Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12914 E. 2025/9516 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12914
- Karar No
- 2025/9516
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/427 Esas, 2024/106 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinde geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; davacının paydaş olduğu davaya konu ... ili, ..., ... Mahallesi ... ada 23 parsel sayılı taşınmazın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/653 Esas, 1974/214 Karar sayılı kararı ile 2 parçaya ifraz edildiğini, 86 ada 38 parselin ... Genel Müdürlüğü adına tapuya hükmen tescil edildiğini, usulsüz el atılan bölümün değerinin tespiti ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun (221 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca idare adına tescilli taşınmaz olduğunu ileri sürerek dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2017 tarihli ve2017/445 Esas, 2019/270 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli ve 2020/147 Esas, 2021/1720 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli ve 2020/147 Esas, 2021/1720 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın evveliyatı olan ... ili, ..., ... Mahallesi ... ada 23 (geldisi 11) parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti çalışmaları sonucunda 15.09.1958 tarihinde davacının murisi adına tescil edildiği, ... Sular İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1973/653 Esas, 1974/214 Karar sayılı dosyası ile hasımsız olarak açılan dava sonucunda taşınmazın 1500 m²lik bölümünün, ifrazen 86 ada 38 parsel olarak 221 sayılı Kanun hükümleri uyarınca idare adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazın 28.03.1958 tarihinde kadastro tespiti sonucu o tarihteki malikleri adına tespit edildiği ve dava açma hakkının da bu tarihte elde edildiği, dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden çok önce ... ve isale hattı olarak el atıldığı, 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde yer alan 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde (13.01.1963 tarihine kadar) taşınmaz maliklerince dava açılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma davasının şartlarının gerçekleşmediğini, dava konusu taşınmaza el atılmadığını, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümediğini, taşınmazın... Suyu alanında olduğunu, davanın ret olması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar Sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek bozma gerekleri yerine getirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, aşağıda yazılı kalan temyize başvurma harcının davalı idareden alınmasına,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.