Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1435 E. 2026/1463 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1435
- Karar No
- 2026/1463
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1435 Esas
KARAR NO : 2026/1463
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/05/2024
NUMARASI : 2019/294 E. - 2024/96 K.
ASIL DAVA KONUSU: Tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması
KARŞI DAVA KONUSU: Tasarımın hükümsüzlüğü
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, eşinin ortağı olduğu ...Anonim Şirketi için temizlik ve kozmetik ürünlerinde kullanılmak üzere değişik ambalajlar tasarlayarak bu tasarımları TPMK nezdinde ... sayı ile tescil ettirdiğini, dava dışı ... ..., müvekkilin tasarımlarını kullanarak üretmiş olduğu temizlik ürünlerini yurtdışına ihraç ettiğini, müvekkili tarafından tasarımı yapılan ürünleri "..." markası ile yurtdışında pazarlamakta iken, daha sonra müvekkilinin tasarımların aynısının davalı ...’ne ürettirilerek müvekkilinin tescilli tasarımını taklit ettiklerini, bu hususların Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/111 değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, söz konusu eylemlerin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespitini, önlenmesini ve durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP ve KARŞI DAVA DİLEKÇESİ:
Davalı /karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle;
müvekkili şirketin Türkiye’nin önde gelen yerli temizlik ürünü üreticisi olan bir kuruluş olduğunu, müvekkili şirketin dolum yapmaktan başka bir faaliyetinin bulunmadığını, dava konusu şişelerin müvekkili tarafından yapılmamış, tasarlanmamış ve üretilmesi konusunda talimat verilmediğini, davacının delil olarak göstermiş olduğu Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/111 D. İş sayılı dosyası kapsamında alınan tespit raporu hukuka açıkça aykırı ve elverişsiz olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu şişeleri sadece sergilemek amacıyla herhangi bir plastik firmasının daha önce üretilmiş ve satılmış şişe tasarımları arasından aldığını, bu şişelerin müvekkilinin talimatı kapsamında üretilmediğini, müvekkilinin dava konusu şişeleri üretmediğini, sadece piyasada uzun yıllardır satılan plastik şişeleri kendi ürünü ile doldurduğunu, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, keza davacının tecavüz iddiasına dayanak yaptığı tasarım tescillerinin yeni ve ayırt edici nitelikten uzak olduğunu, söz konusu şişe tasarımlarının gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında piyasada yer alan şişeler olduğunu iddia ederek, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, davacı/ karşı davalı adına ... sayı ile tescilli tasarımın ayırt edici ve yeni olmadığından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2019/294 esas, 2024/96 karar sayılı, 14/05/2024 tarihli kararı ile; "A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
1-Davacının davasının REDDİNE,
B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN;
Davalının karşı davasının KISMEN KABULÜNE, davacı karşı davalı adına tescilli ... tescil nolu çoklu endüstriyel tasarımın 1, 2 ve 3 nolu tasarımlar yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, 4 nolu tasarım yönünden davanın REDDİNE" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı/karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli tasarımlarının davalı tarafından taklit edildiğinin Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/111 Değişik İş sayılı tespit dosyasıyla sabit olduğunu, bu doğrultuda asıl davanın tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebiyle açıldığını, davalı tarafından ise aynı tasarımların hükümsüzlüğü için karşı dava ikame edildiğini, yerel mahkemece ... (1), (2) ve (3) numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne, (4) numaralı tasarım yönünden ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, ancak (3) numaralı tasarımın 23/10/2023 ve 23/02/2024 tarihli bilirkişi raporlarında yeni ve ayırt edici olduğunun açıkça belirtildiğini, buna rağmen hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca (3) numaralı tasarımın davalı tarafından bire bir aynısının üretildiğinin tespit edilmesine rağmen asıl davanın reddedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, tasarımın aynılığının sıradan bir kişi tarafından dahi anlaşılabileceğini, mahkemenin bilirkişi ücreti yatırılmadığı gerekçesiyle inceleme yapmaksızın davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükümsüzlük davasında esas alınan 2019/356 esas sayılı dosyadaki bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, söz konusu tasarımlar ile kıyaslanan ürünler arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, mahkemenin daha önce hükümsüz kılınan tasarımlar hakkında yeniden hükümsüzlük kararı vermek yerine karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurması gerektiğini belirterek, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/294 Esas ve 2024/96 Karar karar sayılı hükmünün kaldırılarak asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine veya yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14.05.2024 tarihli ve 2024/96 K. sayılı kararı ile karşı davanın kısmen kabul ve kısmen reddine hükmedildiğini, kararın 08.07.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin temizlik ürünleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı tarafın iddialarının aksine dava konusu şişelerin müvekkili tarafından tasarlanmadığını ve üretilmediğini, söz konusu şişelerin ayırt edici özellik taşımayan sıradan ürünler olduğunu, yerel mahkemece ... tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımın 1, 2 ve 3 numaralı tasarımları yönünden hükümsüzlük kararı verilirken 4 numaralı tasarım yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının uzmanlık bilgisinden yoksun ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, bilirkişilerin sadece internet üzerinden basit görsel araması yaparak rapor hazırladığını, 4 numaralı tasarımın başvuru tarihi olan 17.07.2018 öncesinde piyasada benzerlerinin bulunduğunu, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığını, bilirkişi heyetinin tasarımın önemsiz ayrıntı mahiyetindeki farklılıklarını irdelemediğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin ayırt edici olmadığını, yerel mahkemenin hatalı bilirkişi raporuna dayanarak verdiği ret kararının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, karşı davanın kısmen reddine ilişkin kararın kaldırılmasını, karşı davanın tüm talepler bakımından kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı/karşı davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davanın konusuz kalmadığını, davacı/karşı davalının istinaf sebeplerinin yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu, asıl dava yönünden verilen ret kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu belirterek davacı/karşı davalının istinaf başvurusunun reddini, karşı dava yönünden verilen kısmen ret kararının kaldırılarak karşı davanın tüm talepler bakımından kabulüne, aksi kanaatte ise kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Asıl dava; ... tescil numaralı tasarım hakkına yönelik tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması istemlerine ilişkindir.
Karşı dava; asıl dosyanın davacısı adına kayıtlı ... tescil numaralı 1, 2, 3, 4 nolu tasarımlar (şişe tasarımı) yönünden hükümsüzlük istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...'ın adresi yurt dışı olup yurt dışı tebligat işlemi için gerekli ücret yatırılmadığından, işbu dosyanın sürüncemede kalmaması adına dosyadan tefrik edildiği, yargılamaya davacı ... ile davalı ...Ş yönünden devam edildiği tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verildiği, taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Mahkemece öncelikle dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü istemi yönünden değerlendirme yapılmış olup davacı/ karşı davalı adına tescilli ... (1), (2) ve (3) numaralı tasarımların 17.07.2018 başvuru tarihi itibarıyla dosyada tespit edilen önceki tarihli tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici
niteliklere sahip olmadıkları, bu durumun başka davacı tarafından açılan aynı tasarımlara ilişkin mahkemenin 2019/356 esas sayılı dosyasında da tespit edildiği anlaşılmakla, bu tasarımlar yönünden karşı davanın kabulü ile hükümsüzlüğe karar verildiği, dava konusu
... (4) numaralı tasarımın ise 17.07.2018 başvuru tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici
niteliklere sahip olduğu gerekçesi ile 4 nolu tasarım yönünden reddine karar verildiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesinin gerekçesinde dayandığı aynı mahkemenin 2019/356 E. ve 2021/105 K. sayılı dosyası tetkik edilmiş olup davacısının .... A.Ş. olduğu, davalısının ... olup dava konusunun ... (1), (2), (3) ve (4) numaralı tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıklarından bahisle hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli ... tescil nolu tasarımın (1), (2) ve (3) nolu tasarımlar yönünden hükümsüzlüğüne, (4) nolu tasarım yönünden davanın reddine karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul BAM 16. HD'nin 2022/701 esas, 2024/477 karar sayılı kararı ile 11/03/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği, dosyanın 03.04.2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Nitekim SMK'nın 79/4. maddesinde tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş kararın, herkese karşı hüküm doğuracağı açıkça düzenlenmiş olup mahkemece daha evvel ikame edilen hükümsüzlük istemli dava sonucu beklenip, kesinleştiği nazara alınarak ... sayılı (1), (2), (3) nolu tasarımların hükümsüzlüğü istemi yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülmüş davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
... sayılı (4) nolu tasarımın ise 17.07.2018 başvuru tarihi itibari ile yeni ve ayırt edici
niteliklere sahip olduğu kesinleşen dava dosyası ile uyumlu olan teknik rapor kapsamında tespit edilmiş olup aksi yönde delil bulunmadığından (4) nolu tasarım yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Bunun yanında davacının delil olarak dayandığı Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/111 d.iş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda; "...Aleyhine tespit istenen işyerinde tespit isteyen tarafa ait şişe tasarımları kullanılarak, aleyhine tespit istenen firma markası ile ürün üretimi yapıldığı ya da satışa sunulduğu tespit edilememiştir. Aleyhine Tespit istenen işyerinde üretimi yapılmış başka firmalara ait talep üzerine dolumu yapılan şişe ve aleyhine tespit istenen taraf ürünlerinin sunulduğu stantda tespit isteyen tasarım sahibi adına tescilli şişe 1 ve şişe 3 tasarımı olan şişeler ile dolumu yapılmış ... adlı firmaya ait ürünlerin yer aldığı görülmüş ve fason olarak üretim yapıldığı belirtilen bu şişe tasarımlarının tespit istenen taraf tasarımı ile aynı görünüme sahip olduğu ve tespit isteyen tarafa ait şişe tasarımının aynen kullanılmış olduğu belirlenmektedir." tespitleri yapılmış ise de davalı/ karşı davacı tarafından rapora itiraz edildiği, rapor düzenleyenlerin tasarım uzmanı olmadıkları, bu nedenle mahkemece tasarım bilirkişisinden rapor alınmasına karar verildiği ancak davacı tarafça verilen kesin süreye rağmen bilirkişi delil avansı yatırılmadığından bu yönden bilirkişi incelemesi yapılamadığı, tasarımın aynı veya benzer olup olmadığı hususunun konusunda uzman olan teknik bilirkişi incelemesini gerekli kıldığı, böylece hükümsüz kılınmayan ... (4) numaralı tasarım yönünden ispatlanamayan tecavüz isteminin reddine yönelik kanaate varılmasında isabetsizlik görülmemiştir. Son olarak SMK'nın 79. maddesi gereğince tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup tasarıma bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacağından dolayı tecavüze dayalı asıl davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir duruma rastlanılmamıştır.
Tüm bu nedenlerle davalı/ karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi, davacı/karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı/karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı/ karşı davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
3-Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/05/2024 tarih, 2019/294 E., 2024/96 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
A- Asıl davanın REDDİNE,
B- Karşı davanın, karşı davalı adına tescilli ... tescil nolu çoklu tasarımın 1, 2 ve 3 nolu tasarımları yönünden dava konusuz kalmakla esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4 nolu tasarım yönünden karşı davanın reddine,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan asıl davaya yönelik yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar harcından peşin alınan 44,40-TL'nin mahsubu ile 687,60 TL harcın davacı/ karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı / karşı davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4/c- Davalı/ karşı davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000 TL vekalet ücretinin davacı/ karşı davalıdan tahsiliyle davalı/ karşı davacıya verilmesine,
5-İlk derece mahkemesinde yapılan karşı davaya ilişkin yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar harcının davacı/ karşı davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,
5/b-Davacı/ karşı davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5/c-Davalı/ karşı davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre konusuz kalan talepler yönünden 55.000 TL vekalet ücretinin davacı/ karşı davalıdan tahsiliyle davalı/ karşı davacıya verilmesine,
5/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen talep yönünden 55.000-TL vekalet ücretinin davalı/ karşı davacıdan tahsiliyle davacı/ karşı davalıya verilmesine,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
6/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalı/karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
6/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı/karşı davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
6/c-İstinaf yargılaması için davacı/karşı davalı tarafından yapılan 1.169,40x2=2.338,80 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 290,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.628,80 TL'nin davalı/ karşı davacıdan tahsiliyle davacı/karşı davalıya verilmesine,
6/d-Davalı/karşı davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026