Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13937 E. 2026/5947 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13937
Karar No
2026/5947
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/888 E., 2025/1091 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/237 E., 2025/209 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıya ait iş yerinde ayakkabı taban basma makinesi operatörü olarak sigortalı şekilde çalıştığı sırada 02.01.2019 tarihinde meydana gelen iş kazası sonrasında ağır şekilde yaralandığını ve sağ kolu dirsek yakınından kesilerek sakat kaldığını, davalı iş yerinde kazanın meydana geldiği taban basma makinesinin otomatik durdurma sensörü bulunmadığını ve işçilere koruyucu malzeme verilmediği gibi iş güvenliği eğitimi de verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kazalı-davacı ... için 1.000 TL maddi,70.000 TL manevi,eş ... için 50.000 TL manevi, çocuklar ..., ..., ... ve ... için 25.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 18.02.2024 tarihli bedel artırımı dilekçesi ile davacı ... için maddi tazminat talebini 2.492,500 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının dava dilekçesindeki iddialarını kabul etmediklerini, müvekkili şirkete herhangi bir kusurun atfedilemeyeceğini kazanın tamamen davacının kusurundan kaynaklandığını, müvekkili iş yerinde uyarıcı levhaların bulunduğunu, tüm çalışanlara iş güvenliği eğitimi verildiğini, kazanın çalışan makineyi durdurmadan makinenin içine elini sokan davacının dikkatsizliği sonucu gerçekleştiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında,".. meydana gelen kazada davalı işverenliğin yüzde 80 davacı işçinin ise yüzde 20 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Kaldırma kararı öncesinde de belirtildiği üzere; .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü .. Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından komisyon kararı alınmıştır. 08/05/2019 tarih ve .. karar nolu "Komisyon Kararı"na göre, 02.01.2019 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre "İş Kazası" sayılmasına karar verilmiştir.Kaza nedeniyle davacının MKGKO'ı hususunda .. SGM, SSYSK ve ATK 3. İhtisas Kurulu raporları uyarınca raporlar alınmıştır. Her üç raporda da ayrı ayrı olarak davacı ...'in kaza nedeniyle Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 55,00 olduğu, başka birinin sürekli yardımımına muhtaç olmadığı, kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle SGM, SSYSK ve ATK ilgili dairesinin birbiri ile çelişmeyen ve maluliyet oranını değiştirmeyen raporları dikkate alınarak davacının kaza nedeniyle maluliyet oranının yüzde 55 olarak kesinleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve yargılama neticelendirilmiştir. Davacıya ... tarafından meydana gelen kaza nedeniyle 171.330,27 TL peşin sermaye değerli gelir bağlanmış ve ayrıca 1.391,17 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığının bildirildiği görülmüştür.

Dosya kaldırma kararı öncesi zarar hesabı için hesap bilirkişisine verilerek bilirkişi hesap raporu alınmıştır. Hesap bilirkişisinin hazırladığı raporunda tespit edildiği üzere dava konusu iş kazası nedeniyle % 55,00 maluliyeti olan davacının geçici iş göremezlik ödemesi ile ilk peşin sermaye değerinin mahsubu sonrasında, davacının % 100 kusursuzluğuna göre yapılan hesaplamada davacının 3.115.729,93 TL karşılanmayan maddi zararının olduğu belirtilmiştir. Davacının kusur oranı (yüzde 20 ) dikkate alındığında talep edebileceği maddi tazminat miktarının 2.492.583,94 TL olduğu hesap edilmiştir. Davacı vekilince 18/02/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat istemi 1.000,00 TL'den 2.492.500 TL'ye çıkartıldığı görülmüştür. Buna göre de davacının kusur oranı dikkate alınarak (yüzde 20) hesap edilen maddi zarar miktarı talep ile bağlı kalınarak hüküm altına alınmıştır...Davacının Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; manevi tazminat davalarında tazminata hükmedilirken miktar yönünden davalının kusur oranlarının matematiksel bir oranla tespiti gerekmeyip az da olsa kusurlu olmaları durumunda manevi tazminat verilmesi gerektiği, 22.06.1966, 66/7-7 sayılı İBK içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kuralları, davacının olaydan sonra duyduğu elem ve ızdırabın derecesi, psikolojik olarak etkilenme durumu, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, davacının vücudunda meydana gelen cismani zararın boyutuna göre davacının manevi tatmin duygularının giderilmesi, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayların meydana gelmesinde tarafların kusur durumu, olayın meydana gelmesinde daha ağır kusurun davalı işverende olması, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak davacının manevi tatmin duygusu yanında belirlenen miktarın caydırıcılık uyandırma oranı (HGK 23.6.2004, 13/291-370) göz önüne alınarak davacı lehine takdiren 70.000,00-TL manevi tazminat belirlenmiştir. Yine eşinin uzuv kaybı yaşayarak ömür boyu tek kolla kalmasına katlanmak zorunda kalan davacının eşinin, davacının ağır bedensel zarar dolayısıyla takdiren 40.000,00-TL , her bir çocuk için de 10.000'ar TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Buna göre aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur." gerekçesiyle, "Davanın kısmen kabulü, kısmen reddine,

1.2.492.500,00 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 02.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 2.70.000,00-TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 02.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,

3.40.000,00-TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 02.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ın eşi olan ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4.10.000'er TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 02.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ın çocukları olan ..., ..., ... ve ...'a ayrı ayrı (toplamda 40.000,00 TL) verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde,kusur oranlarnı kabul etmediklerini,hesap raporundaki hesaplama verilerinin hatalı olduğunu, TRH2010 yaşam tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu,ilk peşin sermaye değerli gelirin hesaplanan miktardan düşülmediğini, harçlar ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını,hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 1.Davalı vekilinin davacılar ...,...,...,... ve ... lehine hükmolunan manevi tazminat tutarlarına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminat tutarları ile davacı ... lehine hükmolunan manevi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; 1.Dosya kapsamı incelendiğinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıda sayılan hususlar dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/1. maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Buna göre davacı ... için hükmolunan maddi tazminata ilişkin 334.175,00 TL vekalet ücretine hükmolunması gerekirken 350.675,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin davacılar ..., ..., ..., ... ve ... leehine hükmolunan manevi tazminat tutarlarına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminat tutarları ile davacı ... lehine hükmolunan manevi tazminat tutarına yönelik davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 3.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün (9) no.lu bendinde yer alan 350.675,00-TL ibaresinin silinerek yerine 334.175,00-TL ibaresinin yazılması ile kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13937, K. 2026/5947, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13937-e-2026-5947-k-646df4a80f12