Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/10779 E. 2025/10190 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10779
- Karar No
- 2025/10190
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2851 Esas, 2022/2817 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/241 Esas, 2022/268 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesinde bulunan, 1531 ada 1 ve 1531 ada 54 parsel sayılı taşınmazların malikinin “Evkaf Hazinesi” olduğunu, Konak Belediye Başkanlığınca, taşınmaların imar planında yolda kalması ve fiilen yol olarak kullanılması nedeniyle yola terkin işlemlerinin yapılmasının istendiğinin belirterek belirlenecek kamulaştırmasız el koyma bedelinin el koyma tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine göre, dava konusu taşınmazlara 1951 öncesi el atıldığı anlaşıldığından, eldeki davada 221 sayılı Kanun(221 sayılı Kanun) hükümleri uygulanması gerektiğinden ve 221 sayılı Kanun'un 4 ncü maddesinde "Gayrimenkulün bedelini dava hakkı, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki sene sonra düşer." hükümleri yer aldığından, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Yapılan incelemede; tapu maliki davacının dava konusu taşınmazlara 29.07.1934 tarihinde malik olduğu ve yapılan araştırma sonrası alınan bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmaza 9.10.1956 yılından önce el atıldığının sabit olduğu anlaşılmıştır.
3. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği de gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.