Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10868 E. 2025/10778 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10868
- Karar No
- 2025/10778
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/767 Esas, 2024/1516 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/365 Esas, 2021/492 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 22 nci maddesine göre idarenin davacıya geri alım hakkını kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa ili, Osmangazi ilçesi, ... Mahallesi 5360 ada, 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar ile 3687 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tamamının davalı idare tarafından 18.818.261,05 TL bedel ile kamulaştırıldığını, taşınmazların davalı idare adına tescilinden çok kısa bir süre sonra kamu yararı amacı ile hiç kullanmaksızın taşınmazların tamamını mecut imar durumunda tadilat yaparak satışa çıkarttığını ve taşınmazların 3.kişi konumunda olan şirket tarafından satın alındığını, davalı idarenin müvekkilinin kamulaştırılan taşınmazlarından elde ettiği kazancın 7.181.738,05 TL olduğunu, kamulaştırılan taşınmazın kamu yararı için kullanılmadan, imarı değiştirilerek rant amaçlı üçüncü kişilere satılamayacağını, davalı idarenin kamulaştırılan taşınmazları kamulaştırma bedeli olarak takdir edilen m² birim fiyatının çok üzerinde bir değer ile satarak müvekkilini zarara uğrattığını ve kendisi açısından da haksız kazanç sağladığını, müvekkilinin mülkiyet hakkının zedelendiğini belirterek dava konusu taşınmazların müvekkiline ödenen kamulaştırma bedeli ile davalı idare tarafından elde edilen saış değeri arasındaki farka ilişkin olarak müvekkilinin doğan zararının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.181.738 TL'nin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkiline ait taşınmazların, davalı tarafından aynı ihale ile satılan 3687 ada 1 parselde bulunan taşınmaza kattığı değer artışı yönünden davalı idarenin elde ettiği haksız kazanç nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL'nin satış tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 26.01.2015 tarihli ve 13189 sayılı yazı ile ... Dönüşüm alanı için belirlenen proje konsepti doğrultusunda hak sahiplerine tebligat yapılarak ekinde incelemeleri için sözleşme metninin gönderildiğini, belediyeye başvuruda bulunarak uzlaşma yoluyla kamulaştırma talep eden hak sahiplerinin kamulaştırma işlemlerine başladığını, 146 kişiye ait hissenin tescilinin tamamlandığını, 26 hissedarın parselinin mülkiyetinin ise sözleşme karşılığında müvekkili idareye devredildiğini, verilen sürede başvuru yapmayan ve anlaşma sağlanamayan hak sahiplerinin taşınmazları ile ilgili 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre işlem yapılmasının kararlaştırıldığını, bu aşamada davacının mülkiyetinde bulunan ... Mh. 5360 ada, 1 ve 2 parseller ile 3687 ada, 2 parsel üzerinde bulunan bina ve bina eklentileri ile ilgili olarak verilen süre içerisinde herhangi bir başvuru yapılmadığını, bunun üzerine kamulaştırma davası açıldığını ve belirlenen bedellerin davacıya ödenmesinden sonra taşınmazların belediye adına tescilinin sağlandığını, dava konusu taşınmazların kamulaştırma amacı dışında kullanılmadığını, dava konusu taşınmazların kamulaştırma amacı doğrultusunda işlem tesis edilmek suretiyle ihale edildiğini, kentsel dönüşüm projesi kapsamında sürecin yürütülmeye davam edildiğini, dava konusu taşınmazların imar planında bir değişiklik bulunmadığını, ihaleyi alan şirket ile belediyenin hissedar olduklarını, davacı tarafın 3687 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın satışından elde edildiği iddia edilen değer artışı yönündeki taleplerinin hukuki mesnetten yoksun ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihale şartnamesi gereğince satışı yapılan taşınmazların hepsinin birlikte satın alınması zorunluluğu getirilmiş olduğu yola cephesi olmayan değeri düşük taşınmazlarında dava konusu taşınmazlarla aynı bedelle satışının yapıldığını, kamulaştırma bedeli ile satış bedeli arasında davalı belediyenin elde ettiği kazancın 7.181.738,00 TL olduğunu, bilirkişi raporu ile tespit edilen rakamın düşük olduğunu, davalı idarenin taşınmazı 3. kişiye satmadan önce eski maliklere durumu bildirmesi ve taşınmazı iade almak isteyip istemediğini sorması gerektiğini, davalı idarenin bu yasal düzenlemeye uymayarak dava konusu taşınmazları 3. kişiye hele de imar durumunda tadilat yapmak sureti ile kamulaştırma bedeli olarak takdir edilen m² birim fiyatının çok üzerinde bir değer ile satarak davacıyı zarara uğrattığını ve davalı idarenin haksız bir kazanç sağladığını ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma amacı dışında kullanılmadığını, taşınmaza belediyenin de hissedar olduğunu, davacı tarafın ihaleden haberdar olduğu halde itiraz veya ihaleye katılım ya da geri alım hakkını kullanmak için başvuru yapmadığını, söz konusu taşınmazlar hakkında tamamlanmış kamulaştırma davalarının bulunduğunu, kesin hüküm varken sebepsiz zenginleşme nedeniyle hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar kısmında "kentsel dönüşüm ve gelişim kararı vardır şerhinin" bulunduğunu, dava konusu parsellerin imar uygulaması gördüğünü ve ihaleyi alan şirket ile belediyenin hissedar olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; imar değişikliğinin kamulaştırma kararı ve kamu yararı kararı ile ilgili olup olmadığı, taşınmazın kamulaştırmadan önceki ve sonraki durumuna ilişkin bilirkişi heyetinden alınan 14.10.2022 havale tarihli rapor ile bu hususların ayrıntılı olarak değerlendirildiği, dava konusu yerde ihale işlemi öncesi 10 (on) adet işlem yapıldığı, ... Belediye Encümeni (1 adet) tarafından karar alındığı, ... Bakanlığı tarafından (1 adet) işlem yapıldığının tespit edildiği; satış sorası da parsellerin bulunduğu alanda imar değişikliği yapıldığı, ... Belediye Meclisinde gündem madde oluşturularak meclis kararı alındığı ve 3. derece sit alanlarının bulunduğu bölgeler onaylanmak üzere ... İl Müdürlüğüne gönderilmek üzere karara bağlandığı anlaşılmakla dava konusu parsellerin kamulaştırma tarihi olarak ... Belediye Meclisince 19.01.217 tarihli ve 104 sayılı kararı ile başlatılıp, Belediye Encümeninin 20.06.2017 tarihli ve 90/1-2-3-4 sayılı kararları esas alınarak incelendiğinde; kamulaştırma tarihinden önce onaylandığı belirtilen ve kamulaştırmanın ... Belediye Meclisinin 23.06.2016 tarihli ve 1268 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına göre yapıldığı belirtilen imar planının kesinleşen imar planı olmadığının ... Bakanlığının 02.06.2021 tarihinde onayladığı plan değişikliği açıklama raporundan anlaşıldığı, ayrıca ihalenin yapıldığı tarihte ise onaylanan plan değişikliği olmadığı davalı idare tarafından ifade edilmekte ise de, ... Belediye meclisinin ve encümenin aynı gün hem imar planı değişikliği hem de kamulaştırma işlemlerinin yapıldığının tespit edildiği ihale satış öncesi yapılan imar değişikliğinin kamu yararı doğrultusunda yapılmadığının tespit edildiği; Mahkemece fazlaya ilişkin talebin reddine denilerek sebepsiz zenginleşme talepli tazminatın da reddedilmiş sayılacağı, sebepsiz zenginleşme için aleyhine zenginleşen kişi dava açabileceği ki bu durumda davacıların aleyhine bir zenginleşme olmadığından davacı tarafın bu taleple dava açamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmistir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tespit edilen tazminat bedelinin düşük olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin taleplerinin değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir.
C. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dosya kapsamında bulunan kamulaştırma dosyası, imar durum yazıları, tazminata konu taşınmazın satışına ilişkin ihale evrakları ve güncel tapu kaydı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede 2001 yılında " ... Kentsel Yenileme Projesi Uygulama İmar Planı hazırlandığı ve bölgenin doğal sit alanında bulunmasından kaynaklı planın Bursa, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 21.09.2001 tarihli kararı ile onaylandığı; 13.04.2006 tarihli ve 220 sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile taşınmazların bulunduğu bölgenin "Kentsel Dönüşüm ve Gelişme" alanı ilan edildiği, bu dönemde taşınmazların yürürlükte olan 1/1000 ölçekli planda ticaret alanında olduğu, 29.07.2010 tarihli ve 678 sayılı ... Belediye Meclisinin kararı ile dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgenin "... Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı" olarak ilan edildiği, bölgenin 18.09.2013 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile "riskli alan" ilan edilmesinden sonra, riskli alanlardan sorumlu idare olan ... Bakanlığının oluru ile söz konusu alanda gerçekleştirilecek proje ve çalışmalar, kamulaştırma işlemlerinde Büyükşehir Belediye Başkanlığına yetki verildiği, Büyüşehir Belediye Meclisi kararı ile "... Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı" içinde kalan taşınmazların kamulaştırılma işleminin idarenin kamulaştırma imar programına alındığı, Büyükşehir Belediye Encümeninin 24.03.2015 tarihli kararı ile hak sahipliği sözleşmesini imzalamayanların taşınmazlarının 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca kamulaştırılması yönünde karar alındığı; bölgenin kentsel dönüşümüne dair idari işlemlerin iptali için idari dava açılması sonucu Büyükşehir Belediye Başkanlığının 23.06.2016 tarihli kararı ile bu alanın sınırları revize edilerek yeniden ilan edildiği, "... Proje Alanının" "Ticaret Turizm Alanı" olarak planlanmasına dair nazım imar planı değişikliklerinin 21.07.2016 tarihinde onaylandığı, bu değişikliğin sit alanı ile ilgili kısmının Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından onaylandığı ve sit alanı kısmına ilişkin plan değişikliğinin 16.01.2017 tarihinde kesinleştiği, Nazım İmar Planlarına uygun, 1/1000 ölçekli plan değişikliğinin 17.01.2017 tarihinde askıya çıkarıldığı, süreçte imar planlarındaki amaca uygun dava konusu taşınmazların kamulaştırıldığı ve davacı idare adına 24.06.2016 tarihinde tescil edildiği, 21.05.2016 tarihli Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile taşınmazların 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında "Ticaret ve Turizm" alanı olarak planlandığı, bu plana uygun altı ölçekli planın 23.12.2016 tarihinde onaylandığı ve 1/1000 ölçekli planda taşınmazların "... Turizm Alanı ve Kür Merkezi" alanı olarak planlandığı, davalı idarece taşınmazların ihale ile satılmasına dair 20.06.2017 tarihinde karar alındığı, ihale teklifini alanlar arasında davacı şirketinde bulunduğu ancak ihaleye katılmadığı, taşınmazı satın alan şirketin faaliyet alanları içinde "jeotermal turizmin" bulunduğu, satış sonrasında taşınmazların tekrar imar uygulaması ile pasife alındığı ve oluşan yeni parselde davalı idare de paydaş olduğu gibi tapu kaydına kısmında "kentsel dönüşüm ve gelişim kararı vardır" şerhinin işlendiği gözetildiğinde; davalı idarenin faaliyetlerinin kamulaştırma amacı ile uyumlu olduğu, her ne kadar 13.10.2021 tarihli raporda bilirkişiler aksi yönde görüş bildirmiş ise de raporu düzenleyen bilirkişiler hukukçu olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin dördüncü fırkası gereği hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamayacaklarından bu rapora itibar edilemeyeceği anlaşılmakla 2942 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.