Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12604 E. 2025/9774 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12604
- Karar No
- 2025/9774
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4668 Esas, 2024/3015 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil yönünden istinaf dilekçesinin miktardan reddine, tazminat yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 6997 ada 31 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol ve kaldırım yapmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşmazlık tutanağının düzenlendiği 23.06.2022 tarihinden itibaren üç ay içerisinden açılan eldeki davanın kamulaştırma bedelinin tespiti davası olarak görülmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından el atılmadığını, uygulama imar planında yol ve kaldırım kullanımında kalan taşınmazın maliklerince kiraya verilerek gelir sağlanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle ecrimisil talebinin de reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatı ile ecrimisilin davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal alınan taşınmazın uygun niteliğe sahip olmadığını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan farklı özelliklere sahip olup uzak mesafede yer aldığını ve satışının da eski tarihli olduğunu, dosyaya sundukları emsalin değerlendirilmediğini, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, taşınmazın metrekare birim bedelinden %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini, emsal taşınmazın satış tarihindeki metrekare birim değerinin dava tarihine hatalı endekslendiğini, ecrimisilin hesaplamasının subjektif, hatalı ve dayanaksız olduğunu, ıslah yoluyla arttırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma bedeli ve ecrimisil yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi yerine toplam bedel üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, uzlaşmazlık tutanağının düzenlendiği 23.06.2022 tarihinden itibaren üç ay içerisinden açılan eldeki davanın kamulaştırma bedelinin tespiti davası olarak görülmesi gerektiğini, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek 4 üncü madde uyarınca maktu harca hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Davaların yığılması" başlıklı 110 uncu maddesinde; "Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır." hükmünün düzenlendiği, anılan hüküm uyarınca davacının, davalıya karşı birbirinden bağımsız olan birden fazla aslî talebini aynı davada birleştirebileceği, dava yığılmasında görünüşte tek dava var iken gerçekte talep sayısınca dava mevcut olduğu ve söz konusu bu birden fazla taleplerin birbirinden bağımsız olduğu, önünde birden çok talep sonucu bulunması nedeniyle mahkemenin, her bir talebi ayrı ayrı incelemesi ve her biri için ayrı hüküm kurması gerektiği, bu yönüyle davacının kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ve ecrimisile ilişkin taleplerinin davaların yığılması kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; davalı idarenin ecrimisile ilişkin hükme yönelik istinaf talebinin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince ecrimisil isteminin 27.645,45 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş olup, hüküm altına alınan ve her bir davacının hissesine düşen ecrimisil miktarının karar tarihi itibarıyla 17.830,00 TL’lik kesinlik sınırının altında kaldığı, hal böyle olunca ecrimisil istemine ilişkin verilen karar kesin olup davalı tarafın istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından davalının ecrimisil istemine ilişkin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerektiği; davalının kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebine ilişkin hükme yönelik istinaf talebinin incelemesinde; her ne kadar davalı idarece 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 uyarınca maktu harca hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; 04.11.1983 tarihinden sonra kamulaştırma yapılmaksızın el konulan taşınmazlar hakkında açılan davalara ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yasal düzenleme bulunmadığı, bu davaların yasal kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a Ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanma imkânı bulunmadığı nazara alındığında, hüküm altına alınan bedel üzerinden nispi harca hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, Yargıtay uygulamalarının da bu yönde olduğu, mahallinde yapılan keşif sonucu arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 6997 ada 31 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.