Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12107 E. 2025/10201 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12107
Karar No
2025/10201
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2671 Esas, 2024/2559 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Zile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/220 Esas, 2024/347 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun usulden ve esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre ecrimisil bedeli olarak hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı idare vekillinin ecrimisil bedeli yönünden temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeli yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Tokat ili, ... ilçesi, ... köyü 102 ada 108 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmış olup kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini, kamulaştırma işleminin kesinleşmesi ve kamulaştırma bedelinin hak sahipleri adına bankaya yatırılması ile birlikte taşınmazın mülkiyetinin tescilsiz olarak kamulaştırmayı yapan davalı idareye geçtiğini, dava şartı olarak düzenlenen uzlaşma prosedürü yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, kamulaştırmasız el atma bedeli ile ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza dair kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, kamulaştırma bedelinin hak sahipleri adına bankaya yatırılması ile taşınmazın mülkiyetinin tescilsiz olarak kamulaştırmayı yapan davalı idareye geçtiğini, açılan davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, dava şartı olarak düzenlenen uzlaşma prosedürü yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddi gerektiğini, hüküm altına alınan tazminat bedelinin taşınmazın gerçek değerinin çok üzerinde olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, dava konusu taşınmaza değer biçilirken objektif değer artışı uygulanmasının hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazdan yol geçirilmek suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığı, davalı idarece usulüne uygun kamulaştırma yapılıp davacıya kamulaştırma bedelinin ödendiği hususunun ispatlanamadığı, davacının dava açmadan önce davalı idareye uzlaşma başvurusunda bulunduğunun anlaşıldığı, arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir metoduna göre % 5 oranında kapitalizasyon faizi ile % 120 oranında objektif değer artışı uygulanması suretiyle değe biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden önceki bir tarih olması nedeniyle, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz bulunsa da bu durum davalı tarafça istinaf sebebi yapılmadığından bu konudaki yanılgıya değinilmekle yetinildiği, hüküm altına alınan ecrimisil bedelinin kesin olması nedeniyle davalı idare vekilinin ecrimisile yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine, el atma tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediğinden ziyade kamulaştırma işleminin kesinleşip kesinleşmediği hususunun önem arz ettiğini, bu yönde araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, kanunun emredici hükmü ve kamu düzeni uyarınca vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerekmekte olup bu hususun resen gözetilmesi ve düzeltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza değer biçilirken objektif değer artışı uygulanmasının hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu''nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Dava konusu taşınmaza yol yapılmak suretiyle fiilen al atıldığı, el atma tarihinin 1983 öncesi olduğu nazara alındığında, davalı idare aleyhine 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesi gereğince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekiyor ise de 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi gereği, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi kamu düzenine aykırılık dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, davalı idare vekilince vekâlet ücretinin istinaf nedeni yapılmadığı, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz sebebi yapılamayacağı gözetildiğinde, bu hususa ilişkin temyiz itirazı ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12107, K. 2025/10201, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12107-e-2025-10201-k-7b7ed008812e