Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/795 E. 2026/1416 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/795
Karar No
2026/1416
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/795 KARAR NO : 2026/1416

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/01/2023 NUMARASI : 2021/65 Esas 2023/41 Karar ASIL DAVA DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/01/2021 BİRLEŞEN İZMİR 3.ATM'NİN 2021/505 ESAS - 2022/789 KARAR SAYILI DOSYASINDA DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) BAM KARAR TARİHİ : 10/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 10/06/2026

Asıl dava yönünden taraf vekilleri ve feri müdahil vekili ile birleşen dava yönünden davalı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Asıl dosya yönünden; Müvekkil şirkete dava dışı .....A.Ş. tarafından sipariş olarak kaynak elektrodu siparişi verildiğini, Söz konusu malzemelerin değerinin 128.006,40-TL olduğunu, buna ilişkin olarak müvekkil şirket tarafından düzenlenen faturanın sunlduğunu, Müvekkili şirketin söz konusu siparişleri tam ve eksiksiz olarak hazırladığı ve mezkur dava dışı şirkete göndermek amacıyla davalı taşıma şirketine usulüne uygun olarak teslim edildiğini, dava dışı şirket tarafından sipariş edilen malların son derece hassas olduğunu, Metal tel üzerinde yer alan kaplamaların ezilip ufalanmaya oldukça elverişli olduğunu, Müvekkil şirket gerekli bütün talimatları taşıma şirketine bildirmesine rağmen davalı taşıma şirketi istifleme ve taşıma sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle müvekkil şirketten sağlam şekilde aldığı malların tamamen hasara uğramasına sebep olduğunu ve . Söz konusu mallar hurda haline geldiği bildirerek davacı şirketin .....A.Ş. İle 09/01/2020 tarihli ve 32309435 poliçe numaralı poliçe kapsamında kendi sigortacısı olan ... . A.Ş.'ne başvurduğu ve poliçe kapsamında uğradığı zararın 92.296,00-TL'lik kısmını tahsil ettiğini, ancak kalan 35.710,40-TL'lik kısmı tahsil edilemediğini, davalı taşıma şirketinin malların hasara uğramasından dolayı sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalı şirketin müvekkil şirketi uğrattığı zarar nedeniyle tahsil edilemeyen 35.710,40 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak müvekkil şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Taşınan ürünlerin tamamen zarar gördüğü iddiasının gerçeği yansıtmadığını, 03.07.2020 tarihinde davalı şirketin.... Şirketi, davacıya ait 501166 numaralı irsaliye muhteviyatı olan kaynak elektrodunun İstanbul'dan Konya'ya nakledilmesi ve dava dışı şirket ... A.Ş'ye teslim edilmesi hususunda anlaştıklarını, İki palet halinde ve her bir palette 1000 kilogram olmak üzere ( her palette 4 adet 250 kilogramlık paketler halinde ) toplamda 2000 kilogramlık kaynak teli davalı şirkete ait .... plakalı araca yüklendiği ve aynı gün içerisinde Konya'ya ulaştırıldığı ancak müvekkil şirket tarafından taşınılan paletlerden birinin taşıma sırasında zarar gördüğü gerekçesi ile alıcı .... A.Ş tarafından her iki paletin de teslim alınmadığını, durumun davacıya bildirilerek paletlerin iade edilmek istendiği ancak davacının, üzerinde hasar iddiası bulunmayan palet de dâhil olmak üzere paletleri teslim almaktan imtina ettiğini, kaynak elektrotlarının teslim ve iade alınmaması üzerine ise hasarlı olduğu iddia olunan paletin davalının Konya acentesinde, hasar iddiası bulunmayan paletin ise müvekkil şirketin İstanbul Anadolu şubesinde muhafaza edilmeye başlandığını, İstanbul Anadolu şubesinde bulunan bir paletlik kaynak telinin hasarsız olduğunun İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/108 Değişik İş dosyası kapsamında alınan 09.11.2020 tarihli bilirkişi raporu ile görüldüğünü, davacının ödemediği KDV'yi müvekkilden tahsil ederek haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, davacı şirketin haksız eylemleri nedeniyle müvekkilinin zararı doğmuş olduğunu bu zararların davacı tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davacının hasar görmeyen kaynak tellerini haksız olarak iade almaktan imtina ettiğini ve yine hiçbir hasar görmediği bilirkişi raporu ile de sabit olan 1000 kilogramlık bu ürünler için kötüniyetli olarak bedel talep ettiğini, davacının niyetinin haksız kazanç sağlamak olduğunu, davacının aslen ödemediği ve ödemekle de yükümlü olmadığı KDV'yi müvekkilden talep etmesi de kötü niyetini gösterdiğini dolayısıyla davacının kötüniyetli iddialarının reddine yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Birleşen dosya yönünden; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 38008672 no'lu nakliyat emtea sigorta poliçesi ile dava dışı sigortalısı ..... A.Ş.'ye ait kaynak telinin taşınması sırasında meydana gelebilecek riskleri teminat altına aldığı, sigorta konusu iki palet kaynak teli, davalı şirket tarafından Konya'ya taşınmak üzere 03.07.2020 tarihinde müvekkil sigortalısının deposundan teslim alındığı, ancak malların hatalı yüklenmesi nedeniyle iki palet kaynak telinin de zarar gördüğü, palet tellerin üst üste düzensiz ve gelişigüzel şekilde yüklendiği, üstteki paletin düşmesi ile paketin dağıldığı ve hasar görerek kullanılmaz hale geldiği, altta yer alan paletteki ürünlerde de ezilmeler meydana geldiği, kaynak makinesine takıldığında kesintisiz çalışamayacak, makineyi bozacak hale geldiği, son derece hassas şekilde sarılan tellerin ambalajının ezilmesi ve darbe görmesi, tellerin kullanımını imkansız hale getirdiği, davalı şirketin, kusurlu taşıma nedeniyle malların hasarlanmasına sebebiyet verdiği, davalı tarafından taşınan ürünlerin satışı ve kullanımı olanaksız hale geldiğinden müvekkil şirketin, sigortalısının zararını karşıladığı, ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere, davalı şirketin zararın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, söz konusu zarar nedeniyle müvekkili şirketin, sigortalısına 31.08.2020 tarihinde 92.296,00 TL tutarında ödenme yaptığı, sigortalıya ödenen tazminatın sigortalı yerine geçen müvekkiline ödenmesi için davalıya müracaat edilmişse de davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalının ödemesi gereken meblağın tahsili için İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2021/4800 sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun takibe kısmi olarak itiraz etmesi ile icra takibinin, itiraz edilen tutar yönünden durduğu, davalı borçlunun, ödeme emrinde yer alan 46.148,00 TL'lik kısmı kabul ederek asıl alacağın diğer yarısı olan 46.148,00 TL'lik kısma ve takip öncesi işlemiş 5.507,42 TL faize itiraz ettiği belirtilerek açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2021/4800 sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına ve borçlu aleyhine yüzde yirmiden (%20) az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin kendilerine usule aykırı olarak tebliğ edilmesi sebebiyle itirazlarda bulunmakla birlikte her ne kadar davacı tarafça dava dışı....'e 92.296,00 TL ödendiği ve taşınan ürünlerin zarar gördüğünü belirtmekte ise de tamamen zarar gördüğü iddiasının gerçeği yansıtmadığı, 03/07/2020 tarihinde müvekkili ile dava dışı ....arasında ....'e ait 501166 no'lu irsaliye muhteviyatı ürünlerin İstanbul'dan Konya'ya nakledilerek dava dışı .... AŞ'ye teslimine dair anlaşma yapıldığı, 2 palet halinde ve her palette 1000 kg olmak üzere 2000 kg'lik kaynak telinin müvekkiline ait .... plakalı araca yüklendiği ve Konya'ya ulaştığı, paletlerden birinin zarar görmesi sebebiyle . ... AŞ tarafından ürünlerin teslim alınmadığı, müvekkili tarafından durumun ....'e bildirildiği ve iade edilmek istenildiği ancak .... tarafından teslimden imtina edildiği, hasarlı olduğu iddia olunan paletin müvekkilinin Konya acentesinde hasar iddiası bulunmayan paletin ise İstanbul Anadolu Şubesi'nde muhafaza edilmeye başlanıldığı, ürünlerin tamamının zarar gördüğü iddiası ile dava dışı .... tarafından Üsküdar 12. Noterliği aracılığı ile ihtarda bulunulduğu, müvekkili tarafından bu ihtara Karşıyaka 5 Noterliğince cevap verildiği, davacı tarafça .....'e ürünlerin tamamı yönünden 92.296,00 TL ödemede bulunularak bunun faizi ile birlikte 93.115,29 TL olarak davacı tarafça müvekkilinden talep edildiği, İstanbul Anadolu Şubesindeki palete yönelik İstanbul Anadolu 9 SHM'nin 2020/108 D İş sayılı dosya üzerinden rapor alındığı, müvekkiline sigorta şirketi olan .... AŞ hasar gördüğü iddia edilen 4 koli kaynak teli için 52.240,00 TL'lik tutarı ödemeyi kabul ettiği, davacı tarafa bu hususa dair ödeme teklifinde bulunulmasına rağmen tüm paranın tahsili istemi ile müvekkili aleyhine İzmir 13 İcra Müdürlüğü'nün 2021/4800 Esas sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığı, belirtilen iddialar ile kısmi itirazda bulunulduğu bu nedenle davacının kötü niyetle bu davayı açması sebebiyle reddi ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür. MAHKEMECE: "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Asıl dava dosyası yönünden; Davacı tarafça dava dışı ..... . A.Ş. arasında mal alım satımına yönelik anlaşmanın gerçekleşmesinden sonra dosya tarafları arasında davacı tarafça dava dışı firmaya satılan kaynak elektrotunun İstanbul ilinden Konya iline nakledilmesi ve dava dışı şirkete teslim edilmesi konusunda taşıma anlaşmasının yapıldığı, bu anlaşamaya göre davacının taşıtan davalının ise taşıyan sıfatına sahip olduğu, taşıma konusu emtianın davalı tarafa teslim edildiği ve ürünlerin davalı tarafa ait ... . plaka sayıklı araca yüklendiği ve varış yeri olan Konya iline gelinip dava dışı şirkete tesliminin yapılması sırasında iki palet halinde gönderilen ürünlerin zarar gördüğü sebebiyle dava dışı firma tarafından teslim alınmadığı, ürünlerin davacıya halen iade edilmediği bu ürünlerden hasarlı olduğu iddia edilen ürünün davalının Konya acentesinde, hasarlı olmadığı iddia edilen ürünün davalının İstanbul Anadolu Şubesinde muhafaza edildiği, bu olaydan kaynaklı davacının davalıdan hasar talebinde bulunması üzerine davalı tarafça ürünlerden sadece bir paletin zarar görmesi nedeniyle kendisinde her iki palet yönünden de talepte bulunulmasının haksızlık teşkil etmesi sebebiyle talebin reddedildiği, bu kapsamda davacı tarafça dava dışı ..... A.Ş.'ye yapılan başvuru üzerine adı geçen sigorta şirketi tarafından Mahkememiz davacısına 92.296,00 TL'lik hasar ödemesi yapıldığı, davalı tarafından bahse konu taşıma akdine ilişkin teslim alınan ürün yönünden İstanbul Anadolu 9. SHM'nin 2020/108 D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırıldığı, davalı tarafça davacının sigorta şirketine taşınan ürünlerin yarısı yönünden 54.240,00 TL ödeme teklifinde bulunduğu ancak bunun davacı yahut davacının sigorta şirketince kabul edilmediği hususlarında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında esas dosya yönünden taraflar arası uyuşmazlığın; davalıya teslim edilen ürünlerin tamamının hasara uğrayıp uğramadığı, uğranılan hasarın miktarının tespiti ve davacı tarafça istem konusu edilen bakiye hasar bedelinin yerinde olup olmadığının ve olması halinde belirlenecek tutarın davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığının tespit ve değerlendirilmesine yönelik açılan taşıma ilişkisinden kaynaklı bakiye alacak davası olduğu anlaşılmıştır. Birleşen dosya yönünden; Dosya kapsamına göre yapılan inceleme neticesinde davacı taraf ile dava dışı .... A.Ş. arasında 10/07/2020 tanzim tarihli, 03/07/2020 yüklenme tarihli, kalkış yeri İstanbul varış yeri Konya olan ve .... plaka sayılı araç ile taşınacak kaynak telinin taşıması sırasında meydana gelebilecek risklerin teminat altına alınması amacıyla nakliyat emtea sigorta poliçesinin düzenlendiği, söz konusu poliçe kapsamındaki taşımanın Mahkememiz davalısı tarafından yerine getirilmesi konusunda anlaşıldığı, söz konusu nakliye telinin taşınması sırasında meydana gelen hasardan kaynaklı davacı tarafça sigortalı ... A.Ş.'ye 31/08/2020 tarihinde emteanın sovtaj bedeli düşülmek kaydıyla hasar ödemesi olarak 92.296,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, ödemenin tahsil amacıyla davalı aleyhine İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2021/4800 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalı tarafça söz konusu icra dosyasına bahse konu 92.296,00 TL'lik ödemenin yarısının alacaklıya ödeneceği kabul edilerek alacak miktarının 46.148,00 TL'lik kısmı ve bu kısmı ile sınırlı olmak üzere doğan ferileri haricindeki kalan kısma itiraz edilerek takibin durdurulduğu konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında birleşen dosya yönünden taraflar arası uyuşmazlığın; taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynak tellerinin tamamının hasar görüp görmediği, bu kapsamda davalı yanca yapılan kısmi itirazın yerinde olup olmadığı, ayrıca taraflarca istem konusu edilen icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığının tespit ve değerlendirilmesine esas açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; Birleşen dosya yönünden bir kısım itiraz edilmekle birlikte davacı tarafça davanın 51.655,42 TL olarak gösterilerek kısmi itirazın iptalini talep ettiği anlaşılmakla miktar itibari ile Mahkememizde tereddüt hasıl olduğundan birleşen dosya yönünden Mahkememizce dava konusu alacağın neyden kaynaklandığı ve nasıl hesaplandığı konusunda sorulan soru üzerine davacı vekili tarafından 04/02/2022 tarihli beyan dilekçesinin sunulduğu ve dava değerinin 46.148,00 TL asıl alacak ile 5.507,42 TL işlemiş faizden oluştuğunun bildirildiği görülmüştür. Yine uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel ayrıca şu hususun da belirtilmesinde fayda vardır; her ne kadar feri müdahil tarafından sunulan beyanda asıl dosya davacısı taşıtan .... A.Ş.'nin husumetinin olmadığı belirtilmekte ise de dosya kapsamına kazandırılan delillere göre davacının sigortacısından karşıladığı bedel haricindeki kalan kısma yönelik iş bu davanın açılması bakımından husumetinin olduğunda bir tereddüt görülmeyerek bu kapsamdaki beyana itibar edilmemiştir. Her ne kadar dosyaya kazandırılan rapora yukarıda belirtilen asıl ve birleşen dosya taraflarınca beyan ve itirazlarda bulunulmuş ise de taşıma konusu emteanın alıcı konumundaki yukarıda ismi belirtilen şirkete tesliminin yapılmayarak hasarlı bir paletinin taşıyıcının KOnya acentesinde, hasarsız bir paletinin ise İstanbul acentesinde olduğu göz önüne alındığında bu teslimin teslim edilmeme olgusunun aksinin de dosya kapsamında kanaat edinilememesi yani alıcı konumundaki şirketin temerrütünün oluşmadığı göz önüne alındığında taşıma konusu emteanın henüz alıcıya teslim edilmediği kanaatine varılmakla ürüne ilişkin hasar bedelinin KDV'siz olarak hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği, söz konusu satış işleminin 2 palet yönünden de yapıldığı, her ne kadar zarar görmese bile İstanbul acentesindeki ürünlerin alıcı konumundaki şirkete teslim edilmediği gibi taşıtan konumundaki asıl dosya davacısına da geri iade edilmediği göz önüne alındığında hasarsız ürünler yönünden de taşıtan davacının zararının oluştuğu ve söz konusu zararın taşıma konusu iki palet üzerinden değerlendirmeye alınması ve esasen iade yükümlülüğünün taşıyanda olmasına rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmediği sabit olmakla bu kapsamda bilirkişinin tüm taşıma konusu yönünden değerlendirme yapmasında da bir isabetsizlik bulunmamış bununla birlikte raporun bir kısmına yapılan itirazların resen değerlendirilmesi gereken itirazlar, bir kısım itirazların ise aksi iddia edilmekle birlikte raporda karşılandığı kanaatine varılan itirazlardan olduğu, raporun yeterli teknik incelemeyi içerdiği, denetlemeye elverişli olduğu ve bu kapsamda alanında uzman bilirkişilerce de değerlendirme yapıldığı da göz önüne alındığında rapor hükme elverişli görülmüş bu nedenle itirazların yerinde olmadığı ayrıca her ne kadar taşıma konusu emteadan zarar gören emteanın bedelinin konusunda uzman bir bilirkişi tarafından incelenmesi yönünde talepte bulunulmuş ise de uyuşmazlığın bedele ilişkin olmadığı, esasen taşıma hususu ile alakalı olduğu ve söz konusu ürünlerin sıfır ürünler olduğu, dosyaya kazandırılan rapor tanzim eden bilirkişilerin sıfatları da göz önüne alındığında bu şekilde bir bedel belirlemesi yapılmanın gerekli olmadığı kanaatlerine varılmıştır. Taşıyıcı şirket tarafından ürünün iadesine yönelik talepte bulunulduğu ancak bunun taşıtan tarafından kabul edilmediği beyan edilmekte ise de bu husus taşıtan tarafından kabul edilmediği gibi taşıyanın taşıtana gönderdiği Karşıyaka 5. Noterliği evrakında da ürünlerin iadesine yönelik herhangi bir talepte bulunmadığı ayrıca herhangi bir şekilde tevdi mahallinin de talep edilmediği dolayısıyla sözleşme gereği teslim edilen ürünlerin sözleşme kapsamında teslimine yönelik taşıyanın yükümlüğünü yerine getirmeyerek uhdesinde tuttuğu ve bunun üzerinden de 2 yıllık bir sürenin geçtiği daha sonradan Karşıyaka 5. Noterliği'nin 26/01/2021 tarih ve 02198 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ..........adresinden ürünlerin teslim alınması noktasında taşıtana ihtarda bulunulmuş ise de iade yükümlülüğünün davalıda olması dolayısıyla taşıtanın buna cevap vermemesi kabul anlamını doğurmayacağı kanaatine varılmış bu kapsamda yapılan savunmaların yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Gerek asıl gerekse birleşen dava dosyası yönünden toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; .... A.Ş. İle dava dışı. ... A.Ş. arasında iki palet halinde ve her bir paleti 1 kg ağırlığında kaynak elektrotunun alım satımına dair ticari nitelikte ilişki kurulduğu,....'in satıcı ... isimli şirketin ise alıcı konumunda olduğu, söz konusu elektronun İstanbul ilinden Konya iline nakdedilmesi ve dava dışı şirkete teslimi konusunda ..... şirketi ile . ... A.Ş. Arasında taşıma anlaşmasının yapıldığı ve söz konusu taşımanın davalı tarafa ait ..... plakalı araç ile yapılacağının kararlaştırıldığı ve taşıma konusu emtanın davalı yana teslimi ile araca yüklendiği, buna dair taşıma irsaliyesinin olduğu, ürünlerin varış yeri olan Konya'ya gelinip dava dışı ... isimli şirkete ürünün teslimi sırasında zarar gördüğü belirtilerek bu firma tarafından ürünlerin teslim alınmadığı, hasarlı olan bir palet halindeki 1.000 kg ağırlığında olan kaynak elektrotunun taşıyıcının Konya şubesinde muhafaza edilmeye başlanıldığı ve halen daha bu şubede olduğu, taşıyan konumundaki şirket tarafından Konya 3. SHM'nin 2020/46 D.İş sayılı dosyası üzerinden ürünün hasarına yönelik delil tespiti yaptırıldığı, hasarsız olduğu anlaşılan bir palet halindeki 1.000 kg ağırlığında olan kaynak elektrotunun ise taşıyıcının İstanbul şubesinde muhafaza edilmeye başlanıldığı ve halen daha bu şubede olduğu, söz konusu ürünlere yönelik yine taşıyanın İstanbul 9. SHM'nin 2020/108 D.İş sayılı dosya üzerinden delil tespiti yaptırıldığı, davacı tarafça birleşen dosya davacısına yapılan başvuru üzerine asıl dosya davacısı taşıtan . ... A.Ş.'ye sigorta şirketi tarafından 92.296,00 TL'lik hasar ödemesi yapıldığı, asıl dosya davalısı taşıyan şirket tarafından taşıma konusu ürünlerin yarısının zarar görmediği savunması ile 54.240,00 TL tutarında ödeme teklifinde bulunulmuş ise de bunun taşıtan konumundaki .... isimli şirket tarafından kabul edilmediği, ürünlerin KDV dahil toplam 128.006,40 TL'den .... isimli şirkete yapılan 92.296,00 TL'nin ödenmesinden sonra kalan bakiye 35.710,40 TL'nin tahsiline yönelik asıl davanın, sigorta şirketi tarafından ise kısmi itiraz neticesi ödenen tutarın yarısı tutarındaki asıl alacak ve bu tutara işletilen faizden oluşan toplam tutarın tahsiline yönelik birleşen davanın açıldığı anlaşılmakla birlikte yapılan değerlendirme neticesinde her ne kadar aksi iddia edilmiş ise de yükleme, istifleme ve sabitlemenin taşıyıcı konumundaki .... A.Ş.'de olduğu, taşıma konusu 2 palet halindeki ürünlerin üst üste istiflendiği, gerek dosya kapsamındaki fotoğraflardan ürünün ambalajının bozulduğu gerekse Konya 3. SHM'nin 2020/46 D.İş sayılı dosyasından aldırılan rapora göre hasarlı ürünün kullanılmaz durumda olduğu, taşıyan şirketin ... Tuzla/İSTANBUL adresinde dosyaya kazandırılan 05/10/2022 tarihli rapor tanzim eden heyetçe yapılan keşif neticesinde her biri 250 kg ağırlığında 4 adet malların ....Marka .. 89 tip 1,2 mm kalındığında sürekli kaynak teli olduğu, kutu içerisinin açılıp yapılan incelenmesinde malzeme teknik özelliği yönünden sağlam kullanılabilir durumda ve korozyona uğramamakla birlikte kaynak teli sarımlarında kayma, sarkma ve yerinden çıkma olduğu, bu ürünlerin sürekli gaz altı kaynak teli olduğu, özel sarım ambalaj ve düzenekte olarak üretildiği, normalde sanayide kullanılan gaz altı kaynak tellerinin kutusundan çıkarılarak gaz altı kaynak makinesindeki yerlerine yerleştirilip kullanılabilen ürünler olduğu ancak dava konu ürünlerin bu türden olmadığı, mevcut ambalaj ve beraberindeki yardımcı düzenekleri sayesinde hiç çıkarılmadan, teller/sarımlar yerinden oynatılmadan olduğu hali ile yüksek kapasiteli, kesintisi ve sürekli kullanım sağladığı, inceleme konusu ürünlerin önce sarılıp sonra kutu içerisine yerleştirilmemiş olduğu, doğrudan akış sağlayabilmesi için kutunun içerisine doldurma olarak sarıldığı, söz konusu hasar göz önüne alındığında hem kutu ambalajlarında ezilme ve çökme türünden deformasyonların oluştuğu hemde kaynak teli sarımlarının bozularak sürekli akışı sağlama özelliğini kaybetmiş olduğu ve dolayısıyla bunların sürekli kaynak işinde kullanılabilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle İstanbul'da bulunan ürünlerin de hurda olduğu kaldı ki Konya'daki ürünlerin hurda halde olduğunun D.İş sayılı dosya üzerinden aldırılan rapor ile anlaşıldığı, ürünlerin üzerinde rahatlıkla görülebilecek şekilde üst üste istiflenemeyeceği ve ayak ile üzerine basılmayacağı, yürünemeyeceği görselinin bulunduğu ve bunun taşıyıcı konumundaki ... A.Ş. tarafından da bilinmesinin gerektiği, söz konusu hasarın istifleme ile olduğunun anlaşıldığı, buna dair eylemlerin taşıyıcının kendi adamlarından kaynaklanığı yani taşıma yükümlülüğünün taşıyıcı tarafından yerine getirilmediği kanaatine varıldığı, dosya kapsamında taşıyıcının mesuliyetten kurtulabilecek herhangi bir imkanın olmadığı ve taşımaya konu ürünlerin tamamından sorumlu olduğu, taşıma konusu KDV dahil toplam ürün bedelinin 128.006,40 TL olduğu, yukarıda da belirtildiği gibi ürünlerin taşıyan tarafından alıcıya teslim edilmediği gibi taşıtan konumundaki ....'de iade edilmediği böylece ürünün hasarı yönünden bedel talebi bakımından teslim yapılmadığından ve böylece KDV oluşmayacağından ürünün KDV'siz bedeli olan 108.480,00 TL üzerinden hasar bedelinin değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla taşıyıcı . ... A.Ş.'nin KDV'siz ürün bedeli olan 108.480,00 TL'den 6102 sayılı TTK'nın 880. maddesi gereği sorumlu olacağı, her ne kadar 6102 sayılı TTK'nın 882. maddesinde belirtilen sınırı göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede taşıyıcını sorumluluk sınırının 162.790,75 TL şeklindeki bilirkişi bedel belirlemesine doğru olduğu anlaşılmakta ise de taşıyıcının adamları tarafından yapılan istifleme şekli göz önüne alındığında ürünler üzerinde az önce belirtilen uyarılar olmasına rağmen bunlara aykırı davranışların pervasızca olduğu kanaatine varılmakla taşıyıcının sorumluluk sınırından yararlanma hakkını kaybettiği ancak sorumluluk sınırı gerçek zarar tutarının üzerinde olduğundan bu aşamada bu hususa sadece değinilmekle yetinilmesi gerektiği şeklinde yapılan değerlendirmeler göz önüne alındığında asıl dosya yönünden davacıya yapılan 92.296,00 TL'lik ödemenin gerçek zarar tutarı olan 108.480,00 TL'den düşülmesi ile davacının karşılanmamış 16.184,00 TL tutarında alacağının bulunduğu böylece asıl dava dosyası yönünden açılı davanın kısmen kabulü ile 16.184,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine şeklinde karar verildiği, birleşen dosya yönünden ise asıl alacak tutarı olarak belirtilen tutarın yukarıdaki yapılan açıklamalar göz önüne alındığında davalıdan talebi bakımından haklı olunduğu, faiz yönünden yapılan değerlendirme neticesinde ise ödeme tarihi olan 31/08/2020 tarihi ile icra takip tarihi olan 30/04/2021 tarihi arasındaki süre göz önüne alınmakla takipte yasal faiz talep edildiğinden ve davalı tarafça yapılan itiraz içeriği göz önüne alındığında işlemiş faizin tamamına itiraz edildiği, dolayısıyla ödeme tutarı üzerinden bu faizin yerinde olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmakla ödenen 92.296,00 TL üzerinden belirtilen tarih aralığına ilişkin faiz hesabı bakımından yapılan değerlendirme neticesinde aşağıda tespit edildiği şekilde; Tutar Başlangıç Bitiş Faiz Türü Miktar 92.296,00 TL 31/08/2020 30/04/2021 % 9 5.507,42 TL hesaplama yapıldığı ve hesaplanan tutar ile talep konusu tutarın aynı olduğu anlaşılmakla bu tutarın tahsili bakımından da davacının talebini,n haklı olduğu anlaşılarak birleşen izmir 3. ATM'nin 2021/505 esas ve 2022/789 karar sayılı dava dosyası yönünden açılı davanın kabulü ile davalı yanın İzmir 13. İcra Müd.'nün 2021/4800 esas sayılı dosyasına yaptığı kısmi itirazın iptali ile takibin itiraz edilen kısım yönünden 46.148,00 TL asıl alacak ve 5.507,42 TL işlemiş faiz yönünden alacağın tahsili bakımından devamına, hüküm edilen 46.148,00 TL'ye takip tarihinden itibaren % 9 oranında ve değişen ve artan oranlarda yasal faiz uygulanmasına gerek davalının zarar görmeyen ürünleri iade etmeyerek temerrüte düştüğü gerekse esasen alacağın likit olduğunun davalı tarafça bilindiği göz önüne alındığında yasal şartları oluştuğu kanaati ile İİK 67/son gereği hüküm edilen tutarın % 20'si olarak hesaplanan 10.331,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A) ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; 1- Davanın KISMEN KABULÜ ile 16.184,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine, B) BİRLEŞEN İZMİR 3. ATM'nin 2021/505 ESAS VE 2022/789 KARAR SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; 1- Davanın KABULÜ ile davalı yanın İzmir 13. İcra Müd.'nün 2021/4800 esas sayılı dosyasına yaptığı kısmi itirazın iptali ile takibin itiraz edilen kısım yönünden 46.148,00 TL asıl alacak ve 5.507,42 TL işlemiş faiz yönünden alacağın tahsili bakımından devamına, - Hüküm edilen 46.148,00 TL'ye takip tarihinden itibaren % 9 oranında ve değişen ve artan oranlarda yasal faiz uygulanmasına, - Hüküm edilen tutarın % 20'si olarak hesaplanan 10.331,08 TL icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili davalı vekili ve Feri Müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete dava dışı ....A.Ş. tarafından sipariş olarak kaynak elektrodu siparişi verildiğini, söz konusu malzemelerin değerinin 128.006,40-TL' olduğunu, müvekkili şirketin, söz konusu siparişleri tam ve eksiksiz olarak hazırladığını ve dava dışı şirkete göndermek amacıyla davalı taşıma şirketine usulüne uygun olarak teslim ettiğini, dava dışı şirket tarafından sipariş edilen malların son derece hassas olduğunu, metal tel üzerinde yer alan kaplamanın ezilip ufalanmaya oldukça elverişli olduğunu, müvekkili şirketin gerekli bütün talimatları taşıma şirketine bildirmesine rağmen davalı taşıma şirketinin istifleme ve taşıma sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle müvekkili şirketten sağlam şekilde aldığı malların tamamen hasara uğramasına sebep olduğunu, bu durum neticesinde müvekkili şirketin, .... A.Ş. İle 09/01/2020 tarihli ve 32309435 poliçe numaralı poliçe kapsamında kendi sigortacısı olan ..... A.Ş.'ne başvurduğunu ve poliçe kapsamında uğradığı zararın 92.296,00-TL'lik kısmını tahsil ettiğini, ancak kalan 35.710,40-TL'lik kısmının tahsil edilemediğini, taraflarınca açılan davada; alacak miktarı olarak 35.710,40 TL talep edildiğini, ancak yapılan yargılama neticesinde yerel mahkemenin, bu taleplerinin 16.184,00 TL sini kabul ederek, bakiye taleplerini ise reddettiğini, yerel mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi tarafından hazırlanan raporda; müvekkili şirketin, davalı şirketten 16.184,00 TL talep edebileceğinin belirtildiğini, yerel mahkemenin de bu bilirkişi raporunu dayanak alarak hüküm kurduğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada KDV bedelinin hesaplamaya dahil edilmeden hesaplama yapıldığını, bir diğer hususun ise; yerel mahkemenin asıl dosya yönünden hazırlanan gerekçeli kararının 5.maddesi; "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince ret tutarı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE," şeklinde düzenlendiğini, yerel mahkemenin vermiş olduğu bu kararın da hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dosya incelendiğinde görüleceği üzere; davalı vekili tarafından 17/02/2021 tarihinde dosyaya sunulan vekaletnamenin 23/06/2021 tarihine kadar süreli vekaletname olduğunu, akabinde asıl dosyaya davalı vekilince herhangi bir vekaletname sunulmadığını, süreli vekaletnamenin süresinin sona ermesi nedeniyle davalı vekilinin, dosyada vekil sıfatıyla yer almasının hukuken mümkün olmadığını, davalı vekilinin usulüne uygun bir vekaletname sunmamış olması nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmiş olmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınan ürünlerin tamamen zarar gördüğü iddiası gerçeği yansıtmadığını, 03.07.2020 tarihinde müvekkili şirketin .... Şirketi ile .... Şirketi, davacıya ait 501166 numaralı irsaliye muhteviyatı olan kaynak elektrodunun İstanbul'dan Konya'ya nakledilmesi ve dava dışı şirket ..... A.Ş'ye teslim edilmesi hususunda anlaştıklarını, iki palet halinde ve her bir palette 1000 kilogram olmak üzere (her palette 4 adet 250 kilogramlık paketler halinde) toplamda 2000 kilogramlık kaynak teli müvekkili şirkete ait ..... plakalı araca yüklendiğini ve aynı gün içerisinde Konya'ya ulaştırıldığını, ancak müvekkili şirket tarafından taşınılan paletlerden birinin taşıma sırasında zarar gördüğü gerekçesi ile alıcı ..... A.Ş tarafından her iki paletin de teslim alınmadığını, söz konusu durumun müvekkili tarafından dava dışı ....'e bildirilerek paletler iade edilmek istenildiğini, ancak dava dışı ..., üzerinde hasar iddiası bulunmayan palet de dâhil olmak üzere paletleri teslim almaktan imtina ettiğini, hasarlı olduğu iddia olunan paletin müvekkilinin Konya acentesinde, hasar iddiası bulunmayan paletin ise müvekkilin İstanbul Anadolu şubesinde muhafaza edilmeye başlandığını davacı şirketin sigortacısı olan diğer Davacı ... .. Şirketinin de müvekkili şirkete göndermiş olduğu 06.10.2020 tarihli tekit yazısında taşınan emtianın tamamının (her iki paletin) zarar gördüğünü, zararda müvekkil şirketin kusurlu olduğunu iddia etiğini ve davacı şirkete tamamı hasar gördüğü iddia edilen kaynak elektrotları için ödediği 92.296,00 TL'yi faizi ile birlikte 93.115,29 TL olarak müvekkili şirketten talep ettiğini, taraflarınca söz konusu tekit yazısına cevaben keşide edilen ve Karşıyaka 5. Noterliği kanalıyla gönderilen 14.10.2020 tarihli ve 30880 yevmiye numaralı ihtarnamelerinde emtianın tamamen hasar gördüğüne ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığı, davacı şirketin sigortacısı olan birleşen dosyada Davacı .... Şirketi'nin hasar miktarına, hasar nedenine ve kusura ilişkin inceleme yapmadan davalı şirkete ödeme yaptığı ve sigortacılık ilkeleri ile bağdaşmayan ve müvekkil şirketin kusurunu aşan, doğmayan hasar için gerçekleştirilen ödemenin karşılanmasının talep edilemeyeceğinin açıkça izah edildiğini, davacı .... Şirketinin dava dilekçesinde müvekkili şirket tarafından taşınan kaynak elektrot malzemelerin tamamının zarar gördüğünü, kendisinin aynı mallardan tekrar hazırlayarak dava dışı ..... A.Ş'ye teslim ettiğini, bu nedenlerle müvekkili şirketin kendisine 35.710,40 TL ödemekle yükümlü olduğunu iddia ettiğini, alacaklının temerrüdünün, alacaklıdan kaynaklanan bir ifa engeli olduğunu, alacaklı dava dışı ....'nin açıkça temerrüde düşmüş olup müvekkilinin ifa borcunu engellediğini, mahkemenin bu hususu hiç değerlendirmediğini, müvekkili şirketin teslim alınmayan ürünleri uygun bir depoya tevdi ederek tüm borcundan kurtulmuş olup hem alacaklı hem de göndericinin bu konu hakkında bilgilendirildiğini, davacının dava dilekçesinde bu hususu bizzat ikrar ettiğini, yerel mahkemenin delil tespitlerini hiç dikkate almadan hüküm kurduğunu, davacının, müvekkili tarafından taşınan ürünlerin tümüyle zarar gördüğü yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu çerçevede düzenlenen 05.10.2022 tarihli bilirkişi raporunun da kabulünün mümkün olmadığını, birleşen dosya davacısı .... A.Ş.'nin icra inkar isteminin hukuka aykırı olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte borçlunun icra inkar tazminatıyla sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit olmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin ürünlerin hasarsız olduğunun tespiti için delil tespitine başvurmuş olup alacağın likit olmasından bahsedilemeyeceğini, alacağın belirlenebilmesinin ancak bilirkişi incelemesi ile mümkün olduğunu, yerel mahkemenin bu hususu gözetemeden hatalı bir karara hükmettiğini, davacının hasarsız ürünleri haksız olarak iade almaması nedeniyle müvekkilinin pek çok kez zarara uğradığını, davacının hasar görmeyen kaynak tellerini haksız olarak iade almaktan imtina ettiğini, temerrüde düştüğünü ve yine hiçbir hasar görmediğinin bilirkişi raporu ile de sabit olan 1000 kilogramlık bu ürünler için kötüniyetli olarak bedel talep ettiğini beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Feri Müdahil vekili .....A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hasarlı yük üzerinde hak sahibi olmadığını, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, husumet ehliyetinin olmadığını, tam zayi kabulünün hatalı ve İstanbul Anadolu 9.SHM 2020/108.D.İş nolu dosyası ile yapılan delil tespitine aykırı olduğunu, taşımaya konu emtianın iki ayrı palet olduğunu, iki ayrı paletteki hasarın oluş şekli ve oluşan hasarın farklı olduğunu, karara esas alınan raporda yer alan teknik görüşte bu ayrımın gözetilmediğini ve hataya düşüldüğünü, karara esas alınan rapor içeriği fotoğraflarda da görüldüğü gibi, paletlerin üst üste konulduğunu, altta kalan paletin, üst paletin ağırlığı ile ezildiğini, bu paletin zaten dava öncesi tam zayi işlemi gördüğünü, üstte olan paletin ise, alttaki paletin ezilmesine bağlı olarak dorsenin arka kısmına doğru kaydığının görüldüğünü, ancak bu 2.palette ezilmenin olmadığını, bu nedenle iki palet arasında ayrım yapılmadan tanzim edilen rapora itibar dilmesinin hataya neden olduğunu, üstte olan palette hasar olmadığının İstanbul Anadolu 9.SHM 20207108.D.İş nolu dosyası ile de sabit olduğunu, davacı ....'e ambalaj hatasına bağlı ortaklaşa kusur verilmemesinin hatalı olduğunu, yükün, sarımlı hassas bir yük olduğunu, ambalajının da, yükün bu özelliklerine uygun olmasının gerektiğini, ancak ambalajın, yükün hassas özelliğine uygun olmadığını, kapların üstten çevrilerek, paletin tam ve üstten de korumalı halde olması gerekir iken, paletin üst kısmının herhangi bir temas için, korumalı hale getirilmediğini, müdahil ....'in müdahil dilekçesinden sonra ek rapor alınmamasının hatalı olduğunu, dosyaya cevap dilekçelerinin sunmadan önce bilirkişiye tevdi olduğunu, bu nedenle fer'i müdahil ...'ın davalı ... yanında ve ... için verdiği savunmalar yönünden ek rapor alınması gerekirken bundan imtina edilmesinin hatalı olduğunu, davacı sigortacının hasar ödemesi poliçesinin tabi olduğu (a) klozuna şartlara aykırı olduğunu ve davacı sigortacı hasar ödemesini hasarlı yük üzerinde hak sahibi tarafa yapmadığını, bu nedenlerle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, taşımaya konu iki paletinde tam zayi olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, eksper raporunda işaret edildiği üzere, davacı ....'nın sigortalısı ....in bir olasılığa ve satış riskine işaret ettiğini, yükün sarımlı hassas bir yük olup ambalajının da, yükün bu özelliklerine uygun olmasının gerekli olduğunu, ancak ambalajın, yükün hassas özelliğine uygun olmadığını, diğer yandan, yükün sarımının kolayca bozulma ile zarar görmesine yol açan hassas niteliğinin de olmadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl Dava: alacak, birleşen dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Asıl dosyada davacı taraf dava dışı şirkete satmış olduğu ürünleri davalı taşıma şirketi ile alıcıya gönderdiğini, ancak ürünlerin hasarlı taşınması nedeniyle alıcı tarafından teslim alınmadığını belirterek sigortanın ödediği bedeli mahsup ederek kalan zararını davalı taşıma şirketinden talep etmiştir . Birleşen dosyada ise; asıl dosyanın davacısı olan şirketin sigortalısı bu kez davalı taşıma şirketine dava açarak sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi rücuen icra yoluyla talep etmiş itiraz üzerine itirazın iptalini talep etmiştir . Davalı tarafça davadan önce delil tespiti yaptırılmış; T.C. Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi, 2020/46 Değişik İş sayılı dosyasında düzenlenen 27/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tespite konu toplam 2 palet (2.000 KG) olan mallardan 1 palet (1.000 KG) malın incelendiği, İncelenen 1 palet (1.000 KG) kaynak telinin olay sebebiyle hurda haline geldiği, Diğer 2. Palet malın Nakliye firmasının İstanbul deposunda olması nedeniyle, incelenemediği, tespitleri yapılmıştır. İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin, 2020/108 Değişik İş sayılı dosyasında düzenlenen 09/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... firmasının Tuzla deposunda yapılan 1 palet (1.000 KG) malın incelenmesinde; palette bulunan 4 adet 250 KG'lık kaynak tellerinin ve ambalajlarının sağlam ve tahribatsız olduğu, altta bulunan ahşap paletin sağlam ve tahribatsız olduğu, paletin bulunduğu yerin depo olması sebebiyle malların dış koşullardan etkilenip bozulmayacağı, netice itibari ile incelenen 1 palet malın hasarsız ve kullanılabilir durumda olduğu, belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi heyetinden rapor alınmış, 05/10/2022 tarihli raporda özetle; dava konusu ürünlerin zararının taşıyıcı . ... A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğu, davalının görsel istifleme talimatına aykırı olarak hatalı istifleme sonucu bu zararın meydana geldiği, gerçek zarar tutarının 108.480,00 TL olduğu, taşıyıcının üst sınır sorumluluğunun 162.790,75 TL altında kaldığından söz konusu tutardan adı geçen taşıyıcının sorumluluğunun bulunduğu, asıl dosya davacısı ..... A.Ş.'nin birleşen dosya davacısından 92.296,00 TL'sinin tahsil ettiğinden asıl dava dosyası yönünden davacının karşılanmamış 16.184,00 TL'lik zararının olduğu bu alacağın raporda belirtilen faiz oranı ile esas dosya davacısının davalıdan talep edebileceği belirtilmiştir. Asıl dosya davacısının, sigortacısı olan birleşen dosya davacısı tarafından 92.296 TL nin sigortalısına ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır . Davaya konu ürünlerin bedelinin davacı tarafından düzenlenen faturaya göre 108.480 TL+ KDV olduğu anlaşılmaktadır . İstanbul'da olan ürünlerle ilgili delil tespiti raporunda ürünlerde bir bozulma olmadığı hasarsız ve kullanılabilir durumda olduğu belirtilmesine rağmen mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda meydana gelen olay sebebiyle hem kutu ambalajlarda ezilme ve çökme türünden deformasyonların oluştuğu hem de kaynak teli sarımlı bozularak sürekli akışı sağlama özelliğini kaybetmiş olduğunun tespit edildiği tespit edilen mevcut durumları ile kaynak tellerinin otomasyon sistemini sürekli kaynak işinde kullanabilmelerinin mümkün olmadığı ve hurda niteliğinde oldukları görüş ve sonucuna varıldığı belirtilmiştir . Bilirkişiler meydana gelen hasarın taşıyıcının istifleme hatasından kaynaklandığını bu nedenle taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunu belirtmişler, teknik bilirkişi üyenin tespitleri doğrultusunda taşınan toplam 2.000 kg ağırlığındaki emtianın tamamının hasarlı kabul edileceği teslimi gerçekleşmeyen satış nedeniyle düzenlenen fatura iptal edileceğinden KDV söz konusu olmayacağı için davacının bu yöndeki talebinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı sonuç itibariyle davalı taşıyıcının sorumlu olacağı gerçek zarar tutarının 108.480 TL olduğunu belirtmişlerdir . SDR hesabı yapıldığında da 162.790,75 TL hesap edildiği ancak gerçek zarar tutarı 108.480 TL olduğundan bu bedelin altında kaldığından gerçek zarara hükmedilebileceği belirtilmiştir . Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının ve delil tespiti raporlarının denetime elverişli ve açık olduğu, dolayısıyla mahkemenin KDV siz bedel olarak zararı belirlemesi ve buna göre sigorta tarafından yapılan 92.296 TL ye düşerek asıl dosya yönünden 16.184 TL hükmetmesi ve fazla ilişkin istemi reddetmesinin dosya kapsamına uygun olduğu verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle asıl dosya yönünden davacı ve davalı vekillerinin istinafları yerinde bulunmamıştır. Birleşen dosya yönünden ise; davacının sigortalısına 92.296 TL ödeme yaptığı ve 5.507,42 TL işlemiş faiz olmak üzere 97.803,42 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça ödeme emrine itiraz edilirken kısmen itiraz edildiği davacının itiraz edilen kısmın iptalini talep ettiği anlaşılmakla mahkemece itiraz edilmeyen kısım düşüldüğünde verilen hükmün yine dosya kapsamına ve alınan bilirkişi raporlarına göre yerinde olduğu, kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmakla birleşen dosyada davalının istinaflara yerinde bulunmamıştır. Müdahil .... sigortanın istinafına gelince; asıl dosya yönünden de müdahale harcı yatırıldığından karar başlığında fer'i müdahil olarak belirlenmesi gerekmekte ise de; bu her zaman tashih ile düzeltilebilecek bir husus olduğundan kaldırma nedeni yapılmamıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; göre asıl dosya yönünden taraf vekillerinin ve fer'i müdahil vekilinin, birleşen dosya yönünden davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/01/2023 tarih, 2021/65 Esas ve 2023/41 Karar sayılı kararına karşı asıl dosya yönünden taraf vekillerinin ve fer'i müdahil vekilinin, birleşen dosya yönünden davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında; a)Asıl dava yönünden davacı vekilinden alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın asıl dava davacısından alınarak hazineye gelir kaydına, b)Asıl dava yönünden davalı vekilinden alınması gereken 1.105,52 TL harçtan peşin olarak alınan 1.581,55 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 476,03 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, c)Asıl dava yönünden istinaf kanun yoluna başvuran fer'i müdahilden alınması gereken 732,00 TL harçtan 179,90 TL ve 179,90 TL harç olmak üzere toplam 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 372,20 TL harcın istek halinde fer'i müdahile iadesine, ç)Birleşen dava yönünden istinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 3.325,58 TL istinaf nispi karar harcından icra dosyasına yatırılan 489,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.836,56 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Asıl ve birleşen davada istinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf masrafının üzerlerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 10/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/795, K. 2026/1416, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-795-e-2026-1416-k-c63ca54fa3ad