Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1842 E. 2026/1133 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1842
- Karar No
- 2026/1133
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1842
KARAR NO: 2026/1133
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/07/2023
NUMARASI: 2022/305 Esas, 2023/508 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; taraflar arasındaki taşeron sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yüklenici tarafından başlatılan icra takibine davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısman kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili; taraflar arasında 114.000,00-TL bedelli Taşeronluk Sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin sözleşmede kendisine yüklenen işi eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı şirketin davacıya ödemesi gereken ücretlerin sadece bir kısmını ödediğini, davacı tarafından yapılan işe karşılık 20/01/2021 tarihinde vergiler dahil toplam 84.450,00-TL bedelli fatura kesildiğini ve e-fatura yoluyla davalı şirkete iletildiğini, davalı şirketin söz konusu faturaya süresi içerisinde herhangi bir itirazı bulunmadığını ve iade faturası kesmediğini, elden alınan ödemeden sonra kalan bakiye olan 49.450,00-TL'nin tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğini,belirterek; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, itiraz tarihi itibari ile mevcut olan nakit alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yan; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece 10.07.2023 tarihli karar ile;Takip konusu borcun, taraflar arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesine ve bu sözleşme kapsamında düzenlenen 20/01/2021 tarihli faturaya dayandığı fatura bedeli 84.450,00 TL olmasına rağmen, davalı borçlu tarafından yapılan 35.000,00 TL ödemenin mahsubu ile 49.450,00 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunmamasına rağmen aşamalarda ödeme iddiasında bulunduğu, ödeme iddiası yerleşik içtihatlara göre yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek bir iddia olup, mahkemece dikkate alındığı, davalı tarafından 22/02/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ile davacı şirkete gönderilen 35.000,00 TL tutarında iki adet havale ve dava dışı gerçek kişi adına gönderilen toplama 14.700,00 TL tutarındaki dört adet havale dekontunu mahkemeye sunduğu, davalı vekiline şahsa yapılan ödemeleri açıklaması için süre verilmesine rağmen herhangi bir beyanda bulunulmadığı, dava dışı gerçek kişiye yapılan ödemelerin ise, dava konusu sözleşme kapsamında yapıldığına dair davalı tarafından herhangi bir delil dosyaya sunulmadığı, dekontların açıklama kısmında da bu hususun açık ve net bir şekilde belirtilmediği, davacının da gerçek kişiye yapılan ödemeleri kabul etmediği gözetilerek, davalının öne sürdüğü toplamda 14.700,00 TL tutarındaki ödemenin dava konusu borçla ilgili olmadığı kanaatine varıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, 03/02/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının defterlerinin gerçeği yansıtmadığı, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davalının davacıya 49.450,00 TL asıl alacak ile 4.609,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.059,01 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, takip dosyasında takip bedelinin 54.250,00 TL olduğu, ancak davanın 63.230,05 TL üzerinden açıldığı, davacı vekilinin aradaki farkı dava tarihi itibariyle icra dosyasındaki borç miktarından kaynaklandığını açıkladığı, itirazın iptali davalarında takip tarihi esas alındığından; davacı vekilinin dava tarihi itibariyle 63.230,05 TL talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan, fazla talep edilen miktarın reddedildiği, asıl alacak miktarının likit olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 54.059,01 TL’lik kısmının iptaline; takibin 49.450,00 TL asıl alacak ve 4.609,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.059,01 TL üzerinden yasal faiziyle birlikte devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 10.811,80 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile;
1-03.02.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda ilgili ödeme kayıtlarını temsil eden ödeme dekontlarının sunulmadığını bildirmişse de, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin ekinde ilgili ödemelere ilişkin dekontların sunulduğunu
2-Davalı şirket cari hesabına yansıyan ödeme dekontlarından, ödemelerin davacı firmanın sahibi ve tek ortağı ...'nun TR.... İban nolu hesabına ....10.2021 de 1.000,00-TL, 14.10.2021 de 1.700,00-TL, 29.09.2021 de 2.000,00-TL ve 15.10.2021 de ise 10.000,00-TL ödemede bulunulduğunu, ayrıca, yine aynı açıklamalarla .... Şti. 'nin TR... İban nolu hesabına da 20.01.2021 tarihinde 30.002,40-TL ve 24.02.2021 de ise 5.000,00-TL ödemede bulunulduğunu, ancak, söz konusu ödeme dekontlarına rağmen, davalı şirketin 20.01.2021 tarihli 30.002,40-TL lik ödemesinin, davacı şirket kayıtlarına 30.000,00-TL olarak kaydedildiğini,
3-Mahkemenin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin ekinde sunulan ödeme dekontlarına binaen gerçekleştirilen ödemeleri dava dışı değerlendirmesi ilgili yargıtay içtihatlerince hukuka aykırılık teşkil ettiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında; taşeron sözleşmesi akdedilmiştir.
Davacı yüklenici, taraflar arsındaki bila tarihli taşeron sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için icra takibi başlatmış ve davalı iş sahibinin takibe itirazı sonucu; iş bu itirazın iptali davasını ikame etmiştir. Davalı iş sahibi ise davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında borcu ödediğini iddia ederek bir kısım ödeme belgeleri sunmuştur.
Mahkemece davacı yanın davalıya 84.450,00 TL tutarında fatura kestiği, davalının 35.000,00 TL ödediği, takibin bakiye 49.450,00 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, ancak davanın, dava tarihine kadar icra dosyasından işlemiş faiz talep edilerek; 63.239,05 TL üzerinden açıldığı, davalının 35.000 TL üzerindeki ödemelere dair dekontların bu işe ilişkin olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın 49.450,00 TL asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda; taraflar arasında bila tarihli taşeron sözleşmenin akdedildiği, davacı yüklenicinin yaptığı işlere ilişkin 84.450,00 TL lik fatura düzenlediği, davalı yanın bu faturaya itiraz etmediği kendi ticari defterine işlediği, mahkemece davalının ticari defterinin usulüne uygun olmadığını belirtmiş ise de bu belirtmeden usulüne uygun tutulduğu ancak yapılan ödemelerinin hepsini aynı günlü yani 31.12.2021 olarak kaydedilmesinin; kayıtların doğru olmadığını gösterdiğinin anlatıldığı, faturanın her iki tarafında defterine işli olduğu, davanın 35.000 TL üzerindeki ödeme dekontları incelendiğinde; açıklama kısmında " Yunus Emre İnal" yazılı olduğu, bu durumda davalı yanın bu ödemelerin, dava konusu alacağa ilişkin yapıldığını ispatlayamadığı, davacı yanın takip tarihi itibari ile hesaplanan alacak üzerinden itirazın iptali davası açması gerektiği ancak dava tarihi itibari hesaplana alacak üzerinden dava açtığından mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, davalı yanın icra inkar tazminatı konusunda ise istinafının bulunmadığı analşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../07/2023 tarih ve 2022/... Esas, 2023/.... Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 3.692,77 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 653,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.039,43 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.