Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/8747 E. 2026/8434 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2023/8747
Karar No
2026/8434
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/26 Esas, 2022/268 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan vekilinin temyiz talebinin vekalet ücretine hasren olduğu gözetilerek yapılan incelemede; 1)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Sanık ... hakkındaki hükme yönelik sadece vekalet ücretine hasren temyiz talebi bulunduğu dikkate alındığında, sanıklar ... ve ... ...'ün eylemlerinin sübutu halinde denetim görevinin ihmali suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 251/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 2007 yılı ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii, sanık ... ... katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, kararın 1412 sayılı Kanun'un 325. maddesi gereğince hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz etmeyen sanık ...'e SİRAYETİNE, 2)Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

5237 sayılı Kanun'un 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "Kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına zimmmetine geçirmesi"nin gerektiği, dava konusu somut olayda; sanığın, ... Orman İşletme Müdürlüğünde işçi sosyal işler şefi olarak görev yaptığı süre içinde mükerrer bordro, maaş, pazar yevmiyesi, fazla vergi iadesi, ikramiye bordrosu gibi belgeler düzenleyerek çalışanlara usulsüz olarak toplam 28.517,94 TL fazladan ödeme yapmak ve bu fazla miktarları ilgilisinden elden geri alarak mal edinmek şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerde, suça konu paraların görevi dolayısıyla sanığa teslim edilmediği, bu nedenle de fiillerinde yasal tevdi unsurunun gerçekleşmediği, hileli ve yasal olmayan yollarla haksız olarak menfaat sağladığı anlaşılmakla, sanığın fiillerinin zincirleme biçimde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek nitelikli zimmet suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de;

Suça konu kurum zararının, katılan kurumun 10.04.2013 tarihli yazısına göre çalışanların maaşlarından cebri icra yoluyla kesinti yapılarak giderildiği, sanığın gönüllü ödemede bulunmadığı, buna bağlı olarak yasal şartları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 248. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına kara verilir." şeklindeki düzenlemeye göre cezanın bir katından anlaşılması gerekenin cezanın kendisi olup yasaklılık süresinin sanık hakkında hükmedilen 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden sanığın ceza miktarının hatalı şekilde 4 yıl 2 ay 50 gün olduğu da belirtilerek bu süreyle hak yoksunluğuna karar verilmesi, Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu halde kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, Kısa kararda, Cumhuriyet savcısı tarafından 31.05.2022 tarihli celseye atıfta bulunularak zimmet suçuna ilişkin mütalaa verilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararda "ruhsatsız ateşli silahlarla, mermileri satın alma veya bulundurma" suçundan verilen ve dosya ile ilgili olmayan mütalaaya yer verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/8747, K. 2026/8434, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2023-8747-e-2026-8434-k-41eeb1d3cc08