Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11238 E. 2025/10325 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11238
- Karar No
- 2025/10325
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1959 Esas, 2024/1350 Karra KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/236 Esas, 2023/321 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun ecrimisil yönünden usulden reddine, tazminat yönünden ise davalı idareler vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili ..., ... Mahallesi 269 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından imar uygulaması sırasında kamulaştırmaya ayrılan ve bedeli ödenmeyen bölümlerinin bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usule ilişkin itirazlarının kâbulü ile davanın reddini, aksi takdirde davanın esastan reddini, iş bu kamulaştırmasız el atma davasının açıldığına dair taşınmazların tapu kaydına şerh düşülmesi için müzekkere yazılmasını ve davacının istemin kabulü halinde ise herhangi bir kabul anlamına gelmemekle birlikte sebepsiz zenginleşmeye mahal verilmemesi ve vekil eden idarenin herhangi bir hak kaybına uğratılmaması bakımından hüküm ile re'sen taşınmazlar üzerine üçüncü kişilere devir/temlik ve tescili önler nitelikte ihtiyati tedbir konulmasına ve her türlü şerh ve borçtan arındırılmış şekilde taşınmazın vekil eden idare adına tescilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; muris Nasuh Yılmaz'ın davacı ... adına intikalinin yapılmadığı tespit edildiğinden davanın dava şartı yokluğundan reddini, dava konusu taşınmazın ... sorumluluğunda olduğunu, hal böyle iken açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, yetki ve sorumlulukları içinde bulunmadığından belediyeleri tarafından el atılmış olan dava konusu taşınmaza ilişkin iş bu davanın belediyeye yönetilmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, ecrimisil ve tazminat taleplerine itirazlarının bulunduğunu, usule ve esasa ilişkin itirazlarının dikkate alınarak davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; sorumluluğun İlçe Belediyesine ait olduğunu dava konusu taşınmaza ilişkin yola terk beyannamelerin bulunduğunu, bu nedenle tazminat ve ecrimisil taleplerinin dinlenebilirliğinin olmadığını, kıyaslama ve mukayese tablosu oluşturulmadan rapor tanzim edildiğini, bedelin fahiş olarak belirlendiğini, dava konusu taşınmaza el atma tarihindeki durumlara göre değer biçilmesi gerektiğini, ecrimisil bedelinin yüksek belirlendiğini, hükmedilen bedelin tümüne dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin Büyükşehir belediyesine yöneltilmesini gerektiğini, aleyhlerine bedel hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve ek rapora karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığını, arsa yönünden yapılan ve davacıların hisselerini gösteren hesaplamaların hatalı olduğunu, ecrimisil talebinin tümden reddettiklerini ve hatalı hesaplandığını, hatalı kısımların düzeltilmediğini, belirlenen bedelin yüksek hesaplandığını, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı aleyhine hüküm altına alınan ecrimisil bedelleri dikkate alındığında, hüküm tarihinde miktar itibarıyla verilen kararın kesinlik sınırı olarak belirlenen 17.830 TL'nin altında olduğu anlaşıldığından hükmolunan ecrimisile yönelik davalı vekilinin istinaf dilekçelerinin kesinlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş tazminat bedelleri yönünden yapılan incelemede, dava konusu Antalya ili, ..., ... Mahallesi 269 ada 7 nolu parselin 1985 yılında yapılan imar düzenlemesi ile 3894 m² iken, 324 m²sinin 2818 ada 1 parsele, 588 m² sinin 2811 ada 2 parsele gittiği, taşınmazın 2982,10 m²sinin yol ve kamulaştırılacak alan içerisine ayrılarak davalılar tarafından bu alana fiilen el atıldığı belirlenmiştir. Dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen kısmın ana arter niteliğinde olan 100. yıl Bulvarı üzerinde kaldığı, yolun ana arter de kalması nedeniyle sorumluluğun ... Belediyesine ait olduğu, B ile gösterilen 444,28 m², C ile gösterilen 9,35 m² kısmın ise ara arterde kalıp sorumluluğun ... Belediyesinde olduğu kabul edilmiştir. Dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği ancak, dava konusu taşınmazın imar uygulaması sırasında kamulaştırmaya ayrılan kısmının tapu kaydının kapatıldığı bu nedenle, tescil ilişkin hüküm tesisine gerek bulunmadığı halde ilk derece mahkemesince verilen hükmün 4 ve 5. bendinde tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi ve İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maktu karar harcına hükmedilmiş ise de, taşınmaza fiilen el atılmış olması ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7138 Esas, 2023/8034 Karar sayılı kararı gözetildiğinde, 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece bu husus gözetilmeden karar verilmiş olması doğru görülmediğinden davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaz 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmaza yol olarak el atıldığından davacı payına düşen bedelin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı ... Başkanlığından alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.