Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/5388 E. 2026/7315 K. – İcrai Davranışla
Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5388
- Karar No
- 2026/7315
- Karar Tarihi
- Konu
- İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/182 Esas, 2025/368 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2024 tarihli ve 2023/161 Esas, 2024/369 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 11.02.2025 tarihli ve 2025/182 Esas, 2025/368 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca hükme "TCK'nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezasının infazından sonra başlamak üzere takdiren 2 ay 15 gün süre ile bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın tanık sıfatı ile vermiş olduğu ifadesindeki beyanlarının meslek sırrı kapsamında olmadığına, tanık Özlem'in de bu durumu doğruladığına, katılanın zarara uğramadığına, mahkumiyeti gerektirir somut delil bulunmadığına, hükmün bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "17.02.2021" yerine "07.02.2021" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Suç tarihinde ... Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, İstanbul 6. Aile Mahkemesinin 2019/38 esasına kayden görülen "nafakanın kaldırılması" davası sırasında, davacı katılan ile aralarındaki vekil müvekkil ilişkisi kapsamında edindiği mesleki sır niteliğindeki hususlarla ilgili olarak 17.02.2021 tarihinde davalı ... lehine tanık olarak beyanda bulunmak suretiyle 1136 sayılı Kanun'un 36. maddesinde düzenlenen sır saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddia ve kabul olunan olayda; sanığın tanıklık yaptığı dosyadaki beyanlarının ne suretle davanın kararına etkisi olduğunun gerekçede açıklanması ile eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması için görevin gereklerine aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlanması" şartlarından birinin de bulunması gerektiği dikkate alınarak, objektif cezalandırma koşullarından birinin oluşup oluşmadığının, oluştuysa ne şekilde oluştuğunun denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılmasından sonra hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği nazara alınmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi gereği İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.06.2026 tarihinde karar verildi.