Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11200 E. 2025/9846 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11200
- Karar No
- 2025/9846
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1167 Esas, 2024/1148 Karar KARAR : Usulden ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ecrimisil talebi yönünden miktar itibarıyla kesinlik sınırı nedeniyle usulden reddine kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat talebi yönünden istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Ecrimisil istemine ilişkin olarak hüküm altına alınan bedel Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığından, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin tazminat istemi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... 708 ada 18 parsel sayılı taşınmazın davalı idareler tarafından kamulaştırılmadığı hâlde, taşınmaza fiilen el atıldığını, davacının taşınmaza paydaş olduğunu, bu nedenle taşınmazın el atılan kısmının bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... Belediye Başkanlığının sorumluluk alanında olduğundan öncelikle davanın usulden reddine, idarece fiili el atma olmadığından esastan reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kanuna ve içtihatlara uygun olarak yöntemince el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak bedel belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; süre aşımı ve husumet itirazında bulunarak davanın usulden reddine karar verilmesini, ayrıca dava konusu taşınmazın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/1055 Esas, 1972/894 Karar sayılı kararı gereğince 3960 m²lik sahasında ... ve ... lehine irtifak hakkı tesisi yapıldığını, taşınmazın 3789 m²lik bölümünün 1989 yılında kısmi imar uygulamasına tabi tutularak aralarında eski parsel numarası olan 708 ada 18 parsel ile 5045, 8000 ve ... No.lu imar adalarının oluştuğunu, uygulama yapılırken düzenleme ortaklık payından oluşacak olan parsele yine 708 ada 18 parsel numarası verildiğini ve malikler adına 3960,00 m²lik irtifak hakkı parselinin oluştuğunu, daha sonra ... Belediye Encümeninin 23.08.1990 tarihli ve 4604 sayılı kararı ile ilk Encümen kararına 8000, 8001 ve 5045 adaların tamamı yazılmadığından bu adalar için ek karar alındığını, yapılan imar uygulamasında Belediye Encümen kararında dava konusu parsel 708 ada 18 parsel olarak yazıldığı hâlde, dağıtım cetvelinde 708 ada 1 parsel olarak yazıldığını, bu durumun sebebinin anlaşılamamakla birlikte sehven yazıldığı kanaatinde olduklarını, taşınmazın ikinci imar uygulamasında tamamının imar uygulamasına girmesinden dolayı kapatılması gerekirken, düzenleme ortaklık payından oluşması gereken ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.08.1972 tarihli ve 1972/1055 Esas, 1972/894 Karar sayılı kararı gereğince 43960 m²lik sahasındaki irtifak parselinin hangi sebepten dolayı malikler adına oluştuğunun anlaşılamadığını belirterek davanın esastan da reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza park, yol, ana arter ve trafo alanı olarak el atıldığı gözetilerek, park ve yol olarak el atılan bölümün ... Belediye Başkanlığının, ana arterde kalan bölümün ise ... Belediye Başkanlığının sorumluluğunda olduğu kabul edilerek kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, sorumluluğun ... Belediyesine ait olduğunu, davacının idareye uzlaşma başvurusunda bulunmadığını, davacının müvekkili idareden alacağı herhangi bir tazminat bedelinin bulunmadığını, tespit edilen bedelin de fahiş olduğunu, bilirkişilerin emsal seçimini yanlış yaptığını, taşınmaz üzerinde mahkemece irtifak hakkı kurulduğundan ecrimisil ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ... ili, ..., ... 108 ada 18 parsel sayılı 20750,00 m² yüzölçümlü taşlık çalılık olarak malikleri adına kayıtlı taşınmazın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.08.1972 tarihli ve 1972/1055 Esas, 1972/894 Karar sayılı kararı gereğince 3960 m²lik sahasından ''....” lehine irtifak hakkı tesisi yapıldığı, taşınmazın 3789 m²lik bölümünün 1989 yılında kısmi imar uygulamasına tabi tutularak aralarında eski parsel numarası olan 708 ada 18 parsel ile 5045, 8000 ve 8001 No.lu imar adalarının oluştuğunu, uygulama yapılırken düzenleme ortaklık payından oluşacak olan parsele yine 708 ada 18 parsel numarası verildiğini ve malikler adına 3960,00 m²lik irtifak hakkı parselinin oluştuğunu, daha sonra... Encümeninin 23.08.1990 tarihli ve 4604 sayılı kararı ile ilk Encümen kararına 8000, 8001 ve 5045 adaların tamamı yazılmadığından bu adalar için ek karar alındığını, yapılan imar uygulamasında .. Encümen kararında dava konusu parsel 708 ada 18 parsel olarak yazıldığı hâlde, dağıtım cetvelinde 708 ada 1 parsel olarak yazıldığını, bu durumun sebebinin anlaşılamamakla birlikte sehven yazıldığı kanaatinde olduklarını, taşınmazın ikinci imar uygulamasında tamamının imar uygulamasına girmesinden dolayı kapatılması gerekirken, düzenleme ortaklık payından oluşması gereken ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.08.1972 tarihli ve 1972/1055 Esas, 1972/894 Karar sayılı kararı gereğince 43960 m²lik sahasındaki irtifak parselinin hangi sebepten dolayı malikler adına oluştuğunun anlaşılamadığını, ayrıca ecrimisil bedeline her yıl itibarıyla dönem sonlarından faiz işletilmesinin de haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu yerde sorumluluğun ... Belediye Başkanlığına ait olduğunu, dava konusu parselin belediyelerinin yetki ve sorumluluk alanı içerisinde bulunmadığı gibi belediyelerince herhangi bir çalışma da yapılmadığını, taşınmaza fiilen el atılmadığını, taşınmazın tespit edilen m² birim bedelinin fahiş olduğunu, emsal kıyaslamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli İmar Planında imar yolu, ... alan ve trafo alanı olarak planlı olup ara arter niteliğinde yol ve park yapılmak suretiyle ... Belediyesi tarafından, ana arter niteliğinde yol yapılmak suretiyle ... Büyükşehir Belediyesi tarafından fiilen el atıldığı, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazdan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, 2022 yılı emlak vergisine esas m² birim fiyatlarının 776,00 TL olduğu, emsal olarak alınan Antalya İli ... ... Mahallesi 27534 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli İmar Planı içerisinde düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olduğu, 2022 yılı emlak vergisine esas m² değerinin 390,00 TL olduğu, emsal taşınmaza ait 23.02.2016 tarih 8344 yevmiye nolu resmi satış örneğinin dosyaya celp edildiği, emsal olma özelliğine sahip bulunduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yanlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda tartışıldığı, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 1,1532 kat daha değerli kabul edilmesinin emlak vergi değerleri açısından da değerlendirildiğinde yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ... lehine bulunan irtifak hakkının dava konusu taşınmazın değerinde %2 değer düşüklüğüne sebebiyet vereceği kabul edilip davacı hissesi karşılığının tazminat bedeli olarak belirlenmesinin yerinde olduğu, ancak kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığı, yerel mahkemece harcın nispi alınması gerekirken maktu alınmasının hatalı olduğu, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının resen göz önünde bulundurulan hususlar dikkate alındığında kısmen yerinde olduğu görülmekle davalı idareler vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne ve davalılar aleyhine hükmedilen ecrimisil yönünden ise istinaf başvurularının usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca 7421 sayılı Kanun'un 5 nci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 uyarınca maktu harca hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesinde ve dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan irtifak hakkının taşınmazda meydana getireceği değer düşüklüğü gözetilerek bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı ... Vekilinin Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanun uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 saylı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.