Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/906 E. 2025/11220 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/906
Karar No
2025/11220
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2312 Esas, 2024/2196 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/537 Esas, 2023/525 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin paydaşı olduğu dava konusu ... ili, ..., Mahallesi ... ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından çöp konteyneri, kaldırım ve yol yapmak suretiyle fiilen el atıldığını, bu nedenle Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/306 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, davanın kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 26.09.2023 tarihli ve 2023/546 Esas, 2023/7908 Karar sayılı kararı ile denetiminden geçerek onandığını, ilk davada hükmedilmeyen 1.725.769,00 TL'nin ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili Belediye tarafından fiili el atma olarak nitelendirilecek şekilde hiçbir imalat yapılmadığını, parsele müdahale edilmediğini, dava konusu taşınmazda müvekkili .... Belediye Başkanlığının 261,22 m² hissesi bulunduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde 12,87 m² yer altı çöp depolama tesisi ve yapımı .... Belediyesi zamanında gerçekleştirilmiş olan 40 m² yaya yolu bulunduğunu, dava konusu taşınmaz üzerindeki mevcut imalatların müvekkili idarenin mülkiyet hakkına dayalı olarak yapmış olduğu imalatlar olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1.725.769,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının ilk dava tarihi olan 23.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin bilirkişilerce belirlenen bedelin çok üstünde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından kamulaştırma talebi ile belediyeyle uzlaşma talebi ile başvuruda bulunulmadığını, ön şartının gerçekleşmediğini, dava konusu yere müvekkili idare tarafından müdahale edilmediğini, belediyenin taşınmaz üzerinde herhangi bir çalışma yapılmadığını, davacı tarafın el atılmayan kısımlar yönünden tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını, bilirkişiler tarafından müvekkili idarenin dava konusu taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının yok sayıldığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirime ile davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/306 Esas, 2019/540 Karar sayılı dava dosyasında dava konusu taşınmazda davacıların hissesine isabet eden kamulaştırmasız el atma bedelinin toplam 1.735.769,00 TL olarak tespit edildiği, ıslah yapılmadığından taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihi olan 25.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, taraf vekillerinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/546 Esas, 2023/7908 karar sayılı kararı ile onandığı ve 26.09.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kısmî davada alınan ve kesinleşen hükmün dayanağını teşkil eden bilirkişi raporunun kısmî dava tutarını aşan bölümü de açılan eldeki ek dava yönünden hem tarafları hem de mahkemeyi bağlayacak nitelikte kesin bir delil mahiyetini almış; kısmi davada kesinleşen bu rapor içeriği dayanak alınarak hüküm kurulmuş olup saklı tutulan bedele ilişkin eldeki davada, ilk davada kesinleşen bedele hükmedilmesi ve faizin ilk dava tarihinden başlatılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır; ancak eldeki dava 04.11.1983 tarihinden sonraki el atma olup 2942 sayılı Kanun’da düzenlenmediği, kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı ve proje bütünlüğü bağlamında bedeline hükmedilen kısımlar açısından ise 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesinin uygulanması söz konusu olmadığından, Ek 4 üncü madde gereği değerlendirme yapılmayacağı nazara alındığında maktu harca hükmedilmesi ve davacının talep sonucunun kabulüne dair hüküm kurulmaması hatalı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeninden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan güncel tarife üzerinden lehlerine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ve hükmedilen tazminat bedelinin Anayasa'nın 46 ncı maddesi gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ilk davada bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nispi harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada tespit edilen bedel esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Bölge Adliye Mahkemesince karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan tarife uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan tarife uyarınca vekâlet ücreti takdiri hatalıdır.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4 üncü bendinde yer alan "210.062,00" sayısının çıkartılması, yerine " 249.834,59 " sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/906, K. 2025/11220, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-906-e-2025-11220-k-82fdf6e72932