Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13646 E. 2026/5982 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13646
Karar No
2026/5982
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2126 E., 2024/386 K. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/21 E., 2023/174 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava, birleşen dava ve talep artırım dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ...'ın 20.07.2016 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; oluşan kazada idareye atfedilecek herhangi bir sorumluluğun bulunmadığını, müteveffanın idare tarafından bütün iş sağlığı ve iş güvenliği eğitimlerine tabi tutulduğunu, mevzuatın gerektirdiği tüm ... faaliyetlerini yerine getirdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın davalı şirket tarafından vidanjör şoförü olarak görevlendirilmesine rağmen TİSKİ'nin emir ve talimatları altında çalıştığı esnada hafriyat kamyonunu kullandığı sırada kazanın gerçekleştiğini, emir ve talimat verip denetleyen asıl işverenin TİSKİ olduğunu, dava konusu olayın müteveffanın ağır kusuru ile meydana geldiğini, müteveffanın kullandığı aracın hızını hava ve yük özelliklerine göre azaltmadığı için bizzat kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeniyle kazanın meydana geldiğini, davalıya kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-Asıl dosya ve birleşen dosya yönünden maddi tazminat talebi için davanın kabulü ile davacı ... için 713.700,76 TL, davacı ... için 109.712,33 TL'nin olay tarihi olan 20.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 2-Asıl dosya yönünden manevi tazminatın talebi için davanın kısmen kabul - kısmen reddi ile davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL'nin olay tarihi olan 20.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre; olayın oluş şekli, kazaya etken ihmali davranışlar dikkate alındığında davalılara %40, işçiye %60 kusur izafe edilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, davacının ücretinin belirlenmesinde hata bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde ücret haricinde ücrete ek ödemelerin yapıldığı yönünde iddiası ve ispatı bulunmadığı, hesap raporunda esasa etkili hata bulunmadığı, manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, reddedilen manevi tazminatlar yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hata bulunmadığı gibi belirlenen vekalet ücretlerinin AAÜT'ne uygun olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davacının ücretinin eksik belirlendiğini, b. Davacı ...'nın (...'nin) yeniden evlenme olasılığının yanlış hesaplandığını, c. Yaşamını yitiren ...'ın %60 kusurlu olduğu olasılığına göre hesaplama yapılmış ise de ölçümlenen kusur oranının dosyanın kanıt durumuyla örtüşmediğini, itirazlarının dikkate alınmadığını, d. Davalılar bakımından manevi ödencenin reddine göre ölçümlenen mahkeme vekalet ücretlerinin AAÜT kurallarına açık biçimde aykırı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Hükme esas alınan raporların olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun şeklide kusuru oranını belirleyemediğini, eksik ve hatalı bir raporlar olduğunu, kazanın oluşumunda TİSKİ'nin kusuru bulunmadığını, b. Maddi tazminat miktarının hatalı hesaplandığını, c. Kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, d. Belirsiz alacak davası olarak açılabilecek alacak miktarının belirli olmadığı bir durumun söz konusu olmadığını, ek dava usul yönünden hatalı olup, öncelikle be nedenle de reddi gerekmekteyken birleştirme kararı verilmesinin hukuk aykırı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve Kanun'a uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE, 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13646, K. 2026/5982, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13646-e-2026-5982-k-88a863a6668d