Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11263 E. 2025/10775 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11263
- Karar No
- 2025/10775
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/911 Esas, 2023/1226 Karar KARAR : Usulden ret / Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/117 Esas, 2022/39 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun bir kısım davalılar yönünden hükmedilen ecrimisil miktar itibarıyla kesin olduğundan usulden reddine, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeli ve bir kısım davalılar için hükmedilen ecrimisil yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Ecrimisil istemine ilişkin olarak hüküm altına alınan bedel Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığından, davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin tazminat istemi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi 665 ada 5,6,7 parsel sayılı taşınmazların eski Antalya Belediyesi'nin 18.09.1986 tarih ve 4425 sayılı Encümen kararı ile kamulaştırıldığını, taşınmazlardan % 72 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı hâlde davalı ... tarafından müvekkillerine ve murislerine herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmediğini, uzlaşma başvurularının reddedildiğini beyanla fazla kesilen düzenleme ortaklık payı bedeli ile ecrimisilin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, davacıların imar uygulaması ile oluşan 5223 ada 1 parselde malik olmadıklarını, davacıların dava açma ehliyetleri bulunmadığını, tescil hükmünün infazının mümkün olmadığını, muris ...’nın noterde verdiği taahhütname ile %35 zayiat fazlasını müvekkili idareye bedelsiz terk etmeyi taahhüt ettiğini, ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazda 1989 dan bu yana ... Otelcilik A.Ş.’nin malik olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.06.2020 tarihli bilirkişi kurul raporunda ve hükme esas 11.02.2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, taşınmazların vasfının arsa olarak değerlendirilip emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere dava konusu taşınmazlarda yasal kesinti miktarı olan % 35 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerekirken yasal kesinti miktarlarını aşacak şekilde 665 ada 5 nolu parselde, % 72,8571 oranında, 665 ada 6 nolu parselde % 72,8039 oranında, 665 ada 7 parselde ise, % 72,5714 oranında kesinti yapıldığı, davalı ... Belediyesinin taşınmazlara kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilecek şekilde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesinde belirtilen yasal imar düzenleme ortaklık payı kesintisini aşar miktarda bir kesinti yaptığı, davacıların taşınmazlardaki hisselerine göre hesaplanan tazminatlar ve ecrimisil yönünden sorumlu olan davalı belediyenin sorumluluğunda da usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, dava konusu taşınmazların öncesinde 665 ada 5, 6 ve 7 parsel iken imar uygulaması ile 5223 ada 1 parsele dönüştüğü, 5223 ada 1 parselde davacıların hissesinin bulunmadığından ilk derece mahkemesince kurulan tescil hükmünün infaz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla bu hususa değinilmekle yetinildiği, kamulaştırmasız el atma tazminatına ve ecrimisil hesabına ilişkin hükme esas teşkil eden 11.02.2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunun denetime açık, ayrıntılı, hüküm kurmak için yeterli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf konusu ettiği sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemede kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden istinaf başvurularının esastan reddine, bir kısım davalılar aleyhine hükmedilen ecrimisil yönünden ise usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar ile davalı idare arasındaki fazla kesilen düzenleme ortaklık payı bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava konusu Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi 665 ada 5,6,7 parsel sayılı taşınmazlarda davacılar murisi ...’nın 12.07.1968 tarihinde satın alma ile malik olduğu, davacılar murisi ... tarafından 662 ada 7,9,10,11 parsel malikleri ile birlikte Antalya Belediye Başkanlığına yazılan ve Emlak Müdürlüğünce ... tarihinde kayda alınan dilekçe ile; ... Mahallesi 665 ada 5,6,7 parsel ve 662 ada 7,9,10,11 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu adada yapılan plan değişikliği nedeni ile inşaat alanı olarak belirlenen sahalara sahip oldukları parsellerin tevzi edilerek ada düzenlemesi yaptırmak istediklerini ve bahis konusu adalardaki uygulamaya giren parsellerin %35 zaiyat fazlasına muvafakat ettiklerini belirterek Belediyece düzenleme yapılmasını talep ettikleri, bu dilekçeye istinaden mülga Antalya Belediyesi Encümeninin .... tarih ve ... sayılı kararı ile ... Mahallesi 662 ada 7, 9, 10, 11 ve 665 ada 5, 6, 7 ve 8 numaralı parsellerde 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre yapılan arsa ve arazi düzenlemesinde zayiat oranının %72 olduğu ve maliklerden 662 ada 11 ve 665 ada 8 parsel malikleri %35'in üzerinde zayiat fazlasına muvafakat etmedikleri anlaşılmakla 662 ada 11 ve 665 ada 8 parsellerden zayiat fazlası olarak hesaplanan 195'er m² lik kısımların kamulaştırılmasına karar verildiği, davacılar murisi ...’nın .... Noterliğinin 29.12.1986 tarih ve ... nolu taahhütname ile “yapılan düzenlemede %35 zayiat fazlasını Belediyenize bedelsiz terk etmeyi ve bu hususta yapılacak işleme muvafakat ve taahhüt ediyorum” şeklinde taahhütte bulunduğu ve davacılar murisinin taahhütnamede imzası bulunmakla imzanın davacı tarafa ait olmadığı yönünde bir itirazın da olmadığı, davacılar murisinin fazla kesilen düzenleme ortaklık payına şartsız rızasının bulunduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.