Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2591 E. 2026/3427 K.
Konu: Sahte Belge Düzenleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2591
- Karar No
- 2026/3427
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Belge Düzenleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/619 E., 2021/1440 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, 2009, 20 10... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçu yönünden ise 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde; 2008 takvim yılı yönünden sahte fatura düzenlemek suçundan verilen düşme hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2010, 2011 takvim yılları yönünden sahte fatura düzenlemek suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2009 takvim yılı yönünden sahte fatura düzenlemek suçundan verilen beraat hükmünün kaldırılması ile zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin 2008, 20 10... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçları yönünden temyiz isteminin reddi ile 2009 takvim yılında sahte belge düzenleme suçu yönünden temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; zamanaşımı süresinin gerçekleşmediğine, zamanaşımı sürelerinin eksik hesaplandığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozılmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; her ne kadar sanık ... hakkında 2008 takvim yılına ait sahte fatura düzenlemek suçundan 213 sayılı Vergi Usul Yasasının 359/b maddesi gereğince sanığın cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığa atılı suçun suç tarihinin 29/12/2008 tarihi olduğu, her ne kadar mahkememizce İzmir 16. ASCM'nin 2012/234 Esas sayılı dava dosyasının Yargıtay'dan dönüşünün beklenmesine karar verilip bir süre beklenmiş ise de, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26/05/20 10... /105 50... /10376 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sorun çözülmedikçe soruşturma ve kovuşturma yapılması olanaksız ise bu husus bekletici mesele olarak kabul edilmesi gerekmekte olup, başka bir anlatımla soruşturma ve kovuşturmaya devam edilmesi bir sorunun başka bir mercide çözülmesini zorunlu kılıyorsa bekletici mesele olması söz konusu olur sonucu beklenen dava dosyası ile dava dosyamız arasındaki ilgili şirketler farklı şirketler olup, söz konusu dava dosyasının dosyamızda bekletici mesele yapılmasının zorunlu olmadığı, söz konusu beklenen dava dosyasındaki verilecek kararın mahkememizdeki dava sonucunu etkileyecek mahiyette olmadığı koşulları bulunmamasına karşın bekletici mesele sayılmasına karar verilmesi halinde dava zamanaşımı süresinin durmayacağı, suç tarihinin 29/12/2008 tarihi olduğu gözetildiğinde, sanık hakkında atılı suçun kanunda ön görülen cezalar itibariyle TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddesi gereğince asli zaman aşımının 8 yıl olduğu, uzamış zamanaşımı süresinin de 12 yıl olduğu, suç tarihinden bu yana uzamış zamanaşımı süresinin 29/12/2020 tarihinde dolduğu anlaşılmakla açılan kamu davasında zaman aşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi ile TCK'nın 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine, her ne kadar sanık ... hakkında 2009, 20 10... takvim yıllarına ait sahte fatura düzenlemek suçundan 213 sayılı Vergi Usul Yasasının 359/b Maddesi gereğince sanığın cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; dosyada mevcut 30/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda 2009 yılı suça konu faturalar üzerinde yapılan incelemeler sonucunda söz konusu suça konu faturalardaki yazı ve imzaların ... eli ürünü olmadığının tespit edildiği, suça konu şirketin tüm dosya kapsamına göre 31/12/2009 tarihinde resen terk ettirilmiş olduğunun anlaşıldığı, yine dosyada mevcut 11/03/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda ilgili şirketin 2010-2011 yıllarında fiili bir ticari faaliyetinin olmadığının anlaşılmasına rağmen bu yıllara ait sahte fatura düzenleme suçunun eksik inceleme sonuçlarına dayandırıldığının belirlendiği, sanığın savunmalarında sahte fatura düzenlemediğini, kimliğini kaybettiğini, adına şirketler kurulduğunu savunduğu ve sanığın savunmasının aksine yüklenen suçu işlediğine dair hertürlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı maddi delil elde edilemediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanık hakkında 2008 takvim yılı yönünden sahte fatura düzenlemek suçundan verilen düşme hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2010-2011 takvim yılları yönünden sahte fatura düzenlemek suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2009 takvim yılı yönünden sahte fatura düzenlemek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde ise suç tarihinin ilgili takvim yılında son düzenlenen fatura tarihi olan 27/06/2009 olduğu, bu şekilde belirlenen suç tarihinden istinaf inceleme tarihine kadar geçen süre içerisinde sanığa atılı suç yönünden 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddelerinde belirlenmiş eklemeli zamanaşımı süresi olan 12 yılın dolmuş olduğu ve sanık hakkında açılan davanın bu nedenle düşürülmesine, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A.2008 takvim yılında sahte belge düzenleme suçuna ilişkin verilen hüküm yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-h maddesinde yer verilen “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.20 10... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçuna ilişkin verilen hüküm yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C.2009 takvim yılında sahte belge düzenleme suçuna ilişkin verilen hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.