Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/10117 E. 2026/9139 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10117
- Karar No
- 2026/9139
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/675 Esas, 2022/1236 Karar SUÇ : Zimmet
HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak farklı uygulama ile aynı suçtan mahkûmiyet, diğer sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2019/336 Esas, 2021/423 sayılı Kararı ile sanıklardan ..., ... ve ...'in zimmet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, ...'in aynı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2 ve 43/1. maddeleri uyarınca 12... ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf Sanık ... müdafii ile katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/675 Esas, 2022/1236 sayılı Kararı beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık ...'in zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1-2 ve 43/1. maddeleri uyarınca 12... ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın özel hukuk tüzel kişisi nezdinde çalışması nedeniyle kamu görevlisi sıfatı bulunmadığından zimmet suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, hesap hareketlerine ilişkin eksik inceleme yapıldığına, lehe olan hususların araştırılmadığına, hileli davranışlar bulunmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 247/2. maddesinin uygulandığına, sabıkasız olan sanık hakkında soyut gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık ...’in zincirleme şekilde gerçekleştirdiği zimmet eylemlerinde suçun ortaya çıkmasını engelleyici davranışları ve eylemlerin boyutu gözetilerek cezada alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine, sanığın aile bireylerinin ve diğer şahısların hesaplarına aktarılan yüksek tutarların hayatın olağan akışına aykırı olması sebebiyle diğer sanıkların da suça iştirak ettiklerinin kabulüyle mahkumiyet kararları verilmesi gerektiğine, kararların bu yönlerden ve sair nedenlerle bozulması talebine, İlişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında atılı suçtan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararları yönünden Sanık ...'in, oğlu olan sanık ...'e gönderdiği paraların büyük çoğunluğunu kişisel hesapları üzerinden gönderdiği anlaşılmakla, anılan sanık yönünden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazı ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
2)Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün gerekçesinde; hükme esas alınan emekli Sayıştay denetçilerinden seçilen bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapora atıf yapılarak, sanığın hileli fiş düzenleyerek mevduat hesaplarından yapılan usulsüz havaleler yoluyla atılı suçu işlediğinin kabul edildiği anlaşılmakla, hileli eylemlerin açıklanmadığı gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesine göre yapılan artırımda eylem sayısının fazlalığı gözetilerek artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerekirken, takdirde hataya düşülerek alt sınırdan 1/4 oranında artırım yapılmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak eksik ceza tayini, Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR 1.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle hükümlerde katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2026 tarihinde karar verildi.