Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/2007 E. 2026/9137 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2007
Karar No
2026/9137
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/154 Esas, 2012/76 Karar SUÇTAN ZARAR GÖREN : Milli Eğitim Bakanlığı

SUÇLAR : Edimin ifasına fesat karıştırma, ihaleye fesat karıştırma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, icrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma, ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından mahkumiyet, sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma, ihaleye fesat karıştırma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, düzeltilerek onama, bozma EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, düzeltilerek onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Suçtan zarar gören adına Hazine vekilinin 04.02.2013 tarihinde tefhim edilen hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra verdiği 26.02.2013 tarihli dilekçe ile sanıklardan ... hakkında kurulan beraat hükümleri ile sınırlı olarak temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, O yer Cumhuriyet savcısının 17.02.2012 tarihli süre tutum dilekçesiyle hükümleri temyiz edeceğini bildirdikten sonra ibraz ettiği 29.05.2012 tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiği gözetilerek, incelemenin sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin ve sanık ...'ın mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ...'ın hükümden sonra 21.06.2012 tarihinde vefat ettiği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen güncel nüfus kaydından anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, bu hususta bir karar verilmesi lüzumu ile sanıklar ... ve ...'ın sübutu kabul edilen eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, sanık ...'a da atılı bu suçun anılan maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında, soruşturma iznine ilişkin durma süreleri eklendiğinde dahi ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının ise zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 17.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/2007, K. 2026/9137, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2023-2007-e-2026-9137-k-848163db94ff