Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11778 E. 2025/9255 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11778
- Karar No
- 2025/9255
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3707 Esas, 2024/2688 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 42391 ada 6 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın imar planında otopark alanında kalması nedeniyle davalı ... tarafından hukuken kamulaştırmasız olarak el atıldığı iddiasıyla 28.08.2019 tarihinde ... 6. İdare Mahkemesinin 2019/977 Esas sayılı dosyasında kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat istemiyle dava açıldığını, ... 6. İdare Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/977 Esas, 2020/1366 Karar sayılı ilamıyla toplam 332.165,00 TL bedelin müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, her ne kadar söz konusu karar Danıştay tarafından adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle bozulmuşsa da, bundan önce davalı belediyenin devir şartı ile İzmir 6. İdare Mahkemesi kararındaki bedeli Kasım 2022 tarihinde ödediğini, ancak bu süreçte gerçekleşen enflasyon oranları karşısında, kamulaştırmasız el atma bedelinin önemli ölçüde değer kaybettiğini, müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, bu nedenle davanın kabulü ile faizle giderilemeyen şimdilik 100.000,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından kamulaştırmasız el atma davasında hükmedilen bedelin davacı tarafla varılan uzlaşma sonrasında yapılan prtokol kapsamında yasal faizi ile birlikte ödendiğini, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği munzam zararı somut delillerle ortaya koyamadığını, müvekkili idarenin kusurundan söz edilemeyeceği için munzam zarardan da sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza hukuken el atılması nedeniyle 28.08.2019 tarihinde ... 6. İdare Mahkemesinde dava açtıklarını, ancak bedelin 2022 yılı Kasım ayında ödendiğini, bu süreçte ekonomik verilerde ve taşınmaz değerlerinde yaşanan fahiş artış ve değişimler sonucunda müvekkilinin uğradığı zararının yasal faiz oranı ile karşılanamadığını, Anayasa Mahkemesi kararlarında munzam zararda davacının zarara uğradığını ayrıca ispatlaması yönünde katı yorum yapılmasının hak ihlali olarak değerlendirildiğini, bu kapsamda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 122 nci maddesinde alacaklı temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlü olduğu hükmünün düzenlendiği, davacılar açısından munzam zarara hükmedilebilmesi için davacı alacaklıların zararının faizle karşılanamadığını, bunun üstünde zararının oluştuğunu maddi vakıalarla ve belgelerle kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça munzam zarar talebine ilişkin iddianın ötesinde bilgi ve belge sunulmadığını, munzam zarar talebinin bu gerekçe ile reddinin yerinde olduğu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kararlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.