Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/453 E. 2026/9142 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2026/453
Karar No
2026/9142
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/481 Esas, 2025/609 Karar SUÇLAR : Nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi gereğince temel cezaların, söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenleme ve dosyaya yansıyan bilgi ile kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, suç kastlarındaki yoğunluk, suçların konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararların ağırlığı gözetilerek cezaların alt ve üst sınırları arasında makul bir oranda belirlenmesi gerektiği nazara alındığında; Dairemizin 12.06.2023 tarihli bozma ilamına konu kararda sübutu kabul edilen zimmet miktarı 33.976,00 Türk Lirası iken bozma sonrası kararda isnat edilen eylemlerden bir kısmının sübut bulmadığının belirtilmesine ve bu kapsamda zimmet miktarının ilk hükümdeki miktarın epeyce altında kalmasına rağmen, her iki hükümde alt sınırdan aynı oranda uzaklaşılarak, diğer taraftan kararın gerekçe kısmında hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre zimmet eylemleri ve miktarı yönünden bir değerlendirme yapılıp neticesinde sanıkların uhdesinde kalan miktarın 7.566,30 Türk Lirası olduğu kabul edildiği halde kısa kararda suçun konusunun 9.566 Türk Lirası olduğu belirtilerek ayrıca iddianame anlatımı, sevk ve kabul bütün olarak göz önüne alındığında sahtecilik suçuna konu tek belge bulunmasına karşın belirtilen ilkelere aykırı davranılarak kanundaki soyut ifadelerin tekrarlanması ve zimmet miktarına ilişkin gerekçe ile hükümde çelişki oluşturulması suretiyle yetersiz gerekçelerle sanıklar hakkında alt sınırlardan uzaklaşılarak cezalara hükmedilmesi, Sanıkların sübutu kabul edilen eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'un 202/2 ve 80. maddelerinde düzenlenen müteselsilen ihtilasen zimmet suçunu oluşturduğu, sahtecilik fiilinin bu suçun unsuru olduğu, 5237 sayılı Kanun açısından ise aynı Kanun'un 212. maddesindeki düzenleme nedeniyle 247/1-2, 43/1 ve 212. madde yollamasıyla 204/2. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağı nazara alınarak, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3 ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34... . maddelerine uygun olarak lehe olan hükümlerin önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin, temel cezanın belirlenmesi hususundaki bozma sebebi de dikkate alınıp olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden lehe kanun değerlendirmesi yapılmaksızın yazılı şekilde uygulama yapılması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 17.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2026/453, K. 2026/9142, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2026-453-e-2026-9142-k-fbb4132bf40b