Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/7194 E. 2026/11079 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7194
Karar No
2026/11079
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/919 E., 2020/960 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 25.06.2019, 25.08.2019 HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin hükmü ortadan kaldırılarak, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan,mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın, 25.06.2019 tarihli eylemden yardım eden sıfatıyla sorumlu olduğu kabul edildiği halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna, 2. Arama işleminin ve kararının hukuka aykırı olduğuna, bu yolla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına. 3. Sanığın, 25.06.2019 tarihli eylem yönünden, iştirak iradesinin bulunmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına, yardım eden sıfatıyla dahi sorumlu olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Sanığın, 25.08.2019 tarihli eyleminin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE Zincirleme suçlarda, zincire dahil olan her suç yönünden ilgili ceza maddelerinin hükümleri olaylara uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, sonuç cezalardan en ağır olanına 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında sonuç cezanın tayin edilmesi gerektiği, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları varsa, ancak her olaya ilişkin olarak belirlenen sonuç cezalardan en ağır olanı 5237 sayılı TCK'nın 192. maddesi uygulanan olay ise etkin pişmanlık hükümleri uygulanabileceği dikkate alındığında; dosya kapsamına göre, sanığın "yardım eden" sıfatıyla sorumlu olduğu 25.06.2019 tarihli eylem yönünden, kovuşturma aşamasındaki ikrarı ile etkin pişmanlık gösterdiği sabit olmakla birlikte; "fail" sıfatıyla sorumlu olduğu ve dolayısıyla daha ağır sonuç ceza içeren 25.08.2019 tarihli eylem yönünden ise, istihbari bilginin ve fiziki takip tutanaklarının içerikleri, araçta yakalandığı sırada sanığın üzerinde ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı ve çeşitliliği, istihbari bilgide uyuşturucu maddeleri saklandığı belirtilen, fiziki takip sırasında sanığın, girip çıktığı görülen ikamette, uyuşturucu maddelerin devamının ikamette bulunduğuna dair sanık beyanı olmaksızın da adli arama yapılacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın beyanı ile suçunun niteliğini ortaya çıkardığından söz edilemeyeceği, dolayısıyla ağır sonuç ceza içeren eylem yönünden, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, her iki eylem yönünden de etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu kabul edilerek, yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Bölge Adliye Mahkemesinin, eylemlerin ayrı ayrı sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine ve hukuka uygun olarak toplandığına, iştirak iradesinin varlığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına, arama işleminde ve kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, zincirleme suç hükümleri kapsamında; sanık 25.06.2019 tarihli eylemden "yardım eden" sıfatıyla sorumlu olsa da, 25.08.2019 tarihli eylemin "faili" olduğundan, hakkında ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Hükmedilen adli para cezasının, taksitlendirilmesi sırasında, " ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" ihtarının yapılmaması suretiyle, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranılmasının, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, hükümden önce 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin gözetilmemesinin, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün, 1. Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bendinde yer alan "... geri kalan kısmın tamamen tahsil edileceği" ibaresinden sonra gelmek üzere, "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" ibaresinin eklenmesi, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bendinin hüküm fıkrasından çıkartılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 Kanun'la yapılan değişiklikler gözetilerek sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibaresinin yazılması, Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/7194, K. 2026/11079, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-7194-e-2026-11079-k-88bf3932f493