Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6721 E. 2026/4107 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6721
- Karar No
- 2026/4107
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/534 E., 2023/290 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının maliki bulunduğu aracın müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigortalandığını, sigortalı aracın 17.02.2020 tarihinde davalının sevk ve idaresinde iken sürücünün asli ve % 100 kusurlu olarak ... 'na çarparak vefatına neden olduğunu, davalının kaza sonrası olay yerini terk ettiği ve kaza tespit tutanağı düzenlenemediğini, vefat edenin mirasçılarına 12.03.2020 tarihinde 231.176,83 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmek zorunda kalındığını, sigorta şirketinin davalıya rücu şartlarının oluştuğunu, davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak borca itiraz ettiğini beyanla davalının itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı, duruşmadaki beyanlarında özetle tebligatların usulüne uygun olmadığının ve dava dilekçesinin tebliğinin ve neticede davanın reddine karar verilmesinin beyan ve talep edildiği anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile itirazın 231.176,83 TL asıl alacak, 16.473,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 247.650,55 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava öncesinde taraflarca arabuluculuk görüşmeleri yapıldığı ve sürecin anlaşmazlık ile sonuçlandığı, bu nedenle arabuluculuk için 680,00 TL ücret takdir edildiği ve bakanlık bütçesinden ödenmesine karar verildiği, mahkemece bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak hüküm altına alınmaması ve Hazineye irat kaydına karar verilmemesinin hatalı olduğu, anılan hususun kamu düzenine ilişkin olup hükmün bu yönden düzeltilmesi gerektiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, ... Tüketici Mahkemesinin 01.11.2021 tarih, 2021/151 Esas, 2021/571 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden kurulmasına, davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı takip dosyasında davalı ...'in itirazının 231.176,83 TL asıl alacak, 16.473,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 247.650,55 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine, 6325 sayılı HUAK'ın 18-(A)-11 maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 680,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece yargılaması sırasında dava dilekçesi ve tensip zaptının usulsüz olarak tebliğ edildiğini, bilirkişi raporunun tebliği ile davacının dava açıldığından haberdar olduğunu ve dava dilekçesinin tebliğine karar verilmesinin talep edildiğini, mahkeme tarafından dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, ... Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise dava dilekçesinin tebliğinin usulsüz olduğu kabul edilmesine rağmen 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince dava dilekçesinin tebliğinin gerekmediği, dosyadan haberdar olunmasına rağmen ayrıca tebliğ istenmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırı olduğu, hukukî dinlenilme hakkının ihlal edilmediğinin değerlendirildiğini, mahkemenin bu kararının adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na aykırı olduğunu, somut olayda Tebligat Kanunu’nun 32. maddesinin uygulanabilirliğinin bulunmadığını, tebligat usulsüz olduğundan ön inceleme duruşmasının yapılması ve tahkikata geçilmesinin usulsüz olduğunu ve yapılan tüm işlemlerin de yok hükmünde olduğunu, savunma hakkının kısıtlandığını, sadece olay yerini terk etmenin rücu sebebi olmadığını, aracı kullanan kişinin rücu imkanını ortadan kaldırmak amacıyla ve bu doğrultuda özel bir saikle olay yerini terk ettiğine dair ispat külfetinin davacı ... şirketinde olduğunu, alınan alkol raporunda davacının alkollü olmadığının tespit edildiğini, davacının %100 kusurlu olmasının ağır kusur anlamına gelmeyeceğini, rücu davası açılması için yasal şartlar mevcut olmadığını beyanla ve resen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacıya ZMSS poliçesi ile sigortalı ve davalının maliki olduğu aracın karışmış olduğu trafik kazası sonucunda, davacı ... tarafından vefat edenin mirasçılarına ödenen destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.