Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/12169 E. 2026/7131 K. – İhmali Davranışl

Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/12169
Karar No
2026/7131
Karar Tarihi
Konu
İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1452 Esas, 2024/1642 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2024 tarihli ve 2023/253 Esas, 2024/134 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62... . maddeleri uyarınca erteli 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25.06.2024 tarihli ve 2024/1452 Esas, 2024/1642 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın istinaf edilse dahi katılan lehine değişmeyeceğine, katılanın da karara karşı istinaf başvurusunda bulunmadığına, tefhim sırasında gerekçenin açıklanmadığına, gerekçesi açıklanmayan karara karşı kanun yolu süresinin tefhimden itibaren başlatılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine, sanığın olumlu siciline rağmen mesleğin icrasından geri bırakılmasının hukuka aykırı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmediğine, kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Katılanın birlikte yargılandığı kişiler hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz başvurusu sonucunda bozulduğuna, meydana gelen mağduriyetin fazla olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılmadan hüküm kurulduğuna, kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, buna karşın dava konusu edilen eylemin, katılanın mağduriyetine yol açtığı, giderilmesi gereken somut ve maddi bir zararın belirlenmediği gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına engel sabıkası ile tutanaklara yansımış olumsuz hali bulunmayan ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan, hükmolunan hapis cezası aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenen sanık hakkında, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "müştekinin mağdur olduğu ve maddi zarara uğradığı ve bu zararların giderilmediği" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın anılan bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken aynı madde ve fıkrasının "a" bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca tayin olunan hak yoksunluğu süresinin hükümde belirtilen gün sayısının yarısından az olamayacağı gözetilmeden "1 ay 8 gün" yerine "1 ay 7 gün" olarak eksik belirlenmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/12169, K. 2026/7131, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2024-12169-e-2026-7131-k-16feab2e63b5