Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/644 E. 2026/10047 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/644
Karar No
2026/10047
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/641 Esas, 2025/1592 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/227 Esas, 2024/140 Karar

Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereği taşınmaz yüzölçümünün azalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 inci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü 43 parsel sayılı taşınmazda satın almaya dayalı olarak mülkiyet sahibi olduğunu, taşınmazın 06.08.2012 tarihinde yüz ölçümünün düzeltildiğini, düzeltme sonrası müvekkilinin hissesinin 46.363,63 m²ye düşürüldüğünü, taşınmazın yüz ölçümünün 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi gereği yapılan düzeltme ile azaldığını ileri sürerek uğramış olduğu zararın ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, tapu sicilinin ilgilisini inanılır kılan herkese açık olduğunu ve kimsenin tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremeyeceğini, davacının yapılan düzeltme sonrasında, maddi hatadan dolayı mağduriyetten bahsederek hak talep etmesinin iyiniyetle, hakkaniyetle bağdaşmadığını, davacının söz konusu fahiş farkı bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın gerçek alanının 34.000 m²lik yüz ölçümüne sahip olduğu, davacının taşınmazın bulunduğu köyde sakin olması karşısında 340.000,00 m² yüz ölçümünün çok daha geniş bir alanı kapsayacağını ve dava konusu taşınmazın bu büyüklükte bulunmasının olanaklı olmadığını, 34.000,00 m²lik yüz ölçümü ile 340.000,00 m²lik yüz ölçümü farkını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla davacının satın aldığı taşınmazda bu kadar büyük bir hataya düştüğü inandırıcı bulunmadığı gibi 4721 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "durumun gereğine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyi niyet iddiasında bulunamaz" hükmü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2023/5-16 Esas, 2025/36 Karar sayılı kararı karşısında davacının iyi niyetli olduğunun kabulü mümkün görünmediğinden davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddi kararı ile müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı miktarına karşılık bedeli ödenerek satın alındığını, tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklı olarak Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, davacının satış işleminden önce tapu kaydını sorgulama, yüz ölçümünü ölçüp biçme yükümlülüğünün bulunmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/644, K. 2026/10047, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-644-e-2026-10047-k-93ba435a6118