Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/11130 E. 2026/7293 K. – İcrai Davranışla
Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/11130
- Karar No
- 2026/7293
- Karar Tarihi
- Konu
- İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1163 Esas, 2025/208 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İsnat edilen eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A.Bozma Sanığa yüklenen eylemin zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyetine dair Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli Kararının istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından verilen hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.05.2024 tarihli ve 2022/289 Esas, 2024/5589 sayılı ilamı ile sanık hakkında kurulan hükmün bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B.Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2025 tarihli ve 2024/1163 Esas, 2025/208 sayılı Kararı ile sanığın üzerine atılı eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 15.000,00 TL ve 200 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın katılandan senet almadığına, uhdesinde tutmadığına, bu sebeple suçun unsurlarının oluşmadığına, ses kaydının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde Muğla Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın müvekkili olan katılan ...'den icra takibi başlatmak üzere teslim aldığı senetleri icra takibi başlatmamasına ve azledilmesine rağmen iade etmediği iddia ve kabul olunan olayda, sanığın soruşturma aşamasında senetlerin hiçbir zaman kendisine teslim edilmediğini savunması üzerine sanık ile senetlerin iadesine yönelik görüşme yapan katılanın 05.01.2016 tarihli beyanından ve aynı tarihli dilekçesinden ilk olarak şikayet tarihinden 8 ay kadar sonra Aralık 2015'te yapmış oldukları görüşmeyi kayıt altına alıp 15 gün sonra yapılacak ikinci görüşmeye gitmeden önce de sanığın sesini kayıt altına almayı planladığı ve bu plan doğrultusunda elde ettiği ses kayıtlarını delil olarak sunduğu anlaşılmakla, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2011 tarihli ve 187-131 sayılı Kararında da açıklandığı üzere ani gelişen durum olmaksızın, plan yaparak ya da bir kurgu oluşturarak muhataplarının görüntülerinin veya seslerinin kayda alınması hâlinde bu kayıtların delil niteliği bulunmadığı nazara alınarak, hukuka aykırı nitelikteki bu delil dışlanarak mevcut diğer delillerin değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde, fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, adli para cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesi Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. ve 307/5. maddeleri uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.