Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12296 E. 2025/11022 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12296
Karar No
2025/11022
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1688 Esas, 2024/1719 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/443 Esas, 2023/19 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle bir kısım davalılar yönünden davanın reddine, bir kısım davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi 6099 ada 16 parsel numaralı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalılar ... ve ... yönünden usulden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın uzamasına, davalı taraf ve mahkemelerin olgusal sorunlarının neden olduğu, rapor ve ek raporların süreci uzatmış olup telafisi güç zararlar oluşturduğu, davalıların değerlendirmesinin hatalı olup aynı bölgede iki ayrı yurt daha olduğu ve bedelin çok yüksek belirlendiği, bölgenin genel durumunun ve ... Caddesi üzerindeki yapılaşmanın dikkate alınmadığı, güvenlik sorununun göz ardı edildiği, yapı için %50 yıpranma payı düşülmesi gerekirken %6 yıpranma payının çok az olduğu, deprem yönetmeliğinin 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, binanın eski yapı olup ekonomik ömrünü tamamlamış olduğundan güçlendirme yapılsa da yıpranma payının %6 ' nin üstünde olması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; gelinen süreçte 2016 yılından bu tarafa mülkiyet hakkının ihlal edildiği, Anayasanın 46. Maddesi ilkelerine uyulmadığı, bedelle kamulaştırma arasında orantının olmadığı, geçen süreçte enflasyon karşısında bedelin değer kaybettiği, Anayasa Mahkemesinin ... başvurusunun dikkate alınmadığı, dava tarihi esas alınarak bedel belirlenmesinin hatalı olduğu, bedelin süresinde depo edilmediği ve hak ihlali yapıldığı ekonomik kriz ve enflasyonun dikkate alınmadığı, bedelin hatalı olduğu 2016 yılında açılan davalarda tespit edilen bedellerin dikkate alınmadığı ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar ... ile ...ın öncesinde evli iken boşandıkları, aralarında imzalanan protokol ve mahkeme kararı uyarınca malik ...'ın hisselerini ...'e devrettiği, bu durumun tapu kayıtları ile sabit olduğu, davalı ... yönünden tespit edilen bedelin de tapu kayıtları uyarınca müvekkili ...'e ödenmesine dair hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle zeminine, resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı da düşülerek yüksek öğrenim yurdu olarak kullanılan yapılara değer biçilmesinde, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalılara payları oranında ödenmesine dair kararda, aynı kamulaştırma kapsamında kalan ve dava konusu taşınmaz ile aynı cadde üzerinde ancak köşe parsel konumunda ... merkezi göbeğinde bulunan 2720 ada 27 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davada Temmuz 2016 değerlendirme tarihi itibariyle tespit edilen 7.500 TL/m² birim bedelin Dairemizce uygun bulunduğu ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2019/3529 esas sayılı ilamı ile, iş bu taşınmaza bitişik 2720 ada 26 parsel (eski 28 ada, 81 parsel) sayılı taşınmaz için açılan davada Aralık 2017 değerlendirme tarihi itibariyle tespit edilen 9.250 TL/m² birim bedelin Dairemizin 2019/1671 esas sayılı ilamı ile uygun bulunduğu ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2020/11532 Esas, 2021/8920 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği de dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde isabetsizlik görülmediğinden davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; dosyada mevcut tapu kayıtları ve kesinleşmiş mahkeme kararına göre davalılar ... ile ...' ın yargılama devam ederken boşandıkları, boşanma protokolü ve mahkeme kararına istinaden davaya konu taşınmazda davalı ...a ait bağımsız bölümlerdeki hisse paylarının davalı ... adına tapuda tescil edildiği, adı geçen davalının taşınmazda malik sıfatının kalmadığı dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddi ile bu davalı yönünden tespit edilen kamulaştırma bedelinin malik hissedar olan ...'a ödenmesine, dava konusu taşınmazda davalı ... adına kayıtlı bağımsız bölüm paylarının davalı adına tesciline dair hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gibi, dava tarihi esas alınarak belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için Anayasanın 46. maddesinde belirtilen en yüksek faiz olan “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faiz” oranının uygulaması ve faize yönelik düzenleme usul hükümlerine ilişkin olduğundan derhal uygulanması gerektiği kabul edilmiş olup, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamu alacaklarına en yüksek faiz uygulanmasının ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu ilave ederek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatı esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması doğru görülmemiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Bir kısım davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile 18.07.2024 tarihli ek karar ile düzeltilen hüküm fıkrasının (B) harfli bendinin (3) numaralı fıkrasının (d) alt bendinde yazılı '' 04/09/2018 dava tarihinden karar tarihi olan 19/01/2023 tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına ,'' ibaresinin çıkarılması, yerine "dava tarihinden dört ay sonrası olan 05.01.2019 tarihinden karar tarihi olana 19.01.2023 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydına, aşağıda yazılı temyize başvuru harcının istek halinde davalılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.07.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.

Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir talebinin (Davalılar vekilinin 18.07.2024 tarihli; “faize” ilişkin olarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14 üncü Hukuk Dairesine sunduğu tavzih-maddi hata düzeltim dilekçesindeki talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması”, diğer bir ifadeyle Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak “dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar faize hükmedilmesi (aynen temyiz incelememize konu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14 üncü Hukuk Dairesinin; “dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına ilişkin” Ek kararında olduğu gibi)” gerekmektedir.

Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Düzeltilerek Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 4 No’lu “Değerlendirme” görüşüne, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 14.07.2025

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12296, K. 2025/11022, T. 14.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12296-e-2025-11022-k-659405ef39d4