Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1128 E. 2026/1457 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1128
Karar No
2026/1457
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1128

KARAR NO:2026/1457

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:28/04/2026

NUMARASI:2026/118 Esas - 2026/355 Karar

DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi

DAVA TARİHİ:10/02/2026

İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/09/2026

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı...vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı...vekili, ... AŞnin Yönetim Kurulu Karar Defteri ile bir zarf içerisine konulan 2025 yılına ait harcama belgelerinin, şirketin YK Başkanı ...'e ... Mahallesi, ... Sokak,..., Şişli adresinde teslim edilmek üzere, 05.01.2026 tarihinde...Yalıkavak/Bodrum şubesinden ... numarasıyla gönderildiğini, adı geçen gönderi içerikleri, ... AŞ nin kendi üretimi standart poşet içerisine konularak ve gerekli bütün önlemler alınarak ilgili birime teslim edildiğini, gönderinin ... takip numarası ile kayıt altına alındığını, gönderi sürecinin özenle takip edildiğini,gönderinin kargoda kaybedildiğini, kayıp gönderiye ulaşılamadığını, yapılan başvurular sonucunda ... AŞ tarafından gönderinin akıbetinin tespit edilemediğini karar defterinin 31.01.2026 tarihine kadar noterlikçe yapılması gereken ara onay işlemlerin yaptınlamadığını, yine 28.01.2026 tarihine kadar muhasebe kayıtlarına alınması gereken 2025 yılına ait harcama belgelerinin işlenememesi de mali yönden zarar verdiğini, adı geçen defterin ve belgelerin korunması ve tasdik işleminin yaptırılması konusunda üzerine düşen özen yükümlülüğünü eksiksiz şekilde yerine getirdiğini,zayi olayının, tarafların kusurundan kaynaklanmadığını,TTK nın 82/7.maddesi uyarınca, ticari defterlerin tacirin iradesi dışında ve kusuru olmaksızın zayi olması halinde, zayi belgesi talebinin mümkün olduğunu, somut olayın bu düzenlemenin tipik uygulama alanı olduğunu, adı geçen defterin ibraz edilememesi, şirket açısından ileride hukuki ve cezai sorumluluk yaratabileceğini ileri sürerek karar defterinin ve ilgili evrakların zayi olduğuna dair taraflarına zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, somut olayda talep eden tarafından yönetim kurulu karar defteri ve 2025 yılı harcama belgelerinin kargoda taşıma sırasında kaybolduğunun iddia edildiğini, davacının ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğünü özenle yerine getirdiğini gösteren olguları ortaya koymadığı, kısacası davacının basiretli bir tacir gibi davrandığını kanıtlayacak delil göstermediğini, Yargıtay 11. HDnin zayi belgesi istemine ilişkin içtihatlarının da bu yönde olduğu (E:2015/13372, K: 2017/1346, T:07.03.2017) anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı...vekili; müvekkil şirketin, ticari defterlerin korunması ve tasdik işlemlerinin yaptırılması konusunda üzerine düşen tüm dikkat ve özen yükümlülüğünü eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, defterler, güvenilir kamu kurumu niteliğindeki ...’ye, prosedüre uygun şekilde teslim edildiğini, yine evrakların özel ve önemli olduğu bilgisi de özellikle verildiğini, defterlerin zayi olması, müvekkili şirketin herhangi bir kusurundan kaynaklanmadığını, tamamen ...’nin gönderiyi muhafaza ve teslim yükümlülüğünü yerine getirmemesi şeklindeki hizmet kusurundan kaynaklandığını, zayi olayı tamamen üçüncü kişinin hâkimiyet alanında meydana geldiğini, basiretli tacir yükümlülüğü, tacire üçüncü kişinin kusurundan kaynaklanan her türlü riski ortadan kaldırma yükümlülüğü yüklemeyeceğini, müvekkili şirket yönetim kurulu karar defterini ibraz edemediğini, noter nezdindeki işlemlerini yerine getiremediğini ve şirket faaliyetleri ciddi şekilde sekteye uğrattığını, mahkemenin katı yorumunun, TTK m. 82/7’nin koruma amacına aykırı olduğunu, somut olayın özellikleri gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle verilen hukuka aykırı kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, TTK'nın 82. maddesi kapsamında zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.Zayi belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı...taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı...tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, zayii belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, kanunda yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak,olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir." (Yargıtay HGK'nın 2014/827 E., 2016/311 K. sayılı ve 16/03/2016 tarihli ilamı).TTK'nın 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ziyaa uğraması gerekmektedir. Bunun dışında tacirin defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi gerekmektedir.Tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde, zayi belgesi verilmesi talep edilemez.Somut olayda; davacıya ait ticari işletmeye ait yönetim karar defteri ve 2025 yılı harcama belgelerinin kargoda taşıma sırasında kaybolduğu ileri sürülmüştür. Zayii olayının kanunda yazılı benzer sebeplerle, davacının iradesi dışında önlenemez bir sebeple meydana geldiği ispatlanamamıştır. Mahkemece davacının ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğünü özenle yerine getirdiğini gösteren olguları ortaya koymadığı, davacının kargoda kayıp olabileceğini öngörerek basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğinden bu gerekçeyle davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik görülmeyip, davacı...vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı...tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1128, K. 2026/1457, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1128-e-2026-1457-k-906b9de0059a