Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/3350 E. 2025/10189 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3350
- Karar No
- 2025/10189
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/422 Esas, 2014/329 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., 458 ada 5 parselde kayıtlı taşınmazın Üsküdar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/86 Esas 1972/93 karar sayılı kararı ile 221 sayılı kanun kapsamında kamulaştırıldığını, davacıların kamulaştırma tarihinde malik olan kişilerin mirasçıları olduklarını, anılan mahkeme kararının hasımsız olarak verilmesi nedeniyle maliklere kamulaştırma ile ilgili hiçbir bilgilendirme ve ödeme yapılmadığını ve tebligat da yapılmadığını belirterek belirlenecek kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza 1956 tarihinden sonra el atıldığı sabit olup, hak düşürücü süre nedeni ile red kararı hatalı olup Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilerek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazda ilk tesis kadastrosunun 09.10.1952 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı ve dosya kapsamından, taşınmaza 9.10.1956 yılından önce el atıldığının sabit olduğu anlaşılmıştır.
3. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar Sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği de gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.