Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/10639 E. 2026/7394 K. – İhmali Davranışl

Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10639
Karar No
2026/7394
Karar Tarihi
Konu
İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/345 Esas, 2025/1882 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanığın duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine dair kararın sanık tarafından temyizi sonrasında, Dairemizin 25.11.2024 tarihli ilamı ile bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 12.06.2025 tarihli ve 2025/345 Esas, 2025/1882 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi ... tarafından vekaletname çıkarılmamasında kendisinin bir sorumluluğu olamayacağına, Yargıtay'da tanıdıkları olduğuna dair bir söylemde bulunmadığına, kendisinden Yargıtay'daki duruşmaya girmesinin talep edilmediğine, katılan ve tanıkların verilen parayı hiçbir zaman geri istemediklerine, katılanın dava açma ve taraf ehliyetinin bulunmadığına, tanıklar ve katılanın kendisini arayıp ulaşamadıkları iddiaları karşısında telefon görüşme kayıtlarının incelenmesi gerektiğine, görüşme yapmak üzere sekiz kez Adapazarı'na gittiğine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre bu giderlerin hesaplanarak bilirkişi raporu alınması ve ...'ın cinsel istismardan yargılandığı ceza dosyasının getirtilerek incelenmesi gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın kardeşi ... hakkında Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet ile sonuçlanan dava dosyası ile ilgili ...’ın vekilliğini üstlenmek hususunda katılanla görüştüğü sırada, katılana Yargıtay’da tanıdıkları olduğu, temyiz incelemesi aşamasında kararı lehe şekilde bozdurabileceği yönünde usulsüz vaatlerde bulunarak katılandan 15.000 Türk lirası alıp mağduriyetine sebebiyet verdiği iddiasıyla açılan kamu davasında; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesindeki avukatlığın kamu hizmetinin yanı sıra serbest bir meslek olduğuna ilişkin belirleme ile 5237 sayılı Kanun'un 158/1-i maddesi ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65... . maddelerindeki düzenlemeler karşısında, avukatların serbest meslek sahibi kişilerden olduklarında kuşku bulunmaması, iddia konusu dava yönüyle ...’ın, sanığa verdiği vekaletname olmadığı gibi dosyada ...’ın vekilliğinin avukat ... tarafından yürütülmesi, sanığın kendisine verilen eksik belgeleri adı geçen avukatın kullanıcısı olduğu UYAP sistemi üzerinden tamamladığına ilişkin savunmasının tanık sıfatıyla ifadesi alınan Tahir Hakkı tarafından doğrulanmaması, sanık tarafından dosyaya herhangi bir dilekçe veya belge ibraz edilmemesi, sanık hesabına paranın havale ile gönderilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-i maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması, Kabule göre de, 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda sanığın katılanın kardeşi ...'ın Yargıtay'da devam eden dosyanın mürafasına katılarak görevini tam olarak yerine getirmesi gerekirken bu konuda gereğine tevessül etmediği şeklinde bir anlatıma yer verilmediği halde iddianın dışına çıkılarak söz konusu eylem yönünden hüküm kurulmak suretiyle aynı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı davranılması, Hükümden önce 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına hükmolunması, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi gereği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/10639, K. 2026/7394, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-10639-e-2026-7394-k-2148c057f946