Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2248 E. 2026/2082 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2248
- Karar No
- 2026/2082
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/2248 KARAR NO : 2026/2082
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI :2026/254 Esas - Derdest KARAR TARİHİ :04/05/2026 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 30/09/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'de ... Mahallesi ... Ada .... parsel sayılı taşınmazda 2016 yılından beri hazır beton işi yaptığını, kira sözleşmesi bulunduğunu, davalı ...'nin Karşıyaka 5 Noterliğinin 06/05/2024 tarihli 1247 yev. nolu ihtarnamesi İle OSB Genel Kurul kararında OSB'de kurulamayacak tesisler kapsamında kalan faaliyet gösterdiği gerekçesi ile taşınmazın tahliye edilmesinin aksi halde mühürleneceğinin ihtar edildiğini, 13/10/2025 tarihli işyeri açma ve çalıştırma ruhsat başvurularının da reddedildiğinin 13/11/2025 tarihli yazı ile bildirildiğini beyanla işyeri faaliyetinin sona erdirilmesi, mühürleme ve çalışma ruhsatı talebinin reddi işlemlerinin iptaline karar verilmesini, tedbiren işyeri faaliyetinin sona erdirilmesi ve mühürleme işleminin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İDM'ce tensip ara kararı ile tedbir harcı yatırıldıktan sonra ihtiyati tedbir talebin değerlendirilmesine karar verilmesi üzerine davacı vekilince harç yatırılarak 25/03/2026 tarihli dilekçe ile "mühürlüme işleminin tedbiren durdurulması" talep edilmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davacının usulüne uygun katılımcı/kiracı sıfatının bulunmadığını, davacı ile 2022 yılından beri süregelen yazışmalarla mevzuata aykırılık ve eksikliklerin tamamlanması için iyiniyetli olarak süre verildiğini, ancak sonuç alınmadığını, müvekkilinin yasadan kaynaklanan ruhsatlandırma ve faaliyet uygunluğu yetkisini kullandığını, davacının faaliyet raporunun "beton santrali" niteliğini ortaya koyduğunu, ruhsat başvurusunun reddinin Genel Kurul kararına uygun olduğunu, davacının çevre izin yükümlülüklerini de yerine getirmediği ve Çevre Mevzuatı gözetildiğinde müvekkilinin ruhsatlandırma ve denetim yetkisini hukuka uygun kullandığını, ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen 04/05/2026 tarihli ara kararda özetle; davacı vekilinin 25/03/2026 tarihli tedbir talebinin KABULÜ ile, davalı tarafça tesis edilen iş yerinin mühürlenmesine ilişkin işlemin yargılama sonuna kadar TEDBİREN DURDURULMASINA, karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir kararının görevsiz mahkemece verildiğini, yaklaşık ispat şartının sağlanmadığını, tedbir kararının uyuşmazlığın esasını çözer mahiyette olduğunu , somut tehlike şartının da bulunmadığını beyanla kararın kaldırılmasını, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacı vekili istinafa cevap sunmamıştır. G E R E K Ç E: Uyuşmazlık, davalı.... Yönetim Kurulunun davacı şirketin ruhsat başvurusunun reddi işlemlerinin iptali ve hukuka aykırı olduğunun tespiti istemli davada geçici hukuki koruma tedbiri isteminin kabulünden kaynaklanmaktadır. İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. fıkrası gereğince; Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 390/3.fıkrasına göre; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. 391/1.fıkra gereğince; mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. 394/1 fıkraya göre; Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. 2. Fıkraya göre; İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/42 md.) Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir. 4. Fıkra gereğince; İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. 5. Fıkraya göre; İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz. 6100 Sayılı HMK'nun 341/1.fıkrasında istinaf kanun yoluna başvuracak kararlar nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar olarak sayılmıştır. Somut olayda ise; ilk derece mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 04/05/2026 tarihli ara kararda ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tarafça 21/05/2026 tarihli dilekçe ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa konu edilen karara karşı bu niteliği itibariyle istinaf kanun yolu imkanı bulunmayıp, İtiraz yolu açık bir karardır. İstinaf kanun yolu imkanı bulunmayan halde, yasada verilmeyen bir hakkın mahkeme kararı ile verilmesi de mümkün olmayacağından; ilk derece mahkemesince istinafı mümkün olarak karar verilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince davalı vekilinin istinaf dilekçesi itiraz dilekçesi olarak kabul edilip, 6100 sayılı HMK madde 394/4 madde hükmüne göre işlem yapılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle 04/05/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı sunulan istinaf başvuru dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/1 ve 346 ncı maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle: 6100 Sayılı HMK'nun 341/2. maddesi gereğince; 1-Davalı vekilinin İDM'nin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin 04/05/2026 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvuru dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nun 341/1 maddesi ve 346 ıncı maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Kararın niteliği itibariyle harç alınmasına yer olmadığına, istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf yoluna başvuru harcının talep halinde yatırana iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, artan gider avansının talep halinde yatıranlara iadesine, 4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 30/09/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.