlık alanı dışında kaldığı görülmüştür.
Davalı tarafından; ... plakalı aracın hasar dosyasının ... sistemi üzerinden açılmış dosya numarasının ... olarak belirlendiği, aracın hasar tespit ve parça listesinin yapıldığı, değişmesi gereken parçaların listesinin tamire konu aracın kontrolünü yapmış olan ... Şirketi'ne verildiği, sunulan parça listesinde panel talebinde bulunulduğu, panel talebi için eksper tarafından tedarik onayı verilmediği, motorun ... edilmesine yönelik hiçbir işlem bulunmadığı, aracın sadece dış aksamına yönelik ... işlemi yapıldığı, ... işlemi için gerekli olan ve eksiksiz olarak tedarik edilen parçalar ile aracın işlemlerinin yapıldığı, aracın kullanıcının şoförüne eksiksiz noksansız bir şekilde teslim edildiği, daha sonra aracın sürücü tarafından aracın durumuna yönelik herhangi bir bilgilendirme yapılmaksızın farklı bir ... servisi ... ... Servisi'ne götürüldüğü, ... Servisi'nin araç için ... listesi çıkardığı, davacının söz konusu aracı ... Servisi'ne yönlendirip aracın ... işlemini gerçekleştirdiği, burada gerçekleştirilen ... işleminden doğan 153.271,71 TL'lik tutarın kendisinden haksız talep edildiği, kaza sonucu davalının servisinde parça sök tak ve boyama işlemleri yapılmış olan ve motoruna yönelik hiçbir işlem yapılmayan aracın, daha sonradan motorunda gerçekleşen arızadan dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı savunulmuştur. Davacı ise davalının bahsi geçen araca hatalı onarım işlemi uyguladığını, aracın motoru tamamen değiştirilerek yeni motor takıldığını ve 100.662,72-TL motor değişim masrafının fatura edildiğini, ek olarak araç sahibine 26.11.2022 ile 18.02.2022 tarihleri arasında 84 gün süre ile ikame araç verilmesi nedeniyle 30.727,20-TL ikame araç bedeli ve 8.612,50-TL işçilik ücreti için hasar yansıtma bedeli faturası kesildiğini iddia etmiştir. Bu durumda yanlar arasındaki ihtilafa konu ... plakalı aracın hasar dosyası (... sistemi üzerinden açılmış dosya numarası ... belirtilen) celp edilerek otomotiv sektöründe uzman makine mühendisi bilirkişi eklenmek sureti ile bilirkişi heyetinden rapor alınarak davalının celp edilen BA/BS kayıtlarında faturalar yönünden bildirim yapılıp yapılmadığı da incelenmek sureti ile davacı delilleri ve davalının sunduğu hizmete ilişkin hasar onarıma yönelik yazılı delilleri tetkik edilerek ... plakalı aracın tamiri ile ilgili düzenlenen yansıtma faturalarından davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın belirtilen eksikliklerin tamamlanması için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-(Kapatılan) İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/02/2024 tarih, 2022/454 E. 2024/161 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026