Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9557 E. 2026/2838 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9557
- Karar No
- 2026/2838
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/490 Esas, 2025/981 Karar KARAR : Esastan ret / Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/205 Esas, 2023/5 Karar
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; orman idaresinin açtığı dava neticesinde davacının maliki olduğu Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü 1 25... parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu kararın kesinleşerek tapuya işlendiğini, mülkiyet hakkının kaybedilmesinden dolayı dava konusu taşınmazın tapusunun iptaline dair mahkeme kararının kesinleştiği tarih itibarıyla gerçek değerinin bilirkişi raporu ile belirlendiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi uyarınca talebini artırmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın, tapu iptali ve tescil kararının kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazları bulunduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli ve 2022/205 Esas, 2023/5 Karar sayılı kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli ve 2023/514 Esas, 2023/1282 Karar sayılı kararı ile davaya konu tapu iptal kararının, inceleme tarihi itibarıyla şeklen geçerli olan kesinleşme şerhine göre, 05.07.2012 tarihinde kesinleşmiş olduğu ve bu tarih itibarıyla zararın doğduğu ve bu tarihte tazminat alacağının muaccel (istenebilir) hale geldiği, davanın 07.07.2022 tarihinde açıldığı öte yandan davalı Hazine vekiline dava dilekçesinin 29.07.2022 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra Hazine vekilince 10.08.2022 tarihinde (esasa cevap süresi içinde) açıkça zamanaşımı def'inde bulunulduğu, buna göre davanın açıldığı tarih itibarıyla on yıllık genel zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun ise istinafa konu edilen miktar itibarıyla karar kesin olduğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli ve 2023/514 Esas, 2023/1282 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece, fazlaya ilişkin haklar saklı tutarak belirsiz alacak olarak talep edilen 10.000,00 TL tazminat alacağının reddine karar verilmiş olup davacı tarafça alacağın belirli hâle getirilmediği de gözetildiğinde, davalı Hazine yönünden temyize konu dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden, 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın istinafı mümkün olduğundan sair hususlar incelenmeksizin istinaf başvurusu hakkında inceleme yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile vekâlet ücreti yönünden mahkeme kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/506 Esas, 2012/143 Karar sayılı kararının usulüne uygun olarak kesinleştirilmediğini, tarafların talebi olmadan kararın tebliğe çıkartıldığını, maddi anlamda kesinleşmiş bir karar bulunmadığını, tebliğ mazbatasında usulsüzlüğün açıkça görüldüğünü ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü 1 25... parsel sayılı taşınmazın yörede yapılan kadastro çalışmaları esnasında 27.11.1997 tarihinde davacı adına tespit ve tescil edildiği, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucu ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/506 Esas, 2012/143 Karar sayılı kararı ile tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 05.07.2012 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 07.07.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.