Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/2322 E. 2026/12306 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2322
- Karar No
- 2026/12306
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/39 E., 2015/281 K.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanık ... hakkındaki temyiz istemi dışında, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Vekalet Ücreti İle Sınırlı Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Temyiz istemi vekalet ücreti ile sınırlı olup, talepte bulunan Av. ...'in, sanığa Baro tarafından atanan zorunlu müdafii olduğu; sanığın özel vekili olduğunu beyan eden Av. ....'ın, sanığın da hazır olduğu 08.09.2015 tarihli celseye katılmasıyla birlikte, zorunlu müdafiinin görevinin sona erdiği, sanığın özel vekili Av. ....ın 18.09.2015 tarihli istifa dilekçesinin sanığa 07.10.2015 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, sanığı temsil etmek üzere yeniden zorunlu müdafii tayin edilmediği ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre zorunlu müdafiinin vekalet ücreti talep edemeyeceği de dikkate alındığında, zorunlu müdafilik görevi sona eren Av. ...'in, öğrenme üzerine süresinde olan temyiz isteğinin, hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, REDDİNE, B. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Vekalet Ücreti İle Sınırlı Temyiz İstemi Üzerine Yapılan İncelemede; 1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddeleri uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; Hükmün "C-) 1-" ibareli bendinden sonra gelmek üzere, ikinci bir paragraf olarak, “Sanık ...'in kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, beraat hükmünün verildiği 27.11.2015 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 3.000,00 TL. (üç bin Türk lirası) vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,” ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkındaki Hükmün İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca alınan tanık numunelerin müsaderesine karar verilmemesi, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 1. Hükmün " C-) 6-" ibareli fıkrasından sonra gelmek üzere, ikinci paragraf olarak " İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca alınan tanık numunelerin, 5237 sayılı TCK'nın 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenmesi, 2. Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibaresinin yazılması, Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, D. Sanık ... Hakkındaki Hükmün İncelenmesinde; Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 09.11.2021 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz
istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.09.2026 tarihinde karar verildi.