Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/4538 E. 2026/7307 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4538
- Karar No
- 2026/7307
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/203 Esas, 2018/98 Karar SUÇLAR : Denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme, zimmet HÜKÜMLER : Sanıklardan ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet, ..., ... ve ... hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, düzeltilerek onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 7499 sayılı Kanun ile eklenen geçici madde 6/2-b hükmü uyarınca karar tarihinde yürürlükte olan 5271 sayılı Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi de gözetilerek katılan vekilinin söz konusu kararlara yönelik temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan vekilinin mahkumiyet hükümlerine ilişkin vekalet ücretine hasren, sanık ...'ın hakkındaki ve sanık ... müdafiinin ise müvekkili hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıkların fazladan ek ders ve aile yardımı tahakkuk ettirip kendi hesaplarına aktarılmasını sağlamaları şeklindeki eylemlerinin kararın gerekçe kısmında değerlendirilmemesi ve bu eylemlerin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı nazara alınarak ayrıca bu suçtan hüküm kurulmaması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanıklar hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezalarının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmasına rağmen kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii, sanık ... ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasına "Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 4.360,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan alınarak katılana verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.