Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11657 E. 2026/2846 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11657
Karar No
2026/2846
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1007 Esas, 2025/1039 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/536 Esas, 2025/100 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 642 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın Tekirdağ 1. Grup Gölet ve Sulamaları Planlama Raporu çerçevesinde, ...-1 Göleti ve Sulaması için kamulaştırma davası açıldığını, İdare Kıymet Takdir Komisyonu tarafından belirlenen değerin, kanuna uygun olarak tespit edilmesine rağmen, mahkeme tarafından daha yüksek bir bedel ödenmesine karar verilmesinin uygun bulunmadığını, mahkeme kararında, kamulaştırma bedeline dava tarihi ile karar tarihi arasında en yüksek faizin işletileceğinin belirtildiği, bu durumun yasal faiz uygulaması açısından fazla faiz hesaplanmasına yol açabileceğini, ayrıca, taşınmaz için %4 kapitalizasyon faiz oranının kullanılması ve belirlenen metrekare fiyatına %80 objektif değer artışı eklenmesi gibi itirazların dikkate alınmadığını, taşınmazın tarla vasfında olması ve belediye hizmetlerinden yararlanmamasının, objektif değer unsurunun kabul edilmemesi gerektiğini gösterdiğini, ayrıca İlk Derece Mahkemesinin vekâlet ücretine hükmetmediğini, kamulaştırma davalarında, her iki tarafın da taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemesi nedeniyle, vekâlet ücretinin belirlenmesinde dikkatli olunması ve her iki taraf için de yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, sonuç olarak, kamulaştırma bedelinin bilirkişi raporu üzerinden değerlendirilmesi ve belirlenen bedelin yüksek olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğu ve tarafların itirazlarının dikkate alınmadığını, ayçiçeği, saman, dane ve karpuz verim oranlarının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle daha yüksek verim oranları ve birim fiyatlarının belirlenmesi gerektiğini, ayrıca raporda sadece buğday, ayçiçeği ve karpuz gibi ürünlerin net gelir hesaplamasına dahil edilmesinin kabul edilemeleceğini, diğer ürünlerin de değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda belirtilen %80'lik değer artış oranının düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve ekonomik potansiyeli göz önüne alındığında bu oranın en az %400 olarak belirlenmesi gerektiğini, kamulaştırma sonrası müvekkilinin taşınmazında meydana gelecek değer azalışının yalnızca %4 olarak belirlenmesini kabul etmediklerini, müvekkilin kalan alandan yararlanmasının zorlaşacağını, sonuç olarak, hatalı bilirkişi raporuna dayanan mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda uygulanan verilerin resmi verilere uygun bulunduğu ve münavebeye alınan ürünlerin yörenin münavebe sistemi ile uyumlu olduğu, bilirkişi kurulunca belirlenen objektif değer artırıcı unsur oranının taşınmazın konumuna uygun düştüğü gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelirine göre değer biçilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11657, K. 2026/2846, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11657-e-2026-2846-k-9cd545417dbb