Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/694 E. 2026/951 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/694
Karar No
2026/951
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/694 - 2026/951 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/694 KARAR NO : 2026/951 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2022 NUMARASI : 2022/137 E. - 2022/471 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29/12/2022 Tarih ve 2022/137 Esas - 2022/471 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili şirketin 2020/50721 sayılı "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... '...'" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/156923 kod numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin tanınmış tescilli marka üzerindeki haklarını ihlal ettiğinden ve haksız rekabet yarattığından, başvurunun devamına dair YİDK kararının hukuka aykırı bulunduğunu, davaya konu "..." markasının, müvekkillerinin "..." markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, markayı oluşturan “...” ibaresinin başvuru kapsamında bulunan 42. sınıf hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin fevkalade yüksek bulunduğunu, esasen uzun yıllara dayanan yaygın ve yoğun kullanım ve tanıtımlarla ayırt ediciliğinin daha da yüksek seviyelere ulaştığını, bu ibare ile müvekkili markaları arasında sadece "..." ibaresi dolayısıyla bir farklılık bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-2177 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davalının markası ile davacının itirazına mesnet markası arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, kötü niyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya konu "..." markasının davacının “...” markası ile karıştırılacak düzeyde benzerlik taşımadığını, anlam bütünlüğü ve sözcük yapıları ele alındığında dahi benzerlik bulunmadığını, davacının “...” markasının uzun yıllara dayanan yaygın ve yoğun kullanım ve tanıtımlarla ayırt ediciliğinin daha da yüksek seviyelere ulaştığı açıklamasının gerçeğe aykırı olduğunu, “...” markasının TDK’daki anlamı ve çağrıştırdığı anlamı ile “...” markasının çağrıştırdığı anlamın tamamen birbirinden farklı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu 2020/156923 sayılı markanın tescili talep edilen 42. sınıfta yer alan hizmetlerin tamamının, davacı yanın davasına mesnet markasında yer alan mal ve hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, davaya konu 2020/156923 sayılı davalı şirket markası ile davacı şirketin itiraza / hükümsüzlük istemine dayanak markası arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı Şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nun 2022-M-2177 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, davalının markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, davalı markasını okuyan veya gören ortalama dikkate sahip ve işaretleri yan yana karşılaştırma imkanı olmayan kişinin zihnindeki intibanın, davacıya ait markanın bıraktığı intiba ile aynı olmadığını, söz konusu iki marka örneğinin, aynı firmanın markası gibi algılanabilecek nitelikte olmadığı gibi markaların karıştırılma ihtimallerinin de asla bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira davacı markasının asli unsuru olan "..." ibaresi ile benzer bulunan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen ibarelerin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, öte yandan bu ibarenin 42. sınıf hizmetler yönünden ayırt edici olmadığının da söylenemeyeceği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalı kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı kurum tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/694, K. 2026/951, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-694-e-2026-951-k-73c166e02308