Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11192 E. 2025/9849 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11192
Karar No
2025/9849
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2185 Esas, 2024/1385 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 25113 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece usulüne uygun kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda parselasyon işlemi yapılmış olup taşınmazın imar planında pazar alanı olarak planlandığını, fiilen el atılmadığını, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşımazın bedelinin yüksek belirlendiğini, emsal uygun emsal olmadığı gibi dava konusu taşınmazın değerli kabul edilmesinin de doğru olmadığını, davacı lehine hükmolunan vekâlet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 4527 m2 arsa niteliği ile tapuda kayıtlı olup davacı ...'nun 113/4527, ...'in 38/4527, ...'in 37/4527 payı bulunduğu, taşınmazın 1/1000 imar planında pazar yeri olarak ayrıldığı, 2023 yılı rayiç bedelinin 106,57TL olduğu, taşınmazda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, emsal taşınmazın imar planı içinde düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olduğu ve 2023 yılı rayiç bedelinin 106,57 TL olduğu, davaya konu taşınmazın niteliği gözetildiğinde hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın vasfı arsa olarak kabul edilmek suretiyle emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, ... Mahallesi, 12170 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 75/8336 payının 50.000,00 TL bedelle 24.12.2019 tarihli satışının emsal alındığı, satış tarihinin dava tarihinden önce olduğu, satışın tapuda yapıldığı ve özel amaçlı olmadığı, emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yer, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazdan eşit değerde olduğunun kabulü m² birim fiyatının hesaplanmasında, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibariyle hükmedilmesinde, yargılama giderlerinin davalıdan tahsilinde, davacı yararına vekâlet ücreti takdir edilmesinde, imar planındaki niteliği gözetilerek davalı belediyenin sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ancak; dava konusu taşınmaz tek olup asıl dava ile birleştirilen dava tek bir hukukî nedene dayalı olarak açıldığından, davacılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmadığı gibi, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maktu karar harcına hükmedilmiş ise de taşınmaza fiilen el atılmış olması ve 7421 Sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken karar harcına yönelik olarak İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza sahiplenme kastı ile fiilen el atılmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, emsal incelemesinin hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11192, K. 2025/9849, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11192-e-2025-9849-k-9c0138a6dce7