Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/6789 E. 2026/12303 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6789
- Karar No
- 2026/12303
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/134 E., 2016/32 K.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık ... hakkında 27.02.2015 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 23.03.2015 tarihli iddianame ile temyiz konusu davanın açıldığı; sanığın 25.12.2014 tarihinde işlediği isnat olunan başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 21.04.2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının, halen Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/333 Esas sırasında derdest olduğu, her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre aralarında hukukî kesinti bulunmasa da, 25.12.2014 tarihli eyleme ilişkin iddianamenin fiil anlatımından, sanığın olay tarihinde suç üstü yakalandığı ve ardından serbest bırakıldığı; dolayısıyla temyize konu 27.02.2015 tarihli eylem yönünden suç işleme kararının yenilendiği ve fiilî kesintinin oluştuğu anlaşıldığından, iki eylem yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı değerlendirilmiştir. Hüküm tarihi itibarıyla sanıklar ...ve ...'in on sekiz yaşını doldurmamış olmaları nedeniyle duruşmaların kapalı yapılması ve hükmün de kapalı celsede açıklanması gerektiği gözetilmeden, duruşmaların açık yapılması ve hükmün açık celsede tefhim edilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması ile sanıklar ...ve ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda tartışılmaması, temyiz inceleme tarihi itibarıyla sanıkların on sekiz yaşını doldurmaları nedeniyle telafisi mümkün olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Gerekçeli kararın başlık kısmında "27.02.2015" olan suç tarihinin, "27.02.2015 - 26.02.2015" şeklinde gösterilmesi, 2. Dosya kapsamından, 27.02.2015 tarihli iki ayrı gizli soruşturmaya uyuşturucu madde satış eylemi sırasında, sanıkların, 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi uyarınca birlikte hareket ederek uyuşturucu madde satışı yaptıkları sabit olduğu halde, haklarında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırım uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, 3. Dosyada yer alan 5271 sayılı CMK'ın 139. ve 140. maddeleri uyarınca alınan kararların, fiziki takip ve olay tutanaklarının, CD çözüm ve kimlik tespit tutanaklarının içerikleri ile uyuşturucu maddenin içeriğine ilişkin uzmanlık raporları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri sabit olup, beyanları ile kendi suçlarının veya suç ortaklarının suçlarının veyahut suç konusu uyuşturucu maddenin ortaya çıkarılmasına yardım ve hizmet ettiklerinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden ve gerekçe gösterilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi, 4. Hükümden sonra, 7242 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanık ...'ın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 5. 5275 sayılı Kanun'un 106/4. maddesinde “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” şeklindeki düzenlemesine aykırı olarak, yaşı küçük sanıklar ...ve ...hakkında tayin olunan adli para cezalarının ödememesi halinde, ödenmeyen adlî para cezalarının hapse çevrileceği ihtarının yapılması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafileri ve sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.