Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1740 E. 2026/2313 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1740
- Karar No
- 2026/2313
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2026/1740 KARAR NO : 2026/2313
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04.06.2026 NUMARASI : 2026/535 Esas, 2026/516 Karar MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27.03.2026 NUMARASI : 2025/854 Esas, 2026/205 Karar MAHKEMESİ : ALİAĞA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14.03.2025 NUMARASI : 2025/37 Esas, 2025/62 Karar DAVA : TAZMİNAT KARAR TARİHİ : 01.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 02.10.2026
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan yetki uyuşmazlığının yargı yerinin belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili Aliağa 3. Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; trafik sigortası davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen ... adına kayıtlı, sürücüsü ... olan ... plakalı aracın, 28/09/2024 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması nedeniyle, müvekkiline ait aracın ön kısımlarında ciddi bir şekilde hasar aldığını, kaza tespit tutanağına göre, ... plakalı aracın sürücüsü ...'in %75 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın onarımı sırasında motor kaputunun, sağ ön çamurluğunun, sağ ön podya, sağ far, ön tampon, ön tampon demiri, ön panjurunun yenisi ile değiştirildiğini, sağ ön kapı ve sağ ön direk sacının onarıldığını, değiştirilen ve onarılan kaporta parçalarının boyandığını, yapılan bu işlemler nedeniyle müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli için hazırlanan raporda, 190.000,00 TL değer kaybı ve 21.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkilin kusuru olan %25 oranında indirim yapıldığında, 142.500,00 TL değer kaybı alacağı ile 15.750 TL araç mahrumiyet bedeli alacağı olduğunu, ayrıca delil tespiti için ekspertiz raporu masrafı olarak taraflarınca 1.950,00 TL ödendiğini, bu alacakları için 21.01.2025 tarihinde arabulucuya başvurulduğunu ve tarafların anlaşamadığını belirterek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, araçta oluşan değer kaybı için şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle (sigorta şirketi teminatı nispetinde sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, araç mahrumiyet bedeli alacağı için şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ekspertiz raporu masrafı olan 1.950,00 TL'nin ödeme tarihi olan 19.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davanın açıldığı Aliağa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince, davacılar tarafından haksız fiil teşkil eden trafik kazasından kaynaklı tazminat taleplerine ilişkin olarak, araç sürücüsü olan davalı ile ZMMS sigortacısı olan sigorta şirketlerine karşı birlikte dava açıldığı, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme, genel hukuk mahkemesi olan Asliye Hukuk Mahkemesi ise de; davanın, gerçek kişiler ile birlikte karşı tarafın ZMMS yaptırdığı sigorta şirketine karşı da açılığı, davalı sigorta şirketinin, sigorta poliçesi nedeniyle sorumlu tutulduğu, TTK'nın 4/1-(a). ve 5. maddeleri gereğince mutlak ticari nitelikteki bu davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında "yargılama usulüne" ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekeceği, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 26.03.2014 tarihli 141 sayılı kararıyla müstakil Ticaret Mahkemesi kurulmuş olan yerlerde Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki merkez ilçe ile diğer ilçelerin adı ile kurulu Ağır Ceza merkezlerinde oluşturulan müstakil ticaret mahkemelerinin yargı çevresinin, yalnız Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde kalan ilçeleri kapsamına alacak biçimde ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi olarak tespit edildiği gerekçesiyle, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, HMK'nın 114/1-c. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve karar 31.10.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Dosyanın gönderildiği Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince, davacı tarafça davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, hal böyle olunca yetkili mahkemeyi seçme hakkının davalılara geçtiği, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesinde yetki ilk itirazı ile davaya konu uyuşmazlık ile ilgili yetkili mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun belirtildiği, davada İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 6. ve 116/1-a. maddelerine göre davanın yetki dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş ve karar 12.05.2026 tarihinde kesinleşmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince, haksız fiilin meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri itibariyle Aliağa Mahkemelerinin yetkili olduğu, Aliağa İlçesinin ticari davalar bakımından, dava tarihi itibariyle Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresine dahil olduğu, dolayısıyla görevli ve yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, Hakimler ve Savcılar Kurulunun 06.08.2025 tarihli 1070 sayılı kararı ile Menemen, Aliağa ve Foça İlçelerinin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresine dahil olduğu, ancak davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren düzenlemenin somut uyuşmazlık bakımından uygulama kabiliyetinin bulunmadığı, dolayısıyla, uyuşmazlığın önüne geldiği Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin, davalıların yetki itirazının reddine karar vermesi gerekirken, yetki itirazının kabulü ile dosyanın Mahkemeye gönderilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, Mahkemenin yetkisizliğine, Karşıya Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiş ve karar 15.07.2026 tarihinde kesinleşmiştir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme, genel hukuk mahkemesi olan asliye hukuk mahkemesi ise de; dava, gerçek kişiler ile karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketine karşı birlikte açılmış ise, zorunlu sigortalar, TTK'nın 1483. ve devamı maddelerinde düzenlendiğinden, anılan yasal düzenleme uyarınca mutlak ticari nitelikteki bu davada asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa, sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında yargılama usulüne ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu husus, hukukun öngörülebilir olmasının, usul ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de gereğidir. Bu durumda, gerek davalı araç sürücüsü, aracın işleteni ve gerekse de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu aynı maddi olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olmakla, davaların birlikte görülmesi zorunludur. Bütün talepler yönünden ihtilafın özel mahkeme olan asliye ticaret mahkemesince çözüme kavuşturulması gerekir. Somut olayda dava, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin kazaya karışan aracın sürücüsü, maliki ve zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesinin başlığı Aliağa Asliye Ticaret Mahkemesi şeklinde düzenlenmiş olup, dava 13/03/2025 tarihinde açılmıştır. Davanın ticari dava niteliğinde olduğu konusunda duraksama yoktur. Hakimler ve Savcılar Kurulunun 26.03.2014 tarihli 141 sayılı kararıyla müstakil Ticaret Mahkemesi kurulmuş olan yerlerde Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki merkez ilçe ile diğer ilçelerin adı ile kurulu Ağır Ceza merkezlerinde oluşturulan müstakil ticaret mahkemelerinin yargı çevresi, yalnız Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde kalan ilçeleri kapsamına alacak biçimde ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi olarak tespit edilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulunun 07.07.2021 tarihli 608 sayılı kararı ile, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin İzmir İlinin mülki sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç), Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin ise Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi olarak belirlenmesine karar verildiği, Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinin Karşıyaka, Çiğli, Menemen, Foça ve Aliağa ilçelerini kapsadığı, Hakimler Savcılar Kurulunun 06.08.2025 tarihli 1070 sayılı kararı ile Menemen Ağır Ceza Mahkemesi teşkilatının kurulmasına ve faaliyete geçtiği tarih itibariyle kararın uygulanmasına karar verildiği, 08.08.2025 tarihli 1232 sayılı müstemir yetki kararı ile Menemen 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kurulduğu ve 01.09.2025 tarihi itibariyle faaliyete geçtiği tartışmasızdır. Dava konusu trafik kazası Aliağa İlçesinde meydana gelmiş olup, davacının ikametgahı da Aliağa İlçesindedir. Davalı ... tarafından verilen cevap dilekçesinde davada Diyadin Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu belirtilmiş olup, diğer davalılar tarafından yetki itirazında bulunulmamıştır. HMK'nın 16. maddesi uyarınca yetki kamu düzeninden olmayıp, ilk itiraz olarak ileri sürülmesi halinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Hakimler ve Savcılar Kurulunun 06.08.2025 tarihli 1070 sayılı kararıyla daha önce Karşıyaka yetki sınırları içinde bulunan Menemen, Aliağa ve Foça İlçelerinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi yargı sınırlarından çıkarılmış ise de, dava tarihi olan 13.03.2025 tarihi itibariyle davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 21. ve 22. maddeleri uyarınca Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21. ve 22. maddeleri uyarınca Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen Mahkemeye gönderilmek üzere yargı yerinin belirlenmesini talep eden Mahkemeye gönderilmesine, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01.10.2026