Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/4769 E. 2026/7125 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4769
Karar No
2026/7125
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1915 Esas, 2023/1539 Karar SUÇLAR : Zimmet, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle aynı suçlardan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmolunan sonuç cezayı artırmamakla birlikte 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/5. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmedilmeyen ve ilk kez Bölge Adliye Mahkemesince verilen 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince takdiren 10 ay süreyle bu hak ve yetkilerin kullanılmasından yasaklanması şeklinde sanık aleyhine uygulama yapılan hükmün temyiz yasa yoluna tabi olduğu kabul edilmiş ve aksi yönde tebliğnamedeki temyiz isteminin reddini talep eden düşünceye iştirak edilmemiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 14.03.2024 tarihli ve 2022/1915 Esas, 2023/1539 sayılı ek Kararına yönelik bir temyizin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) geçici madde 6/2-b hükmü uyarınca 231/12. maddesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan haline göre itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği ve vaki itirazın merci Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2021/275 Değişik iş sayılı Kararı ile incelenerek bu hususta gerekli kararın verildiği anlaşılmakla, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir. Sanık hakkında zimmet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2017/248 Esas, 2020/347 sayılı Karar ile sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-h, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 83 gün karşılığı 1.660,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.09.2023 tarihli ve 2022/1915 Esas, 2023/1539 sayılı Kararı ile mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-h, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Temel cezaların ve artırımların alt sınırdan tayin edilmesinin, sanığın kooperatifi 18.730,68 TL zarara uğrattığı halde bu suçtan ceza verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Talep ettikleri belgelerin getirtilmediğine, tevsii tahkikat taleplerinin reddedildiğine, delillerin hukuka uygun olarak değerlendirilmediğine, 22.10.2019 tarihli rapordaki sanık lehine hususların dikkate alınmadığına, soruşturma raporu ve soyut isnatların yer aldığı şikayetçi beyanlarına itibar edildiğine, kurum zararının karşılanmasına yönelik muvafakat dilekçesinin nazara alınmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 248. maddesi gereğince indirim yapılmadığına, müfettiş incelemesi sırasında ifadelerinin usulsüz alındığına, deliler toplanmadan bilirkişi raporu aldırılmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın suç kastı olmaksızın iş yoğunluğu nedeniyle zamanında gerçekleştiremediği işlerden tek başına sorumlu tutularak cezalandırıldığına, dolandırıcılık suçu yönünden kooperatifin taraf sıfatının bulunmadığına, ... Bakanlığının taraf olamayacağına, 22.10.2019 tarihli bilirkişi raporundaki sanığın 2.500 litre mazot bedeli 10.975 TL'yi zimmete geçirdiğinin söylenemeyeceği tespitinin nazara alınmadığına, iptal edilmiş mükerrer senedin suç oluşturmayacağına, bilirkişi raporunda 77,62 TL fide bedelinin zimmet oluşturmayacağının belirtildiğine, senet bedellerinin azlığı ve denetleme sırasında mükerrer giriş yapıldığı fark edilerek iptal edilen ikinci senetten sanığın sorumlu tutulamayacağına, kontrolör ...'ın tek başına yaptığı depo stok sayımlarının mevzuata aykırı olduğuna, 22.568,60 TL'lik depo noksanlığının sanık tarafından oluşturulduğuna dair delil bulunmadığına, yönetim kurulu üyelerinin sadece imza attıklarına dair beyanlarının kabul edilemeyeceğine, ziraat mühendisi ...'in kooperatif ortaklarına satış yaptığı ve depoya girip çıktığı, depo ve kasa anahtarının kendisine verilmediği, defter veya belge teslim edilmediği, devir teslim yapılmadığı şeklindeki beyanlarının doğru olmadığına, sorumluluğun bu kişiye ait olduğuna, katılan ...'ya yönelik dolandırıcılık isnadı yönünden sanığın müfettiş ifadesinin baskı ve yanılgı ile alındığına, gerçeği yansıtmadığına, ikrar olmadığına, katılanın iddialarının soyut nitelikte olduğuna ve sanığın atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığına, İlişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların Bölge Adliye Mahkemesince doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ancak; Kooperatif yöneticisi ve denetçisi olmayan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilirken 53/1-a yerine 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

2. Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden Suç tarihinde ... müdürü olan sanığın kooperatif ortağı olan katılan ... adına senet içeriğinde yazılı malları almadığı halde almış gibi borç senedi düzenleyerek menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; borç senedi altındaki imzanın katılana ait olduğu, sanığın senedin kum taşıma işine ilişkin olduğunu, iş iptal olunca parasını katılana ödediğini savunduğu, sanığın yüklenen suçu işlediğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; Kooperatif yöneticisi ve denetçisi olmayan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilirken 53/1-a yerine 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR 1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik sanık müdafiinin temyiz istemine ilişkin olarak dava dosyasının oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesine ait hüküm fıkrasının hak yoksunluğu uygulamasına ilişkin (A) bendinin (9.) paragrafında yer alan "53/1-d" ibarelerinin "53/1-a" şeklinde değiştirilmesi suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi gereğince yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesi olan Silifke Ağır Ceza Mahkemesince 03.12.2020 tarih ve 2017/248 Esas, 2020/347 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-h, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluğuna karar verildiği, Söz konusu kararın istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.09.2023 tarih ve 2022/1915 Esas, 2023/1539 sayılı Kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-h, 62... /2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiştir. Netice itibarıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen 2 yıl 6 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası verilmek suretiyle CEZA AZALTILMIŞTIR. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesindeki hak yoksunluğu uygulanmamış ve Bölge Adliye Mahkemesince hapis cezası azaltılmakla birlikte aynı Kanun'un 53/5. maddesi ilk defa uygulanmıştır. 5271 sayılı Kanun'un temyiz başlıklı 286. maddesinde bölge adliye mahkemesince verilen kararların temyiz edilebilir olup olmadığını düzenlemiş ve 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde ''İlk derece mahkemelerinden verilen 5 yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları... temyiz edilemez'' hükmüne yer verilmiştir. Kanun metninde ve gerekçesinde açıkça ilk derece mahkemesince verilen hapis cezasının artırılması halinde temyizi kabil olduğu, buna karşın hapis cezasını artırmayan ancak hapis cezasını azaltan hallerde kararın kesin olup temyizi kabil olmadığında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Bölge Adliye Mahkemelerince hapis cezası aynı kalmak şartıyla 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin eklenmesi halinde mahkumiyet kararlarının sonuçlarının ağırlaştırıldığı düşünülse bile hapis cezası azaltılan hallerde güvenlik tedbirlerinin ilave edilmesinin kararı temyizi kabil hale getirmeyeceği, bu nedenle dolandırıcılık suçu yönünden kesin nitelikte olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesine tabi olduğu yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/4769, K. 2026/7125, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2024-4769-e-2026-7125-k-c5799e6ed542