Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/11018 E. 2026/5867 K. – İcrai Davranışla
Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/11018
- Karar No
- 2026/5867
- Karar Tarihi
- Konu
- İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/579 Esas, 2024/1482 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak atılı suçtan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli ve 2022/425 Esas, 2023/448 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmedilmiştir. B. İstinaf Katılanın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 14.05.2024 tarihli ve 2024/579 Esas, 2024/1482 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün kaldırılarak sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılanın dava açılması için gerekli masraf ve ücreti ödemediğine, bu sebeple sanığın davayı takip yükümlülüğünün bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlediğini gösteren kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, tanık beyanının mahkumiyet için yeterli olmadığına, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, İstinaf Mahkemesinin mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu sebeple bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın, katılanın daha önceden çalıştığı işveren aleyhine işçilik alacaklarının tahsili için dava açmak üzere vekilliğini üstlenip, vekâlet ücreti ve masraflara mahsuben 2.000,00 Türk lirası aldığı hâlde bahse konu davayı açmadığı gibi katılanı oyaladığı şeklinde sübutu kabul edilen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesi kapsamında icrai davranışla görevi kötüye kullanma olarak değerlendirilmesine ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmamakla tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; İddianame yerine geçen son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 53/1. maddelerinin uygulanması talep edildiği halde ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle suç işlediği kabul edilen sanık hakkında anılan Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, "08.10.2018" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında hatalı şekilde "30.01.2018" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.04.2026 tarihinde karar verildi.